Anasayfa » Yazar Arşivi: Leyli Sanat

Yazar Arşivi: Leyli Sanat

Açlıklarımız ve Saplantılarımız Üzerine: Hungry Hearts | Duygu KAYA

Saverio Costanzo’nun son filmi olan “Hungry Hearts”, Türkçe’ye “Aç Kalpler” olarak çevriliyor, filmin adı izlemeye başlamadan önce bizde birçok düşünce uyandırıyor. Açlığın ne olduğu, açlık denilince neden yemekle bağ kurduğumuz ve bir kalbin nasıl aç olabileceği, en önemlisi de içinde bulunduğumuz parçalanmış ve yıkılmaya yüz tutmuş bu evrende açlığımızı ya da açlıklarımızı nasıl doyuracağımız. Film Jude ile Mina’nın bir Çin ...

Devamını Oku »

MEKTUP YA DA… | Jıyan BARAN

Sevgilim, sana bu mektubu üçüncü ve son kez geldiğim Van’dan yazıyorum. Bir yasın ve ihanetin ardından terk ettiğim şehrine, bu defa şen olmak için geliyorum. Nikah şahidi ya da mutlu olacak iki kişinin mutluluğunu onlarla taşımaya geliyorum. Derimin içinden ve üzerinden sıyrılan eşiklerden topallayarak geldim. Hâlâ yürüyor ve hâlâ kokuna benzeyen şehrinde seni arıyorum. Şunu bilmeni isterim ki yaşamım; beni ...

Devamını Oku »

Ardıl Görüntü: Tarih Enkazı Altında Bir Ressamın Hikayesi | Ayten KESER

“Sanatta ve aşkta sadece sahip olduklarınızı verebilirsiniz.” Wladyslaw Strzeminski Kuş cıvıltıları, açık ve temiz hava, yeşil bir çayır ve şövaleleri başında resim yapan öğrenciler. Filmin ilk sahnesindeki manzaranın kendisi de tıpkı bir tablo gibi. Varşovalı yeni öğrenci Hanna, elinde bir buket çiçekle ve çiçeği burnunda hevesi ve heyecanıyla Profesör Strzeminski’yi sorar ve tepede gördüğümüz Strzeminski, Hanna’nın şaşkın bakışları altında, değnekleriyle ...

Devamını Oku »

Zaman ve Sen | Kerem DOĞAN

Seni gördüğüm zaman, Cümlelerim kendiliğinden tamamlanır. Zihnimde, kalbimde, İçimde ve her yerimde, Adını bilmediğim, Kokusunu hissedemediğim Bir ‘aşkın kızıltısı’ yankılanır. Şimdi, Hangi sokak sana çıkar? Yolunu bilmediğim Ve sonuna kadar çekindiğim. Bakışları ile Ay’ı kıskandıran kadın, Sana hangi dize layıktır? Şimdi sana hangi şarkı yazılır? Elleri gökkuşağı kokan kadın, Senin dokunduğun her yer yanar. Alevler içinde kalmış, Affedilmeyi bekleyen bir ...

Devamını Oku »

Gerçekliğin Bozumu: Dogtooth (Köpek Dişi) | Duygu BİLGİN

(Yazının içeriği, filmle ilgili spoiler içermektedir.) Yorgos Lanthimos tarafından 2009 yılında hayata geçirilen “Köpek Dişi” (Dogtooth) filmi, beş kişilik bir ailenin yaşamını konu alıyor. Filmin ambiyansını, neler olduğunu ya da hissettirdiğini izlemeye ilk başladığınızda tanımlamakta zorlanıyorsunuz. En azından benim için öyle oldu. Rahatsız olduğum, gergin hissettiğim ve neden böyle hissediyorum diye sorduğum anlara şahit oldum. Bu anlar sonra yerini rahatlığa ...

Devamını Oku »

Tetikte Yaşamaya Dair Güçlü Bir Anlatı: In Danger and Deep Distress, The Middleway Spells Certain Death | Meltem ÖZKAN

In Danger and Deep Distress, the Middleway Spells Certain Death, MUBI Türkiye’nin bu sene hazırladığı 20 filmlik Locarno Film Festivali seçkisinde yer alıyor. Yönetmenliğini Edgar Reitz ve Yeni Alman Sineması’nın öncü isimlerinden Alexander Kluge’nin yaptığı film, dönemin Batı Almanya’sına -ve spesifik olarak Frankfurt’a- dair mekansal bir analiz sunarken iki farklı kadının bu şehirdeki yaşamlarına odaklanıyor: farklı erkeklerle ilişkilenmelerini hırsızlıkla sonlandıran ...

Devamını Oku »

Nefes | Zeynep YAZICI

Uzun zamandır yazıyorum, siliyorum, zihnimde kelimeleri toparlıyor, dağıtıyorum. İçimde dışımda dolandırıyorum. Boşluğa bırakıyorum, masanın üstüne diziyorum. Sürekli bir devinim halindeyiz yani. Birlikte nicedir ilginç serüvenlerin içinden geçerken ansızın bir kelime beliriveriyor içimde, ardından büyüyor, büyüyor, iyice yer ediyor, ta ki böyle birbiri ardına akıncaya değin. Bu sihirli kelime “pencere”. Hazırsanız çıkıyoruz bu tılsımlı ve meşakkatli yolculuğa. İki yıl evvel Farsça ...

Devamını Oku »

Irishman Iron Man’e Karşı | Kerem EROL

Merhaba sevgili sinemaseverler! 2020 şu ana kadar sizin için pek iyi bir yıl olmadı değil mi? Sinema salonları doğal olarak boş, iddialı gişe filmlerinin vizyon tarihleri bilinmeze ertelendi, festival gösterimleri çevrimiçi platformlara, dolayısıyla küçücük dizüstü ekranlarımıza veya televizyonlarımıza taşındı. Sinema endüstrisi çevrimiçi platformlara yönelmeye salgın belasından önce başlamıştı aslında. Coen Kardeşler’in The Ballad of Buster Scruggs vizyona girdikten bir hafta ...

Devamını Oku »

İnsan Değerlidir: MARMOULAK

“İnsan değerlidir, insan olduğu için.” İnanç birçok farklı şekilde yaşanabilir. Bir fikri, düşünceyi savunmak onu sahiplenmek de inançtır. Ancak inanç deyince aklımıza genelde dini anlamda inanmak gelir. Sizinle hakkında düşüncelerimi paylaşmak istediğim bu filmde temelde dini inanç üzerinden bir anlatım söz konusu olsa da iyiliği ve doğruluğu bulma yolunda bir inancı bize anlatmaktadır. Karşınızda Kamal Tabrizi’nin Marmoulak filminin kendimce yorumu. ...

Devamını Oku »

Titanik: Sonu Gelmeyen Bir Aşk, Sonu Gelen Bir Dünya | Sanem TEKKAYA

James Cameron yönetmenliğinde, 19 Aralık 1997’de, izleyicileri belki ağlatacak belki de sosyal yaşamdaki belirli farklılıkların farkına varmalarını sağlayacak, olağanüstü epik-romantik film Titanik, seyircileriyle kavuştu. Filmin evrenselliğine öylesine inanıyorum ki bu filmde herkesin kendinden ve günlük yaşamından bulabileceği parçalar var. Titanik’teki hazine avı “Okyanusun Kalbi” başlıklı bir elmas kolye için başlar. Daha sonrasında, araştırmacılar Caledon’un kasasında bu elmas kolye yerine Rose’un ...

Devamını Oku »

Basit Sevmek Öyküsü | Melike UZANIR

Duygu birikimlerim kimi zaman –belki de her zaman- beni himayesi altına almaya çalışıp başarılı olmaya devam ederken, günün birinde benliğimin önüne koyduğum kapım çaldı. Umutsuz, bitkin, korkmuş ve her şeyden uzaklaşmış halim bir kenara çekilmeye karar verdi ve nedense ilk defa içimden engel olmak gelmedi. Sanki uzun zamandır bu anı bekliyormuşum da haberim yokmuşçasına kalktım ve o biçimsiz kapıya doğruldum. ...

Devamını Oku »

Musa’nın Asası | Rumeysa AYDINER

Gece örtüyor üzerimi Ipıssız koyuluklar sarıyor bedeni Sensizlik kaplı yollarıma konmuş Islak meşaleler ışımamaya yüz tutuyor Koyu kestane ağaçları Bursa’da Adımlarıma eşlik ediyor Bir minare yükseliyor çarşıya doğru Tren biletleri yanmış Mutluluğun arkasından mendil sallıyoruz Ve ay tamamlıyor son parçayı Yeryüzünde parelenmiş insan suretleri Gömülüyor birer birer nefessiz anılara Uzaklar gittikçe uzuyor Ölüm bir arka kapıda Çaresizlik şimdi her hasta ...

Devamını Oku »

kılıç | Rênas ROZ

i. herkes kılıcıyla dağıttı kendilerine sevda ya da dava dedikleri şeyleri hangi kılıç keskin ki senin karşında lanet ediyorum yüzümüzü döndüğümüz bu kıbleye beni bir ok gibi bir hedefe attılar attılar ve her yanım sızlar bedenim kan içinde ok bendim, okçu onlar kanlar içinde kaldığım zaman anladım ki hedef de bendim ben kılıcımı kaldırmamıştım kimseye karşı peki beni kendini yaralayan ...

Devamını Oku »

Kültür ve Kültürel Emperyalizm | Mustafa SÜZEN

Kültür, genel anlamda düşünüldüğünde bir toplumun yaşayış biçiminden düşünce yapısına kadar uzanan olgular bütününe denir. Toplumu toplum yapan yani bir arada tutan ve gelecekte var olma teminatı veren tek olgu kültürdür. Geçmiş dönemlere baktığımız zaman bir ulusun yok edilmesi asimilasyon, soykırım ve benzeri insanlık dışı uygulamalar ile gerçekleştirilirken; günümüze baktığımızda geri bırakılmış bölgelerde bu kavramlar halen geçerliliğini koruyor olsa da ...

Devamını Oku »

meyus | Huri ATEŞ

Yıkık, virane, köhne bir yer. Zifiri karanlıkta ufak bir ışık vuruyor uzaktan, Yaklaştıkça sönmeye yüz tuttuğunu fark ediyorum. Uzaklaşsam yok oluşa gömüleceğim. Yakından baktığımda çaresizlik aslında, İkilemde kalıyorum. Kulağımda uğultular, Elimde umutlarım, Aklımda geçmişin ağırlığı… Zihnimi kontrol etmeye çabalıyorum. Kelimeler oturmuyor yerine, sesler iğreti duruyor cümlelerimde. Boğazım düğümlü, şimdi derman olmayan ayaklarım Koşar adımlarla uzaklaşıyor viraneden. Ben yerimde çakılı kalıyorum. ...

Devamını Oku »

Bir Başıma | Nurdan ÖZYOLCU

Güneş’in en tepede olduğu saatlerde uyanıyorum en derin enkazlarımın birinden… Hâliyle terli, Yapış yapış bir haldeyim. Başımda bir ağrı, Hiç sormayın o anı. Saçlarım yüzüme yapışmış, Her bir teli ayrı karışmış. Sanki kafamın içinde bir orkestra, Verilecek konserleri var galiba. Düşünüyorum da ne oldu bana? Ah evet, birkaç buhranım var bu ara. Şöyle bir bakıyorum yaşantıma, Nerede yapmıştım ben hata? ...

Devamını Oku »

Manifesto | Fikret ÇELİK

Yok öyle alıp başını gitmeler, Rüzgâr bile asude duracak. Balıkçı gemileri, sallar, kayıklar En yakın sahil kasabalarından; Yolcu vapurları, yatlar, Adanın yandan çarklısı Oldukları yerlerden karaya vuracak. Gereği düşünüldü: Yarın Güneş; Nehirlere, göllere, denizlere, Uçsuz bucaksız okyanuslara; Umman’a, Atlas’a, Cebelitarık’a, Basra’ya; Akına, karasına, kızılına, Bütün su parçalarına doğacaktır! Fikret ÇELİK falasulu@gmail.com

Devamını Oku »

Wilde World | Mehmet Ali ÇEVİK

 “Demokrasi halkın, halk tarafından, halk için sopalanmasıdır.”                                                                                   Oscar Wilde Demokrasi Antik Yunan’da ortaya çıkan ve bizler tarafından yüceltilen yönetim şekillerindendir. Temelde insanın özgür iradesiyle yönetimi değiştirebileceğine inandıran bir icat da diyebiliriz demokrasi için. Atina’da ilk defa yapılan seçimlerde seçmenler, belli bir yaşı geçmiş, halkın elit tabakasında yaşayan erkeklerdi. Antik dönem demokrasisi işte. Gerçi modern diyebileceğimiz dünya düzeninde de demokrasinin ...

Devamını Oku »

Bir Halk Yaratmak | Ertan ERAT

Büyük kayalar düşürmelisin. Küçük bir taş Oynatamaz yerinden geleceği. Çekiç darbelerinden harflerle, Alnındaki terin kokusunda, “Yeter!” demelisin Etrafını örümcek ağı gibi kaplayan çaresizliğe. Bir fısıltıyla kulağına söylemelisin ağacın, Yalnızlığında ormanın sesini büyüttüğünü. Ellerinin nasırına utancını saklayan bir çocuğun İçinden geçen sonsuzluktan, geriye kalanlara bak! Paslı sesinde bir şarkının, söylediklerini anlatıyor. Yas zamanı değil, Zalimin okları bir bebeğin kalbinde ömür biçerken ...

Devamını Oku »

Dedeme Mektup | Huri ATEŞ

Dedeciğim, Kokunu hatırlayamadığım, sesini işitemediğim, bir daha yüzüne dokunamayacağım biricik dedem. Gözümün önünden gitmiyorsun. Heybetli duruşun, kar beyaz gömleğin, siyah şalvarın, fötr şapkan, tespihin ve tabii ki hala sakladığım cep saatin… O heybetinin altındaki naifliğini, yufka yüreğini sevdim ben dedem. Adalet duygunu, evlatlarına tutumunu her zorluktan kaya gibi sağlam çıkışını sevdim. Gözümde hep kahramandın ki öyle de kalacaksın. Herkesin senden ...

Devamını Oku »

Caston Factory: En Kapsamlı Müzik Üretim Havuzu | Hakan CAN

Leyli Sanat Platformu’ndan Hakan Can “Türkiye’nin en kapsamlı beste – söz – altyapı – cover – remix havuzu” sloganıyla Haziran 2020’de yola çıkan Caston Factory ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportaj sorularını Caston Factory’nin kurucusu menajer Çağlar Tavşanoğlu cevapladı. Kendilerine teşekkür eder, bu güzel yolculukta başarılar dileriz. Hakan CAN: Şu anda müzisyenler plak şirketi veya bir prodüktör desteği olmaksızın Spotify’da ya ...

Devamını Oku »

The Snow Woman/Kardan Kadın | Eda Sultan ERKARAMAN

She was a snow which fell in the depth winter They made a huge snow woman with that snow Her eyes were pairs of lancet Her soul was cold Her heart was a cotton And her lips were fireball The first light of the spring sun Touched her ice body And the coldest depth winter is gone And her eyes ...

Devamını Oku »

Lorin Akustik, Leyli Sanat YouTube Kanalına Konuk Oldu!

Leyli Sanat YouTube kanalına konuk olarak takipçilerimiz için şarkılar hazırlayan yeni ve yetenekli grup Lorin, bu videoda tüm kayıtlarla sizleri karşılıyor. Instagram’da Lorin’i takip etmek için: https://www.instagram.com/lorin.akustik/ Sırasıyla Eserler: 1- Büyüdün Bebeğim (Ahmet Kaya Cover) 2- Aldırma Gönül (Edip Akbayram Cover) 3- Tabancamın Sapını (Fuat Saka Cover) 4- Altın Yüzüğüm Kırıldı  5- Olacak O Kadar (Grup Gündoğarken Cover) 6- Aykız ...

Devamını Oku »

Unutmanın Karanlık Yüzü | Yaren KARAFAKIOĞLU

Alzheimer; uçsuz bucaksız bir deniz, dipsiz bir kuyu… Yaşayan için kocaman bir sıfır belki de. Peki yanındakiler? Anne-babanız, anneanneniz, dedeniz veya bir komşunuzun, kısacası sizi her gün gören herhangi birinin, sizi bir daha tanımaması, belki eve giren bir hırsız sanması nasıl olurdu? Cevabını çok iyi biliyorum. Koca bir iç çektiriyor o his insana. Biraz başa dönelim ve alzheimerı anlamaya çalışalım. ...

Devamını Oku »

ey yehuda! | Rênas ROZ

avuç içlerime zehirler içirdim bugün parmak uçlarımdan fışkırdı zemzem benim de mucizem buydu seninki gibi inanmazsın tabii şahidim yoktu bu yüzden yıkandım o suyla yedi kere kendi etrafımda döndüm kutsadım kendimi kurban etmek için kendime yine beni seçtim kendi boğazıma dayamışken bıçağı gökten bir melek indi elleri dolu bana: “bunu kurban etmeni buyurdu tanrı” dedi ve gitti kaçarcasına gökten getirdiği ...

Devamını Oku »

Kayıp Çocuk | Barış YILMAZ

Gündüzün evlatlık çocuğuymuşum, Terk etmiş beni Ay. Feryatlarım kovalasın her birinizi, Küllerim sarsın yeryüzünün her zerresini. Derim kalbime dek yüzülsün, Kaldırımlara aksın renklerim. Denizlerin en derininden başlasın ağlamaya yunuslar, Ta ki yerini okyanuslara bırakana kadar. Sonbahar ilkbaharın yolunu gözlemeyi bıraksın, Gelmeyeceğim. Dicle, Fırat’ın boynundan çeksin ellerini, Tutmayacağım. Dağ taş üstüme dökülsün, yeşermeyi öğrendim. Sahranın kucağına atsınlar beni, kahve renginde yağmurlarım ...

Devamını Oku »

Şehrin Işıkları | Servet SES

Yıldızlar sönsün bugün, ay daha az parlasın, Ilık bir rüzgâr essin, getirsin güzel kokuları. Kimse uyumasın gecenin bir vakti. Açın, yansın şehrin ışıkları! Derdi olan kalem dökmesin içini kâğıda, Kapatmasın umuda dair kapıları. Aydınlığa hasret hayatlar için, Açın, açın da yansın şehrin ışıkları! Vurmasın gecenin hüznü aşıkların üstüne. Radyolar çalmasın ayrılığa ait şarkıları. Bir fısıltı ile söylensin ninemin masalları, Açılın, ...

Devamını Oku »

Yozlaşan Eğitim Anlayışı | Esra TOKGÖZ

Yaşadığımız bu karanlık çağın gölgesinde umut etmek zor bizler için. Çünkü “Bildiğini Bilen İnsan” Homo sapiens sapiens, ülkemizde ve dünyada yaşama, umuda ve güzelliklere dair her şeyden uzaklaşıyor. Kendini doğanın sahibi, gücün merkezi olarak görüyor. Böyle yaparak aslında sıradanlaşan insan, sahip olduğu yoz bilinç ve kavrayışla her geçen gün üretimin değil yok edişin parçası oluyor. Aynı sıralarda oturup, aynı eğitimden ...

Devamını Oku »

Kompleksite Bir Aşk Manifestosu | Sipan GÜLER

Savaşlardan sana sığınırım! Damarlarımı bir bir koparıp atıyorlar sunaklara. Saklambaç oynuyor köşe başlarında kuşlar. Kendimi döksem buraya, Bulacaklar beni! Sayacaklar her bir dizimi. Biliyorsun, Trenlerde sigara içilmez. En büyük tesellim bu oluyor. Çünkü rayları taşıyorsun sırtında. Birkaç sosyalist bunalımın eşiğindesin. Şeftalinin tüyleri kadar konuşulmadan üstelik. Ciğerlerimden kaçıyorum ben. Ne zaman sorsan çiçekli hikâyeler anlatıyorlar. Nefes alacak olsam, herkesler koşuyor dışarıya. ...

Devamını Oku »

Geçmişten Bugüne En İyi 50 LGBTI+ Filmini Sizler İçin Derledik!

Scroll down for English. Leyli Sanat’ta Haziran 2020 teması duyurulduğu üzere “ONUR”. 1969 Stonewall olayları, yaşanan zor günlerin ardından büyük dönüşümlere uğramış ve dünyanın her yerinde LGBTI+ bireylerin ve destekçilerinin bir araya geldiği önemli bir sivil hareket olarak bilinmektedir. Onur Haftası olarak kutladığımız haziran ayının son haftası, ülkemizde de komite tarafından hazırlanan birçok panel, atölye, gösterim ve söyleşilerle karşılanıyor, binlerce ...

Devamını Oku »

Paslı Mıh: JESUS | Hacer AKTAŞ

 Prof. Dr. Nurettin Başyiğit’e ithafen… Bir istiridyenin içine Babasız doğdu Jesus. Her şeyi oldu bir kadın Ve her şeyi oldu bir kadının. Masumiyeti; Karnında kadının, anlamı hayatın. Susma orucu, sabrı, bekleyişi… Bir perdenin ardındaki yalnızlığı, Kelimeleri, sabırsızlığı, Dilsizliği Meryem’in… Doğdu. Daha bebek… Dili oldu Meryem’in. Sevgiyi anlattı insanlığa ve barışı. Sofra açtı evsizlere. Suyu oldu çölün ve susuzluğu… Şifası oldu ...

Devamını Oku »

Babasının Süsü | Mahsum ORTAÇ

Çok oldu oturalı burada Yanı başımda dumanı tüten kül tabağım Ve boş iskemlede sohbetlerim Kalemi kusarcasına yazmalarım Çok oldu üşüyeli burada Perçeminin altında söğüdün Ve balkonunda zihnimin Ciğerlerimi sökercesine bağırışlarım Hiçbir söğüt düşüremedi gölgesini alnına Hiçbir baba sevmedi süsünü Ve alnını süpüren perçemini Artık çok oldu seni düşünmelerim Söğüt misali perçemin kirpiklerine değse Konar mı geceyi aralayan güne kirpiklerinin aydınlığı ...

Devamını Oku »

Yüzleşme | Melihat ÖZDOĞAN AĞGÜL

Yıllardan beri yapmak isteyip de yapamadığım bir şey vardı. Mayıs ayında Ankara’ya eğitim amaçlı üç günlük seyahate gittiğimde. İşte bunu yapmanın tam zamanı. İzmir’den Ankara’ya rötarlı uçtuk, bu engel olamaz dedim, eşyalarımı otel odasına fırlattığım gibi otogara koştum. Akşam olmak üzere, Konya Kulu’ya otobüsler iki saat sonra kalkacak ve bunun için çok geçti. Yine de yılmadan araştırmaya devam ettim. Eski ...

Devamını Oku »

Adile | Salih GÖZEK

üzgün bir duruşun vardı Adile balkonundan bakarken ben yazdığım şiirleri düşünürdüm ağlar mıydın yüzüne bakmadan geçip giderken yıllar sonra aklıma düştün de nasıl kopmuştum o şehirden sen geçişlerimi gözlerken sana tutunamazdım içimdeki başka evrenler özlemi varken aşka hiç çalışmazdı aklım esmerdin göğe bakardın / bir de gidişlerime benim aklımda başka şehirler sana ümit de veremezdim / yazık ki… başka sokak ...

Devamını Oku »

Gözüme At Kaçtı | Rênas ROZ

Şiir okuyamıyorum artık, Kestim dilimi. Gözlerime de atlar kaçtı, Dört nala hem de. Kum tanelerinden küçük atlardı bunlar. Gözlerimde atlar koşturuyor. Ben hiç ata binmedim. Yüreğimde de atlar var Soluksuz koşan… Ama çatlıyorlar, Çatlıyorlar ve yığılıyorlar yere. Yüreğimdeki ölü atlara Akbabalar üşüşüyor. Ne işi var bu akbabaların? Yoksa atlar kaçarken gözüme, Akbabalar da mı kaçtı aynı vakitte? Oysa ben hiç ...

Devamını Oku »

Güney Güneyan’dan “Müstakil Beden” | Basın Bülteni

Gazeteci yazar Güney Güneyan’ın ilk şiir kitabı Müstakil Beden, İzan Yayıncılık etiketiyle çıktı! Kitap, poetik ve ontolojik bir bağlamda yazılmış bir dizi edebi söylemden oluşuyor. Klasik şiir öğelerinden öte bir yazım tekniği denenmiş olmasından ötürü düzyazı şiirlerle anlama ulaşma çabasıyla doğa ve erotizm, yaşam ve kadın ekseninde zaman zaman durağan, zaman zaman ise yoğun duygusal çatışmalar barındıran bu çalışma, kurgu ...

Devamını Oku »

Dijimin/Düşman | Sipan GÜLER

Tu, dijimina herî bêtirîya mini delal! Digel tu dizanî bû; tiştek ez hez dikim ji min dikûje Lê dîsa jî li xwe pê dan hez kirin. Tu têket êrda xwina min, wek beyanîya xerib hişk kir çanda zimanê min. Wek vîrûsek cangir, Wek mirina giranî! Tu, dijimina herî bêtirîya mini delal! Tu têket dîzîya çep, li nav singê min, Wek ...

Devamını Oku »

Aklın Coğrafi Serüveni | Kâmuran TÜRKAN

İnsan IQ’sunun farklı coğrafyalarda değişkenlik göstermesinin sebepleri neler olabilir? Çağımız, insanları gerçekten de bir kapana mı alıyor, yoksa insan zekâsına istediği şekli verip bir kişilik oluşturma yolunda önlerine inorganik engeller mi koyuyor? Sanırım birçoğumuzun aklına takılan sorular bunlar. İnsan IQ’sunun 1970’lerden günümüze gittikçe azaldığını söyleyen araştırmalar var. Bu konuyu sahiden düşünmeye başladım, hemen hemen her gün ağzımızdan düşmeyen “insanlığın durmadan ...

Devamını Oku »

Düş Kapanı | Mehmet İlker PİLAVCI

Düşümde gördüm seni Beyaz bir güvercin süzülürken Yağmurlu bir akşam ortasında Açıyor iki yana kanadını Belki sevdaya Belki uzaklara Açılırken gözlerim uyku mahmurluğuyla Rüzgâr ıslık çalıyor uyanışıma Yağmur tıklatıyor penceremin camını Ayın ışığı silerken odamın duvarlarını Ve sen Kaplarken yüreğimi korkuyla Düşümde gördüm seni Gerçekten tersi mi çıkar Düşünde gördüğünün Solmuş çiçeklerin arasından Bir papatya büyüse balkonumda Söyler mi bana ...

Devamını Oku »

SAKLI | Esra TOKGÖZ

Kasıp kavuran saydamlık için mi Bu kendini hiçleştirmeler, Işığın usulca uzaklaşması geceden, Kayboluşların çığlıklı akıbeti? Neyi, kimi arıyorsun dünyanın karmaşasında? Bulduğunu sandığın inandıklarınsa, İnandıkların buluşur mu sonsuzlukla? Uzansan kelimelere, Varabilir misin en derine? Kimsin sen yabancı, Duvarların ötesinde? Saklanıp seyre daldığın köşelerinde Ötelenmiş hisler, Sahiplenilmemiş sevgilerin ücrasında Karışır yitip giden seslere. Toy bakan buğdayların sessizliğinde Derinliğin unutulmuşluğu, Bir küçük kuş ...

Devamını Oku »

Karahindiba | Barış YILMAZ

Doğumumda başladı sancılarım, Ta en derinden çözüldü dizlerim, ayrıldım cennetten. Elmayı dahi tanımıyorum, kovuldum renklerin en gözdesinden, beyazdan. Ciğerlerimi yakan, bedenime ateş açmaya başlayan dünya; Sömürülmeye değer bedenim… Alıştığım tek bir koku vardı, nefes diye ak süt Alındı kara gecelerde, boğazımdan. Çözülen dizlerim ayaklanmaya ant içti, Taş duvarlara tırmandı, düştü. Ana demek isterken feryat çıktı dilimden, “Konuşmayı sevmiyorum” hikayemin başlangıcı. ...

Devamını Oku »

Türkan ile Sadri Mevzusu | Eda Sultan ERKARAMAN

Belki de Türkanlar, Sadrilere alışıktı… Belki de Türkanlar, Sadrilere âşıktı… Yeşilçam’dan bu yana, Sadriler, Türkanlara Kül olur, kul olur; yâr olmazdı. Dünya, o zamandan beri acımasızdı… Erkekler, Türkanları görünce Adam oldum sanırdı Ama adamlar, Tutuşup yanardı… Belki de gelmiş geçmiş En güzel adamdı. Ne güzel adamdı; Türkan’ı, sultanlar gibi seven, Gözlerine bakınca bebeklerinde eriyen, Kirpiklerinde kendine eziyet eden… Buharlaşırdı Sadri’nin ...

Devamını Oku »

Yokluğunun Gölgesinde | Yusuf GÜLER

Yokluğunda demlenmeyi öğreniyorum, Acemi gelin çayı gibi, Her seferinde ağır gelerek. Gölgesine sığındığım, Zamanın ardında ilerledikçe Tavşan kanı kesiliyorum. Acemi cesareti sarıyor beni, Sonumun ne olacağını unutuyorum. Kendimi kanıtlamaya kalkışarak bir çilingir sofrasına kuruluyorum. Kötü anıların tebessümü, Güzel anıların özlemine karışıp beyazlaşan rakı ardından yudumlanıyorum. Ama istek ve cesaret anlaşmaz oluyor. Birini hep bir adım önde, Diğerini hep bir adım ...

Devamını Oku »

GÜNCE | Ersin KURT

Karanlık geceme süzülen Bembeyaz bir ışık hüzmesi gözlerin, Kara sularıma sızıyorsun topluma inat. Kabuğunu kıramazsın ama Bir gelsen göreceksin. Buralarda kıymetim bilinmiyor, Çalışıyorum ve şiir yazıyorum yalnızca; Hepsi bu! Evin ortanca çocuğu, Son sürat mayısı kovalama telaşında. Oralarda da muzur mu nisan? İnsan aklına geldikçe özlemiyor. Sevmeye görsün, Aklından hiç çıkmıyor bir güzel bakış… Buralarda hepimiz yazı karşılama telaşına düştük. ...

Devamını Oku »

Engelliler Haftası Özel: Emrah Elban Röportajı | Aycan SERCAN

“ENGEL, İNSANIN İÇ DÜNYASINDADIR.” Emrah Elban, sanattan spora, iş dünyasından aile yaşamına kadar pek çok alanda yer alan engelli bir birey. Bağcılar Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na antrenörlük yapan Emrah Elban ile toplumsal yaşamda engelli bir birey olmak üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Hadi gelin, “Engel insansın iç dünyasındadır. O engeli aştıktan sonra kişi istediği her şeyi başarabilir.” diyen Emrah Elban’ın ...

Devamını Oku »

Caz Müzisyeni Kağan Yıldız’la Çok Özel Röportaj | Aycan SERCAN

“Caz, bizim kültürümüze yabancı bir müzik olmasına rağmen bazı özellikleri ile müziğimize oldukça yakındır.”  Dünyaca ünlü caz festivallerinde sahne almış olan caz müzisyeni Kağan Yıldız ile caza dair merak edilenler üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Merhaba, ilk olarak klasik sorumla başlamak istiyorum. Kağan Yıldız yaşamında nasıl bir yol almış? İlkokuldan sonra konservatuvara girmem yolun başlangıcıydı diyebiliriz ve bu başlangıç, müzik ...

Devamını Oku »

SEL | Rênas ROZ

“Sen; kötü biten kısa bir öyküsün..” Bütün öyküler ağır… Hatta yalan, yalan kadar ağır… Oysa daha karanlıktaydı, gece gibi… Yeni yeni aydınlığı tanımaya başlamıştı gözleri. Beklediği gün ne zaman gelecek diye sorardı güneşe. Karanlığın içinde, nasıl da konuşabiliyordu sıcak sarı, bu çelişkiye kendisi bile şaşıyordu. Ama güneşte çelişkiyi seviyordu onun gibi işte. Yüzünü bir yere dönmeye korkuyordu hep. Çünkü yüzünü ...

Devamını Oku »

Korona Günlerinde Veba’yı Yeniden Düşünmek | Serap TUNÇ

Veba, bilinmeyen bir zamanda -çünkü anlatılan olay net bir tarih olmamakla beraber 194…’lı yıllarda- Cezayir’de Oran kentinde gerçekleşen bir salgını, vebayı anlatır. Ancak şurası çok önemli bir noktadır: Bu kitap her ne kadar bir şehrin başına gelen ölümcül veba felaketini anlatsa da aslında buradaki önemli konu, insan varoluşunun sınırlarını anlamak ve kabul etmektir. İşte bu bize özellikle ölümle karşı karşıya ...

Devamını Oku »

Uçur Ruhunu Maviye | Barış YILMAZ

Çek ellerini gözlerinden. İnanmak zorundasın artık Başka bir dünya yok. Çık kabuğundan. Alışmayı çoktan geçtin. Sessizleşince uçmaktan vazgeçiyor mu kuşlar? Sönüyor mu yanan ateş? Susuyor mu kafandaki sergüzeşt? Baksana usanmıyor doğmaktan Güneş, Vazgeçmiyor gelmekten Ay, Papatya bile direniyor, tek tek canından verdiği halde yapraklarını. Ocak ayı gözlüyor yolunu aralığın, Aralık ise kasımın, Yoldaş yolunun, Hasret gözlerinin. Gölgen hep elinden tutmuş ...

Devamını Oku »

Göçemem Kuşları | Kerim KARAYEL

göçemem kuşu ihtiyarlar ailemizin ki bu dubasıdır rıhtımda geminin koşarak gelmek için uçarak varılan o uzak asya’da, at sürerek mezarlık çiçekleri koparmaya gelmek gelmez sanırdım aklın ucuna göçemem kuşu, vakit tamam demiş bu ben bir soyum devamıyım demek veya soyum devam demek çocuklara ölmek, kalanlar içinmiş başucuna bir ağaç diktim hatırlar göçebe kuşlar Kerim KARAYEL kerim.karayel@gmail.com

Devamını Oku »

Kürt Müziğine Yeni Görünüm: Diljen Ronî Röportajı | Aycan SERCAN

”Doyamadığımız her şey kişiliğimizin ve işimizin bir parçası haline gelir.” Diljen Ronî, Kürt müziğine modern görünüm getiren müzisyenlerden biri. Albümlerinde farklı tarzlara yer veren sanatçı ile müzik tarzları üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.   Bir söyleşinizde, “İnsana dair her şey Diljen Ronî’nin yansımasıdır.” diyorsunuz, Diljen Ronî yaşamında ve müziğinde nasıl bir yol almış? Diljen Ronî, Kürt coğrafyasında dayatılan yaşamın içinde ...

Devamını Oku »

GÜMÜŞSERVİ | Yusuf GÜLER

Seni sevmeyi yokluğunda buldum, Tüm gerçekliğini, dizelerime yansıtırken. Çünkü dizelerim gözlerimin içidir, Ayın su üstüne vurması gibi. Ve sen, Dizelerimin gümüşservisi! Her dizelerime yansıyışında… Gözlerin diyorum, Elmacık kemikleri içinde Aktif yanardağları andırıyor. O gözlere dalanı, Dumanı ile zehirlemeye başlıyor, Geri çekilmek için geç oluyor artık. Püsküren lavlara doğru yavaşça çekiliyorsun. Kalp ise, kurtulma çabası içinde Hızlı hızlı çarpıyor. Kaşların diyorum ...

