Köprü | Seda BAŞTAŞ

Köprü - Anlatı Görseli

Köprü

Hangi köpründen geçsem yıkılacakmış gibi tedirginim. Bana yıkıntıdan korkmamayı öğretsen? Sonra denize düşsem, boğulmamayı… Yüzmeyi öğretsen bana, tüm nefesimi bir su altına bırakmamayı. Otobanlarda tüketmesem ömrümü, asgari hızlarla gitmesem bir o yana bir bu yana. Trafiğe takıldığımda sövmesem mesela ona buna. Senin köpründe aşınmaz yollar var. Yayalar ve arabalar iç içe -bunu ilk kez görüyorum- gidiyorlar kendilerinin doğurduğu bezginliğe. Bir bezginlikten onlarca yıkık omuz, eğri sırt ve yıllanmış bakış toplayabilirim oysa. O bakışlardan en derin acıları biriktirip bir şişeye hapsedebilirim. Denize attığımda kim bulursa şanslı. Acıları bakışlardan okumayı ve ayakları yere basmasa da mutlu olmayı biliyorsa tabii.

Senin köprülerinden geçerken tüm duyguları yaşadım biliyor musun? Biri dışında üstesinden geldim hepsinin hatta keyifli de buldum çoğunu. Kirişlerine sığınıp korunmayı düşündükçe cesareti, az ileride ormanla bütünleşeceğimi bildikçe özgürlüğü, yakıcı güneşe aldırmadan el ele yürüyen aşıkların adımlarında aşkı, saçlarına aklar düşen bir kadının yol boyunca dur durak demeden koşmasına baktıkça umudu tattım ben. Sonra bir gün köprülerinden biri yıkılırsa ne yapacağımı düşünüp korktum. Hayatta onca şeyi hissedip hepsini özümsemişken korkuyla baş edememem nedendi? Sen onca çaba harcayıp her deneyimini yan yana koyarak sağlam köprüler inşa etmiştin ve onların yerle bir olması tamamen doğadan gelecek bir felakete bağlıydı. Hiçbir insan başaramazdı geçmişinden bugüne kalan en somut birikimi yerle bir etmeyi.

İki insandan üreyip yine insanların içine doğmanın en büyük sıkıntısı doğadan korkmak biliyor musun? Öyle derin bir korumacılık ki bu. Ağaca tırmanamıyorsun, -düşebilirsin veya o ağacın sahibi (!) meyvelerini topladığın için sana kızabilir hatta seni hırsızlıkla yargılayabilir- bir kediyi sevemiyorsun, -aman diyeyim bitli pirelidir şimdi o- denizde ancak ayaklarının yere bastığı derinliğe kadar ilerleyebiliyorsun -tuzlu suyun seni yüzeye çıkarabileceği öğretisini unut ama her durumda telaşlanman gerektiğini unutma, zira ayakların yere basmadığı zaman nefesin kesilir ve su, senin ihmalkarlığını affetmez-.

İnsanın insana yaptığı en büyük haksızlık, doğayı yaşamayı değil doğadan korkmayı öğretmek. Şimdi senin köprülerinde dolaşırken kurduğum hayallerde öğrenilmiş çaresizliklerimi bir kenara bırakıp doğanın beni sevmesini bekliyorum. Yanlış öğretilerle donatıldığım insanlardan uzaklaşıp yine bir insandan yardım dilemem herkese saçma gelebilir ama sen beni anlarsın. Çünkü senin ormanların, denizlerin, meyve bahçelerin ve her birine geçiş için kurduğun köprülerin var. Şimdi beni yeniden doğur. İlk nefesimi bir insanın kollarında değil, bir incir ağacının dalında almak istiyorum.

Seda BAŞTAŞ

sedabastas@hotmail.com

Seda BAŞTAŞ
Latest posts by Seda BAŞTAŞ (see all)

4 yorum “Köprü | Seda BAŞTAŞ

  1. Gerçekten bir insan bu kadar mı güzel yazabilir? Çok beğendim. Sizi yolunuzda ilerlemek benim için çok büyük bir gurur olacak❤😇

  2. Hakikaten çok şiirsel ifâdeler. Şiirsel olduğu kadar da etkileyici, çarpıcı.
    Leyl-i Efruz’a da keşke ulaşabilsem!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares