Böyle Şatafatlı Hayatın | Jıyan BARAN

Böyle Şatafatlı Hayatın Genelevde bir adam, bir kadına Tüm cevap şıkları biraz da kendisiyken “Buraya nasıl düştün” diye sorar (Metin Üstündağ) Covid -19 artık kimseye bir şey öğretmemeli. Zaten herkes bu dönemde zihinsel-duygusal bütün varlığını ifşa etti ve kendini başkalarına servis etmekle ilgilendi. Üzgünüm ama başarılı da oldular. Bütün kirli

Daha fazlasını oku

Sakina Teyna’nın Bahçesi | Jıyan BARAN

Sakina Teyna’nın Bahçesi                                                                                                                                    Daha Allah ile cihan yok iken Biz anı var edip ilan eyledik Hakk’a hiçbir layık mekân yok iken Hanemize aldık mihman eyledik                                                                                                                                    (Edip Harabi – Vahdetname) Aralık ayının başlarında ve doğumundayız kış mevsiminin. Kemiklerimize kadar sinen değişken bir havanın haberlerini izliyoruz. Bütün giysilerimiz dolaplarla sevgili

Daha fazlasını oku

İlinti | Jıyan BARAN

İlinti Müslüm ile Urfa GAP Havalimanı’nın kapısında fotoğraf çekildikten sonra birer sigara yakıp sohbet ettik. Gündelik telaşlardan öteye gidemeyen ilginç diyaloglar içinden çekip çıkardığım saatime baktım. Arkadaşım ile vedalaşıp içeriye geçtim. Küçük ve tanımsız bir tren garına benzeyen bu alandan uzaklaşıp başka bir şehrin yolunu tutacaktım. Mültecisi olduğum İzmir’e geri

Daha fazlasını oku

Heba | Jıyan BARAN

Heba Yorucu ve aşağılayıcı geçen mesai saatlerinin ardından, zincirlerimi bir günlüğüne bırakabildiğim sıcak ve nemli bir İzmir sabahına uyandım. Eski Foça’ya gidip biraz kafa dinlerim diye çıktım evden. Metroya doğru giderken benden ilerde yürüyen yirmili yaşlarda bir genç, önüne çıkan kediye bir tekme sallamaya çalıştı ama kedi tekmenin hedefi olmaktan

Daha fazlasını oku

İlkin Ana’nın Heybesi | Jıyan BARAN

İlkin Ana’nın Heybesi “Varlık kadar var idik. Hiçlik kadar da sonsuz… Varlıktan geçmeyen, hiçliğe erişemez.” İlkin Yüksel Çağlayan (1978-) Her gün aynı yerden geçip beton bloklardan taşan insan kokularına karışıyoruz. Hislerimizi dahi duymuyor ve bütünüyle teslim oluyoruz, şehirlerin görgüsüz kalabalığına. İnsan kokusu sinmiyor artık havaya. Hava eskisi kadar düşünceli ama

Daha fazlasını oku