Anasayfa » İNCELEME » Ada Düşü Sokak Festivali’nden Yap-boz Oyun Alanı | Neslihan DEMİRHAN

Ada Düşü Sokak Festivali’nden Yap-boz Oyun Alanı | Neslihan DEMİRHAN

Ada kültürünü koruyarak, doğa ile iç içe bir ada kültürü yaşatmak vizyonuyla düzenlenen Ada Düşü Sokak Festivali “küresel ısınmanın etkisiyle gerçekleşecek olan doğa ve iklimsel değişimlere, psikolojik etkilere, çevresel yan etkilere karşı duyarlılığa katkı sağlayarak farkındalık yaratmak”[1] amacı güdüyor.

Ada Düşü Sokak Festivali kapsamında çevre duyarlılığı etkinliği, sergiler, sosyal etkinlikler, atölye çalışmaları, kültürel ve sanatsal etkinlikler ve söyleşiler yapılıyor. Etkinliklerden biri de Özlem Arkun’un oyun işçiliğini yaptığı Yap-boz Oyun Alanı.

Yap-boz Oyun Alanı, çoğunlukla hurdaya çıkmış malzemelerden oluşturuluyor. Bu anlamda ihtiyacınız olan şeyler; farklı yaş gruplarından çocuklar, yaratıcılığa fırsat veren koliler, kumaşlar, ipler, borular ve benzeri esnek malzemeler ve çocukların özgürce hareket edebileceği geniş bir alan. Tüm bunlar bir araya geldiğinde yaratıcılıklarıyla bizleri şaşırtan çocukların bir elin parmağından fazla sayıda oyun tasarladığını görebiliyoruz. “Çöp” olarak nitelendirdiğimiz şeylerin çocukların elinde nasıl değerlendiğini ve uzunca vakit geçirdikten sonra form değiştirip çöpün başka bir halde, başka bir oyuna malzeme olduğunu fark ediyoruz çocuklar sayesinde. Yap-boz Oyun Alanı, mevsim şartlarına bağlı olarak kapalı ya da açık alanlarda oluşturulabiliyor. Oyuncular için tek bir kural var: başkasına ve kendine zarar vermemeye gayret etmek. Bu kural dışında, oyun alanındaki eşyalarla her şeyi yapmak mümkün. Başlangıçta tereddüte düşen çocuklar, “Şimdi bu fırça ile istediğim yeri boyayabilir miyim?” diye soran çocuklara dönüşüyor tabii. Evet, yap-boz oyun alanında her şeyi yapmak ve bozmak serbest. Bir de yetişkinler için kurallar var: oyun alanını işgal etmemek ve oyun esnasında çocuklara müdahale etmemek. Bazı yetişkinler için uyması zor olsa da yerine getirilirse yap-boz oyun alanı amacına ulaşmış oluyor. Aslında yapılması gereken tek şey, çocukları özgürce oynarken seyretmenin keyfini çıkarmak.

Elbette oyun alanının güvenliğinden sorumlu bir kişi alanda bulunuyor. Bu görevi üstlenen kişiye oyun işçisi deniyor. Oyun işçiliği, çocuklar dışında oyunda bulunan tek yetişkin kişi denebilir. Oyun işçisi, alan için malzeme toplar, çocuklar için güvenli bir alan bulur ve alanın temizliğini üstlenir, cam kırığı vb. kesici-delici materyalleri alan dışı eder, malzemelerin sağlamlığını kontrol eder ve bulduğu alana yerleştirir. Bunun dışında oyun esnasında da oyun işçisinin görevleri devam eder. Çocukların ulaşamadığı yerlere ulaşmak, yardıma ihtiyaçları olduğu anda ipin bir ucundan tutmak ya da genel güvenlik anlamında çocuklara hissettirmeden onları koruyup kollamak gibi işleri üstlenmiş durumda. Bunların yanı sıra oyun işçisinin yapmaması gereken şeyler de var: çocukların kurduğu oyuna müdahale etmemek, çocukların ihtiyacını anlamadan onları herhangi bir oyunu oynamaya zorlamamak gibi. Oyun işçisi alandaki bir çatışma durumunda hakemlik yapmaz, çocukların empati ve karşılıklı anlayış yoluyla kendi problemlerini çözmeye teşvik eder.

Özlem Arkun’un Büyükada’da kurduğu bu güzel alanı izleme fırsatı buldum ve çocukları seyrederken “Keşke yetişkinler için de böyle bir yap-boz oyun alanı oluşturulsa!” diye düşünmedim değil. Tabii bu alanı yaratmak çok zor değil, hepimiz kendimiz ya da çocuklarımız için bu alanı kolay bir şekilde oluşturabiliriz. Sadece çocuklara hak ettikleri saygıyı göstermemiz şart.

Oyun işçiliği alanında, profesyonel kişilerce hazırlanan bu etkinliklere katılmanızı şiddetle tavsiye ederim. Aperiyodik şekilde, fırsat buldukları her an düzenledikleri bu oyun etkinliklerini takip etmek için @oynayapboz isimli Instagram hesabına göz atabilirsiniz. Oyun çalışmalarında aktif görev almak, araştırmalara katılmak isteyenler de yine aynı Instagram hesabıyla iletişime geçebilirler.

Bol oyunlu günleriniz olsun!

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

[1] http://adadususokakfestivali.com/hakkimizda/

 

Neslihan DEMİRHAN

Neslihan Demirhan 27 Eylül 1995 tarihinde İstanbul'un Üsküdar semtinde doğmuştur. Lisede Radyo Televizyon bölümü Grafik Animasyon alt dalında aldığı eğitimin ardından Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Öğrenmeyi ömür boyu sürdürmek istemesiyle birlikte Anadolu Üniversitesi'nde Felsefe öğrenimine başlamıştır. Çeşitli okullarda öğretmenlik yapmakla birlikte boş vakitlerinde okumayı, gezmeyi ve keşfetmeyi tercih etmektedir. Ney üflemekle birlikte bağlama ve erbane gibi farklı enstürmanlarla da ilgilenmektedir.İşaret Dili ve Farsça eğitimi alan Neslihan, pek çok konuda kendini geliştirmeye devam etmektle birlikte sanatın yaşamındaki önemini hissetmiş ve izini sürmeye devam etmektedir.
Neslihan DEMİRHAN

4 yorum

  1. fcicek0001@gmail.com

    Termodinamiğin birinci kanunundan olan : “Yoktan var etme vardan yok olma”gibi bir tabiri var. Ama normalde bu bu doğa olayları için geçerli lakin çocuklar için değil.
    Hurdalar,eski püskü şeylerle bir seyler yaratıp hayal gücümüzün sınırlarına elin gene değmiş ve buna Yap-Boz denmiş.
    Bu çalışmanın her taraflarda çoğalması ve artması en büyük dileğim. Bu duyarlılığın eminim çoğu kişi görecektir. Keyifle okudum. Resimlerin de gayet hoş. Eline sağlık be Nesli.??

    • Neslihan Demirhan

      Bu yap-boz alanında da neredeyse yok olmuş şeylerin yeniden var edildiğini görüyoruz. Projenin artarak farklı şehirlerde de düzenlenmesi çok güzel olur, umarım böyle bir şeye vesile oluruz. Teşekkürler Fırat 🙂

  2. Güzel bir derleme olmuş canem Neslihan ???? emeğine sağlık. Bu anlattıklarından sonra mutlaka takipcisi olacağız bu aktivitelerin ?

    • Neslihan Demirhan

      Teşekkür ederim Ayşeciğim. Ben de bu tür etkinlikleri Leyli vasıtasıyla sizlerle buluşturmaya devam edeceğim. 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up