Devamını Oku »

Tiyatro İzlenimleri: Yangınlar | Tibet TEBÜKTEKİN

Batılı olmayan ülkelerin tiyatro oyunlarını hiç izlemişliğim yok sanırım. Edinburg Festivali’ne gitmek lazım aslında. Orası pek cümbüşlüymüş. Ama satın alma gücü paritem yetmez, 1 queen kim bilir kaç lira, İBB sen çok yaşa. Neyse. Yangınlar bir Lübnan oyunu ve dozajı yüksek arabesk içeriyor. Normalde Araplar Türkler kadar arabesk değillerdir diye düşünürdüm ama öyle değilmiş. Oyun boyunca sergilenen vıcık vıcık drama, ...

Devamını Oku »

Gezgin-Yazar Armağan Portakal ile Röportaj | Aycan SERCAN

Ne kadar çalışırsanız çalışın günün sonunda yaptığınız iş, bir firmanın klasöründe rafa kalkar. Armağan Portakal, topraktan beslenen bir çiftçi. Yol arkadaşı Banu Özkan Tuzluyurt ile Anadolu’yu karış karış gezen bir gezgin. Aynı zamanda Pencere ve Tesadüf kitaplarının yazarı. Son kitabı “Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık” ise naif bir protestonun çığlığı niteliğinde… Şimdi Armağan Portakal’ı biraz daha yakından tanıyalım.   1- ...

Devamını Oku »

İnsanlık Yolu | Barış YILMAZ

Yolunun başındayım insanlığın. Yürümeye başladım, Yamacımda melekler… Gözlerimin çölü kupkuru, Dimdik yürüyorum yaşam umarcasına. Yolunun ortasındayım insanlığın. Karnımda hafif kelebekler uçuşuyor, Kötü huylu bir sancı gibi… Uzaklarda yerde yatan kalpler var üstelik. Yolunun ortasını geçtim insanlığın. Melekler uzaklaşıyor benden… Hafif bir yorgunluk hayal kırıklıklarından, Gözlerimin çölü yeşillenmeye başladı. Yolunun sonuna doğru insanlığın. Yürümeye devam ediyorum, Yamacımda siyah maskeli, taştan kalpli ...

Devamını Oku »

Covid-19 Üzerine Halk Araştırması – Sonuç/Değerlendirme

Başlamadan Önce: Aşağıda okuyacağınız rapor bilimsel bir araştırmanın sonucu değildir. Leyli Sanat ailesi olarak hissettiğimiz, düşündüğümüz ne varsa sizlerle bunun ne kadarını ortak yaşıyoruz anlayabilmek ve en azından birbirimizi bu noktada destekleyebilmek adına oluşturduğumuz bir anketten ibarettir. İstatistiklere yaptığımız yorumlar da tamamen kişiseldir. Fakat temelde istediğimiz şey bu yaşanan durumdan ötürü kitlemize nasıl bir alan yaratabilir ve bu alanda nasıl ...

Devamını Oku »

Gezgin Kuaför: Tuğba Nur Aksoy Röportajı | Aycan SERCAN

  “Saçları kesildikten sonra çocukların mutlulukla gelip bana sarılmaları hayatımda paha biçilemez.” Tuğba Nur AKSOY bir güzellik uzmanı, haftanın bir günü işletmesinin kepenklerini indirerek, Mardin’deki köy okullarına gidip, gönüllü olarak daha önce kuaförde saçlarını kestiremeyen çocukların saçlarını kesiyor. Şimdiye kadar 150 çocuğu gülümseten ve bu hareketi ile güzel bir proje başlatan Tuğba Nur AKSOY’u daha detaylı tanıyalım. Seni tanıyabilir miyiz? ...

Devamını Oku »

Tiyatro İzlenimleri: Amanvermez Avni | Tibet TEBÜKTEKİN

Rus oyunları, Shakespeare trajedileri, güncel sorunlara dair mizansenler, komediler ya da deneysel oyunlar… Peki hiç Türk polisiye piyesi izlediniz mi? Ebusüreyya Sami’nin 1913-1914’te yazdığı 10 hikayelik polisiye dizisinden birini sahnelemişler. Osmanlı’nın Sherlock Holmes’u diye bellenmiş Amanvermez Avni. Yardımcısı Arif Efendi ise Watson misali. Avni’nin müstakbel muadillerinden farkı kılıktan kılığa girebilmesi, tuzağa düşürülebilmesi ve başına kazalar gelebilmesi. Konu: Konakta yaşayan zengin ...

Devamını Oku »

Taş ve Keder | Malik Enes GÜMÜŞLÜ

-I- Ahşap bir kapı açtın bana ve oturup anlattın bir bir Cenin ne, güz neden, rahman kim… /Bu sırrı bir zarfta saklayacağım./ Yüzümün çizgilerinde gezdirdin ellerini, hatırlattın bir bir Akşam kimden, rivayet kimden, sürgü kimden… /Bu ah’ı bir suda yıkayacağım./ -II- Bir gülü kalbinde özenle büyütüyorsun diyedir Bunca yük, bunca iz, bunca düğüm… /Bu ayeti bir saksıda yetiştireceğim./ Göğüs kafesinde ...

Devamını Oku »

“İçimizdeki Şeytan” Üzerine Bir İnceleme | Serap TUNÇ

Kimi zaman okuduğumuz kitapların arkasındaki gerçekliğe, ne yazık ki derinlikli bir araştırmaya girmeden vakıf olamıyoruz. Kitabın son sayfasını da okuyup derin bir nefes alıp arka kapağı kapatarak kitap üzerinde düşüncelere dalıyoruz. Karakterleri, olayları ve duyguları belleğimizin süzgecinden geçirip tekrar tekrar düşünüyoruz. Ancak kurmaca diye bilip okuduğumuz eserlerin gerçek hayatta yaşanmış olma ihtimali -hatta belki de bunun birilerinin ölümüne sebep olmuş ...

Devamını Oku »

PARANORMAL AŞK | Nudem ROJAR

I Yağmurlu bir nisan akşamıydı gözlerine uğradığı gün. Kafe kalabalıktı, koşturmaca vardı, herkes oradan oraya seğiriyor; yer kapmaya çalışıyordu. Rodin, Deniz ile kafede oturmuş, muhabbet ediyordu. O esnada görmüştü onu, bir daha asla unutamayacağı kadını. Üzerinde mor bir kazak, siyah bir kot, ayağında yüksek topuklu siyah bir bot vardı. Beline kadar uzanan saçları, sol yanağının üzerinde küçük bir beni ve ...

Devamını Oku »

Ressam Can Ersal ile Özel Röportaj | Aycan SERCAN

Can Ersal yaşamında nasıl bir yol almış? Benim yollarım çok zikzaklı dolayısıyla zikzaklı yollarda yürürken bir kere hayalperest olacaksın. Hayallerin olacak, yolun eğrilikleri seni demoralize etmemeli. Ben yıllar boyu kağıtlara çizip çizip attım ama bir gün o kağıtların değerinin anlaşılacağını bilerek çizdim. Bu yola girdiğim andan itibaren geri dönüşü düşündüğün an kaybediyorsun. O yolun sonunda çok büyük şeyler de beklemeyeceksin, ...

