Zerya’ya Mektuplar – II | Sipan GÜLER

8 Eylül 1993

Ah Zerya,

Bir kişilik intihar timiydim ben. Sen, içtiğim onlarca ilacın ta kendisi. Birazdan, içtiğim bu ilaçlar, acımı dindirecek ve ben koltuğumda öylece uyuyakalacaktım Zerya! Ama başaramadım. Son mektubundan bu yana hayata tutunmaya çalışıyordum. Ta ki bu geceye kadar. Başka bir adama aşık oluşuna söyleyecek sözüm yok tabii. Lâkin insan bu, ciğeri yanıyor. Arkadaş kalmaya söz vermiştim vakti zamanında. Evet, kabul ediyorum. Öyle de dayanıyor görünüyorum sana ama gel gör ki içerim hala sana ait. İç kanaması nedir bilir misin Zerya?

Kendimden bu kadar çok bahsedip de canını sıkmak istemem ama anlat bana neden onu seçtiğini. Nasıl aşık oldun ona? Nerede, neyine aşık oldun?  Ah Zerya, görüyorsun, iki normal soru soramaz hale geldim. Yine de kızmana aldırmadan soracağım tüm bu soruları: Kaç kelebek biriktirdi, kaç masal okudu sana? Hangi yıldızı seçtiniz dün gece? Hangi filmde ağladın onun omzunda? Seni seviyor mu gerçekten? Biliyor mu mesela saç tellerinin santimetrekaresini? Biliyor mu ellerinin sıcaklığının santigrat derecesini? Tüm bu mağrur sorularıma cevap vermeyeceksin biliyorum. Mesele de cevap vermeni beklemek değil ki zaten. İşte, sormasam şişerdi belki kalemim.

Haklı olan hep sendin. Ben olsam intihar etmeyi beceremeyen bir adama su bile vermezdim. Sen yine de insaflı çıkıp da gönlünü vermiştin bir zamanlar. Tabii şimdi ise başkasına… Bu kadar alçak gönüllü oluşuna ne demeli peki? Sen, seni her seveni seviyor musun böyle? Aşktan ne anlar ki tüm bu insanlar? Sen ne anlarsın aşktan?

Söyleyecek o kadar söz varken susmak istiyorum. Ya bana bir daha yazmazsan? İşte en korkuncu bu. Ben korkak bir adamım Zerya. Kaleminden dökülen tek bir kelimeyi okumak için seveceğin her bir şeye katlanırım. Kadınlar korkusuz erkekleri severler halbuki. Aşkın baştan başa korkma duygusundan oluştuğunu bilmeden üstelik.

Her neyse. Ben içtiğim tüm bu ilaçların bana bıraktığı mide sancısıyla yazdım sana bu mektubu. Son mektubumu yazacağımı sanıyordum halbuki ama Tanrı bile; “Ölüm, en kolay kurtuluş yoludur. Bu yüzden size ölümü yasakladım.” diyor. Kalben aldığım kararları beyin uygulamıyor ki zaten.

Birkaç ricayla bitirmek istiyorum bu mektubu. Başka bir adamı sevdin diye bana verdiğin sözleri unutabileceğini sanmamalısın Zerya. Bana karşı herhangi bir bağlılığın kalmasa da sen, bir söz verdin mi her zaman tutmuşsundur o sözü. Diyeceğim o ki; sıkı giyin, üzerini ört, çocuklarla iyi geçin. Her şeyi kafana takma ve son olarak; “Beni seviyor.” diye her şeyine sahip olmaya çalışan adamları hayatına alma. Gerçek sevgi sahip olmak değil, ortak olmaktır bu gerçeği unutma. Seninleyken yalnızlıktan kurtulduğunu sanan adamlara değil seninle ortak bir yalnızlığa katlanacak olanlara aşık ol ve kendine iyi bak.

Sevgiyle…

Sipan GÜLER

sipangulerr@gmail.com

11 thoughts to “Zerya’ya Mektuplar – II | Sipan GÜLER”

  1. Bu siteyi uzun zamandan beri üç yazar için takip ediyorum. Bir Gülay Şah, Idil Avan ve Sipan Güler. Bu üç yazar hep beni mest edecek şeyler buluyorlar mutlaka. Bu yazı da harika olmuş. Çok kuvvetli bir kalem. Tebrik ederim gerçekten. Kelimeler o kadar yerinde yerleştirilmiş ki diyecek bir şey bulamıyor insan.

  2. İkinci kez aşık olabilir mi insan ya da ilki aşk mıydı?Sahi sevgi fedakarlık değil miydi?Okurken bir sürü soru işaretiyle bi çok noktaya doğru yol aldım,emeğinize sağlık

  3. Bu yazı anlatilanlari herkes yasiyor. Herkes birileri yuzunden bir yerlerde aci cekiyor ve yasam onlar icin zorlasiyor. Kimisi bu acilari yoksayiyor kimisi katlanamayip son veriyor canina. Ama soru su onlar bizi, bizim onlari sevdigimiz kadar mi seviyorlar? Ya da biz onlari gercekten seviyor muyuz? Beni seviyor sanip hayatimiza aldiklarimizin ise haddi hesabi yok. Gercek sevgi neydi nasildi bunu bilmiyoruz belki… O adamlarda bunu firsat biliyorlar ve bizi gercek sevgiden uzaklastirip duruyorlar… Yani basimizdaki gercek sevgiyi ise hic gormeyen insanlar haline geliyoruz.

  4. Bir mektuba göre fazla dramatik olsa da çok iyi bir kalemden çıkmış olduğu belli. Başlıkta mektubun II yazıyor olması sebebiyle gidip birinci mektubu da okudum. Ard arda iki mektup da beni etkiledi. Daha iyi gider inşallah.

  5. Böylesine dramatik bir aşk konulu mektubun yazarı Can dostum güzell devamı gelen çalışmalarını da en kısa zamanda görmek dileğiyle…

  6. Daha ilk cümleden beni içine aldı. İlk bunu daha sonra birincisini okumak gibi ters bir gidişat izlemiş olsam da bu mektupların ikisi de kalbime kazındı. Hele bu yüreğime nakış işler gibi kelimelerle işlendi duygularınız. Yüreğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir