Anasayfa » ANLATI » Basit Sevmek Öyküsü | Melike UZANIR

Basit Sevmek Öyküsü | Melike UZANIR

Duygu birikimlerim kimi zaman –belki de her zaman- beni himayesi altına almaya çalışıp başarılı olmaya devam ederken, günün birinde benliğimin önüne koyduğum kapım çaldı. Umutsuz, bitkin, korkmuş ve her şeyden uzaklaşmış halim bir kenara çekilmeye karar verdi ve nedense ilk defa içimden engel olmak gelmedi. Sanki uzun zamandır bu anı bekliyormuşum da haberim yokmuşçasına kalktım ve o biçimsiz kapıya doğruldum. Kapıya elimi attığım o ilk anı hiçbir zaman unutamadım. Bana kendimi ve bu soysuz davranışımı sorgulatırken aynı zamanda da acı çekme hissini uyandırdı. Bunlar benim hayatım boyunca yabancı olmadığım ve ne zaman karşılaşsam elimden korkmaktan başka bir şeyin gelmediği dürtülerdi. Bu sefer korkmadan, apansız öz güvenimle can alıcı duyguları karşıma alıp yüzleşmeye karar verdim. Nasıl sağladığım hakkında fikirsiz olmaya devam ederken ilk olarak kafamda dönüp dolaşan sorguları yöneltme kararı aldım. Belki de bu zamana kadar ilk defa kapıdaki misafiri ağırlamadan evvel, kendime/duygularıma/acılarıma zaman tanıyarak söz hakkı verdim. O an değil ama sonrasında önceliğimin, cevabını asla hak etmediğim şekilde verileceğini bildiğim faaliyet olmasının pişmanlığını yaşadım ve bu hala devam ediyor. Kendime olan öfkem ve kızgınlığım, yaptığım bu düşüncesiz ve bıkılmışların birikimi olan ani hareketimden ötürü belirip yeniden boynumu bükmemi hatırlattılar.

İlk defa ümitlenmişken hayatın çemberine dâhil olmaya, halsizce suskunluğuma bürünmek için geri döndüm. Şans, benim sadece bir gece hayalini kurduktan sonra gözyaşları ile baş koyduğum yastığın, ertesi sabah kuru olmasından ibaret olan bir eserdi. Tüm bunları kabullendikten az sonra biçimsizliğinin yanına hasretlerimin de eklendiğini gördüğüm kapıyı açtım ve o’nu ağırladım. İlk defa karşılaştığım düz görüntü beni anlamadığım şekilde mutlu etmeye başladı. Garipsemelerim artık komikleşiyordu çünkü evrende normalleşmeleri yaşayamayan tek ben olamazdım ama bunun haklılığını bastırdığımdan kendi çerçevemde hep öyle kalmıştım. Hâlbuki çoğu insan zaten basit seviyordu ve belki de ilk defa beni de bulmuştu. Zaman artık su gibiden ziyade sanki yıldızların el vererek oluşturduğu tatlı çalışma gibi akıyordu benim için. Ne zaman göğe baksam, her defasında o ahengi yakalamaya başlamış olmak nedense sadece planlanmış bir saate kadar sürdü. Geçmiş çok ders vermişti ve zamanla hepsini geçtiğimi düşünmüştüm ama sandığımca olmadığını bir kez daha anladım. Yeniden yanılgıya uğramak bir önceki kadar ağır gelmemişti bu sefer. Bitişinin ilk günü etrafımda olan biteni algılama zorluğu peşimi bırakmamış olsa da bu böyleydi. Ben ve dünyam böyleydik. Zorluklara hapsolup geleceği düşleyememek ve diğerlerinde olduğu gibi benim de istediğim arzularda bulunmak yasaktı. Farklı gelmemişti ve zaten biliyorduk ama kapının aylar sonra çalışı, perde arkasında beklediğim ‘o an’ hissi ve istemsiz duygulara engel küçük bir ufuk olmuştu sanki. Yabancılaşmadan ve korunmaksızın içinde bulunduğum korkunç yaşamıma geri döndüm. Uygulamaktan her daim korkup, sevmeye asla cesaret edemeyeceğimden ötürü, kalp acısının tekrarından daha çok canımın yanacağını bildiğimden ve deneyimlediğimden yalnızca unutmamak adına en uca koyduğum alıntıyla sonlandırdım duygularımı: “İki insan birbirini seviyorsa, buna mutlu bir son yoktur.”

Melike UZANIR

melikeuznr27@gmail.com

4 yorum

  1. Kalemine sağlık tebrik ederim. Okurken biran durup biseyler kaçırdım galiba deyip ilk paragratan geri vites yaptım. Aynı şey son paragrafta da oldu. Sanırım birşeyleri kafamda oturtamadım. Anlatımın güçlü ancak akışta bir şeyler eksik ya da olur olarak odaklanamadım da diyebiliriz ne dersin? Cevabını bekliyorum. Tekrardan kalemine sağlık Tebrikler 👏👏

    • öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙂 yazımda daha çok okurun kendi hikayesini bir yerlerde kurmasını ve kendine ait hissetmesini amaçladığımdan ötürü çok fazla detaya inmek istemedim.. kaçırdığınızı sandığınız yerlerde aslında biraz okurun düşünme fırsatı ve benliğini yakalaması amacımdı.. anlatımın yoğun ve kapalı olmasının nedeni bu yüzdendi.. keyifli okumalar 🙂

  2. Okur olarak *

  3. öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙂 bu yazımı biraz okurun da belirli yerlerde kendini bulması ve bazı cümleleri kendine aitmiş gibi hissetmesi için yoğun ve kapalı yazmak istedim.. Yani sizin kaçırdığınızı düşündüğünüz yerlerdeki amacım okurun kendi düşüncelerine dalıp aynı noktayı ve aynı hisleri yakalamasını istememdi.. keyifli okumalar 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up