Devamını Oku »

EVRİM | Sipan GÜLER

Aynı gökyüzü altında gözlerimiz sevişiyor. Duyuyor musun, ceplerimde taşıdığım çocukluğumun seslerini? Aynı gökyüzü altında içim, ellerine koşuyor. Buralarda kar yağmıyor, insaniyet namına üşüşüyor üstümüze İskenderler, Hammurabiler. “Ölü evinde sessizlik!” diyerek sürüklüyorum orduları öteki tüm şehirlere. Bu yeryüzünde, senin gölgenle ayin yapıyor Medler! “Buldum, buldum!” diyor adı hatırlanmayacak aciz bir homosapiens. Kanatlarını bir kuyuya asmış, “Buldum, buldum!” diye bağırıyor. Hişt! Sakin ...

Devamını Oku »

Tramvayın Kuyruğuna Takılmak ve Bir Şehir Hakkında Rivayetler | Hafize ÇETİNKAYA

Bozkırın en ortasında, basit düzlüklerin sakinliğine boğulmuş bir şehir hikâyesinden bahsedeceğim sizlere. Şehrin ilerici yüzü olan bir tramvay hattı bizlere eşlik edecek. Ve bir şehir hakkında elde edemeyeceğiniz kitabi olmayan bilgileri sıralayacağım. Tüm söylenenler tramvayın paçasından akacak. Hatıralar ve hayaller ve en bilindik safsatalar zihnimizi güzelce meşgul edecek. Ve yazının sonunda amaçsızca dağılacağız. Şehrin en ucundan en merkezine doğru bir ...

Devamını Oku »

SON | Bavul Adam

Kıvrımlı dağ yollarını geçtikçe denizin kokusu daha çok dayanıyor burnuma. Hiçbir kum tanesine el değmemiş kara parçalarında yeşeriyor düşlerim. Kollarımı kaldırıp buradayım diyemiyorum. Ellerim büyüyor günden güne, kaldırıp ceplerime bile koyamıyorum. İçim Fethiye’nin Ölüdeniz’i gibi. Bir yanım deli dalgalarla dağları tokatlıyor, bir yanım anasının memesinde uykuya dalmış bebek gibi masum bir durgunlukta. Kaldırma kuvvetimle koca gemileri taşıyorum da içimde ötüp ...

Devamını Oku »

Kum Saati | Mehmet İlker PİLAVCI

Bir eylül ayının akşamüzeri Eserken rüzgâr denizden sahile Yüzgeci kırılmış bir balık, dönmeye çalışırken ait olduğu denize, Bir insan boyu uzak sevdiğine… Atabilse üzerinden rüzgârın eserken taşıdığı kum tanelerini, Aşabilse mesafelerini… Duyabilse sesini kayalara vuran dalgaların, Ulaşabilse nasıl sevinecek, çırpınacak sevdiğine… Yılların yorgunluğu ve dalgalar Döve döve kırmışsa yüzgecini, Cesaret edip dönmeye korkuyorsa ait olduğu denize, Yıllar mı suçlu, Deniz ...

Devamını Oku »

Kırıldım, Koştum ve Düştüm | Zeynep YAZICI

Kapıları senin tınınla araladım. Bakışımın her bir parçasını bir yere bırakarak varlığı bakışımla doldurdum. Bataklığın kıyısında, senin tebessümünü bir balçıkta görünce namaza durdum. Dikenin kökünde senin yadın gizliydi, kopardım ve tüm evrene saçtım. Kendimden yeşerip kendime yayılarak ağaçların özü ile uyumlandım. Gece tümüyle bir oluk açarak, sır tohumunu serpmeye niyet ettim. Hile askısını kırdım ve hiçliğe kadar koştum, ölümün çehresine, ...

Devamını Oku »

çıplak-aşık-sarhoş | Nudem ROJAR

Vakit gecenin dördü, Ben hafif çakırkeyif. Hayranlıkla vücudunu izliyorum, Her bir parçan seyir defterimin başkahramanı oluyor. Önce tek tek, sonra hepsiyle konuşuyorum. Yavaş yavaş arınıyoruz üzerimizdeki her şeyden, Önce parmak uçlarımla dokunuyorum ay parçası tenine, Ardından, dudaklarım sana ait her bir zerreyi kucaklıyor. Aslında hepsi sana ait değil, Bana ait ve mecbur. Her yanın benimle bütünleşmek üzere yaratılmış. Sonra bir ...

Devamını Oku »

İyi Bilirim Ben Bu Soytarıyı | Sibel KANDİLLİ

Ben bu gözleri bilirim. Kimi zaman şehvetli Kimi zaman derbeder bakar. Kim bilir kimlerin gönlünde Fark etmeden Ne onmaz yaralar açar. Bana kasten, Bana bilerek Ne zulümler yapar. Sonra Efendim, elleri var, elleri… Ben bu elleri Pek iyi bilirim, Pek güzeldirler. Kaç kere iyi ettiler beni. Kaç gece sardılar Yorgun bedenimi. Ne vakit umutsuz olsam Omzumdaydılar, hissettim. Ağlasam hırçın bir ...

Devamını Oku »

Sabah Ayazı | Mehmet İlker PİLAVCI

Ruhumun boş kalmış odalarına dalarken zihnim ve hatırlarken seni saçlarından nasırlı topuklarına kadar, Bir perde iniyor gözlerime sabah ayazında. Bir çocuk fısıldıyor. Küçücük ve masum. Aslında bir umudu yeşertiyor, korkarak. Unutmak istediğim şeyi hatırlatıyor. Yüzsüzce… “Onu hala seviyorsun.” Hatırlamak istemiyorum. Sormasın, dokunmasın, konuşmasın. Seni duymak zor çocuk, fısıldama. Geri dön geldiğin geçmiş anılara. Açma ruhumun boş kalmış odalarına bakan pencereyi. ...

Devamını Oku »

Erkek Kulübünde Siyaset’ten Leyli’ye Kalanlar | Hatice KURT

Leyli Sanat Ekibi Prof. Dr. Serpil Çakır ile “Erkek Kulübünde Siyaset” adını verdiği kitabı üzerine söyleşi ve imza etkinliği düzenledi.  Siyaset bilimci Prof. Dr. Serpil Çakır ile söyleşi ve imza etkinliği Micasa Teras’ın ev sahipliğinde ocak ayı etkinlikleri arasında gerçekleşti. Etkinlikte kadınların siyasal dünyadaki yeri, siyasetteki rollerinin az olması ve bu rollerin giderek azalmasının temel sebepleri ele alındı. Kendisini feminist ...

Devamını Oku »

Uzlaşma – Tiyatro İncelemesi | Tibet TEBÜKTEKİN

Birkaç yıl önce Sırça Hayvan Koleksiyonu‘yla başlamıştım tiyatro alışkanlığıma. Oyundaki flashback tekniğini çok zekice bulmuştum. Nedir? Aşırı basit iki hile ile sinemaya özgü bu efekti harika bir şekilde replike edebilmişler. Detaylarına girmeyeyim, kendiniz gittiğinizde temaşa edersiniz. Bunun gibi birçok oyunun ilgi uyandırıcı tekniklerle bezendiğini gördüm. Bir Fransız oyunu olan Uzlaşma’da ise sahnenin en ön tarafı oyun alanı. Arka planda dekor ...

