Çay ve Ötesi | Sipan GÜLER

Çaydan utanır mı insan? Utanmaz mı? İşte ben bugün, katırlar dolusu hücrelerin hücum ettiği kalbimin bütünüyle, Evet tüm kalbimle utanıyorum. Herkes çayın çay gibi olduğunu bilir, gerisine karışmaz. Çayın şiirle, şiirin de çayla ilişkisiz olduğunu düşünür. “Çay işte bildiğimiz çay! Şiir ne alaka?” Gidenlerden sonra kalanların zorunlu ikamet yeridir acı. Çayın şiirle ilişkisi işte tam … Okumaya Devam Et!Çay ve Ötesi | Sipan GÜLER

Zerya’ya Mektuplar | Sipan GÜLER

12 Temmuz 1993 Sevgili Zerya, Sana en az benim kadar yorgun düşmüş satırlarımı yolluyorum. Yorgun satırlarımı okurken hiç solmamanı ve mektubu beklerkenki heyecanını hep içinde büyütmeni, bütün ömrüne yaymanı isterim. Bana yolladığın satırları okurken, yıllardır hasretini çektiğim bir umudun suretini görmüş bulundum. Bilirsin, biz insanlar en çok hayal kurmayı severiz fakat benim hayalim diğer insanlar … Okumaya Devam Et!Zerya’ya Mektuplar | Sipan GÜLER

GÖÇ’ÜK | Sipan GÜLER

Bu toprakların en büyük yarasıdır gidenler. Ümidini, aşkını, dilini bırakıp gidenler… Yaşamak için, yaşatmak için gidenler; çalışmak için, sevmek için gidenler… Peki nereye gidiyor bu gidenler? Anasının aynalı beşikte salladığı, Sarıkız’ın sütüyle büyüyen, Neşet Ertaş’ın: “Cahildim, dünyanın rengine kandım.” dizeleriyle dertlenen, aşkı için dağları delen veyahut çöllerde avare gezen, zeytinine “Evladım” diyen, yeni doğan buzağıları … Okumaya Devam Et!GÖÇ’ÜK | Sipan GÜLER