Devamını Oku »

Röportaj: Nebi Vural | Aycan SERCAN

15 yaşında dövüş sanatları eğitimi almaya başlayan ve kendini hala çırak olarak gördüğünü ifade eden Nebi Vural, 1951 doğumlu olup yüksek öğrenim için 1972’de gittiği Fransa’da Tamura Sensei ile tanışır ve aikido yolculuğuna başlar. Şu anda dünyayı dolaşıyor ve seminerler, eğitmen sınıfları ve yaz kampları düzenleyerek deneyimlerini paylaşıyor. Aikido ile yollarınız nasıl kesişti? Aikidoya ilk başta bir spor yapmak için ...

Devamını Oku »

Kaplumbağayı Öldürmek | Rênas ROZ

İçimdeki bu sıkıntıyı bastıramıyorum, uzun zaman oldu. Hep geç kalmışlık hissi, hep yavaş hareket etmişim gibi bugüne kadar. Geçen vakitlerin, günlerin benden geçip gittiğini görmek, beni dipsiz bir kuyuya sürüklüyordu. Boşluğa düşüyordum ve bu boşluğu başka boşluklarla doldurmaya çalıştıkça, sonsuz bir döngü başlıyordu düşüncelerimde çünkü düşüncelerimde bir boşlukta gibiydi, çok yavaş hareket ediyordu. Ben bu kadar yavaş hareket ederken ve ...

Devamını Oku »

Rüzgâr | Zuhal KAYA

30.11.2019 şimdiki zamanlarda 06.06 Rüzgâr! Mevsimin gelir bilirim. Daimî saran sevgili hassasiyetinde Biraz kızsan, bükülesi beller incinir. Boşluklar savaşında yanında, Ne yerinden etmek için Ne donmuşluğa mazeret Dön dolaş var diyedir, kendine. Sakinliği anlatmış kızıl elbisen, Kadın ismiyle çağırırlar bu yüzden. Arzu çoğalır, sen meltem… Rüzgâr! Bilirim, mevsimin de geçer. En kuruluğa varır sıcaklık. Çatlayan toprak, resmederken Yıkılır, dizilen taşlar. ...

Devamını Oku »

Hırçın Deniz Yanarken | Sibel KANDİLLİ

Senin teninde Alevler var, Alevlerin en azgını. Senin teninde denizler var, İşte o Denizlerin en ateşlisi. Bulutlar var, Yine benden bekleneceği gibi Bulutların en keskini. Senin tenin Öyle bir kaynak ki Kavurur beni, Söndürür hırçın denizlerimi. Yanına gelsem Yanarım, Aleve düşmüş çiğler gibi. Yakarsın hıncımı, öfkemi. Uzak dursam Soğurum kendimden. Git gellerim olur, Gemilerimin hepsi Alabora olur. Bir senden soğumam. ...

Devamını Oku »

Bir Ses, Bir Kaybediş | Gülistan MAMİŞ

Bir dünya yarattım sol yanımın en ücra köşesinde. Hışım bir sessizlikle adım attım ebediyete, Gözleri kamaştıran sokaklarına, Kaldırımlarında son bulan aşklarına. Serin bir rüzgâr esiyordu Nemli gözlerimin üzerine, Çelimsiz bedenimle bir bütün oluyordu âdeta Kelimelerim dudaklarımdan dökülürken Onun yüreğine boşalıyordu sanki, Tüm sevgi sözcüklerini Ketum bir edayla söylüyordu. Ses tonunda hissiz bir tını vardı… Kulaklarımı, ağlamaklı bir tonla ıslatan ses. ...

Devamını Oku »

Peri | Uğur ADAR

Ilık rüzgârların tatlı esintisiyle duyguların mest olduğu gecede, evimizin penceresinden içeriye vuran ay ışığında, kıvrak belinde şarap akıtmayı düşlerken hasret kaldığım o zeytin gözlerinin siyahında boğuluyorum Peri. Puslu camlar ardında hayaline dalmışım. Yol tenha, yol karanlık, sen ise imkânsız olmuşsun. Asildim, aşkla bakarken gözlerine, duygularıma karışmış şehvetimi saçlarını koklayarak giderirdim. Adresi belirsiz umutlarımın peşinden koşamıyorum artık, yorulmak mıdır bu, yoksa ...

Devamını Oku »

Zerya’ya Dönüş | Sipan GÜLER

19 Eylül 1995 Zerya, Kendimle boğuştuğum uzun bir müddetten sonra sana yine yazıyorum. Hoşnut kalmayacağın bir durum bu biliyorum. Lakin sebebini merak et istiyorum. Merak ettikçe oku, okudukça büyüsün gözlerin. Biliyor musun? Kim bilir kaç uğraş tükettim seni düşünmemek adına. Kaç geceyi çürüttüm nefes aldığım o yüzünü uzuvlarımdan silebilmek için. Bir anlayabilsen Zerya, bir duyabilsen kulaklarımda sesini duymak isteyen şu ...

Devamını Oku »

Parasite Film İncelemesi | Tibet TEBÜKTEKİN

Uzun zamandır izlediğim bir şeyden bu kadar memnun kalmamıştım. Joker güzel bir filmdi, ama sanatsal bir Kore filmi olan Parasite bence daha güzel. Üç vakte kadar filme dair her şey zihnimden silineceği için unutmadan hemen notlarımı düşeyim. İsmi Parasite olunca ve afişteki eğreti duran insanlar yüzünden sanki uzaylı mikrop ve zombilerini izleyeceğimi sanmıştım. Oysa konusu gayet moderniteye dairmiş. Aslında modernite ...

Devamını Oku »

DELİLİK | Zuhal KAYA

Zule’nin Penceresi Delirmeyle her an iç içe. Tanımlaması külfetinden eksikçe. Bunca yinelenen bir halin mutlak sureti olmadığı apaçık. İnsanın varlık sancısı kadar eski. Her an kapıyı çalacak kadar esrik. Bana hep bir yol edasında gözüken zihin labirentindeki dalgalanmalar gibi gelir. Bir “deli”nin kendine deli dediği görülmüş müdür? Çoğunluk olmaya başladığımızdan beri şekillenen “normallikle” bir ilgisi var mıdır? Tüm tanımlamaları önce ...

Devamını Oku »

Mehmet Atlı ile Müzik Üzerine Söyleşi | Aycan SERCAN

“Mehmet Atlı” yaşamında ve müziğinde nasıl bir yol almış ve bu yolun neresinde? Müzikte belli bir tecrübem var, akademide belli bir tecrübem oldu ve mimarlık mesleğinde çeşitli tecrübelerim oldu, iki çocuk babasıyım, baba ve eş olarak tecrübelerim oldu. İnsan, yolun sonunu kestirmediği için yolun uzunluğu, kısalığı konusunda bir kestirimde bulunamadığı için yolun neresinde olduğuna ilişkin bir şey söyleyemiyor. Çünkü sonuna ...

Devamını Oku »

Kalbimin Ters Acısı | Zeynep AVAN

Gözüme acı kaçtı Ama ağlamıyorum, Elimin tersiyle siliyorum acılarımı ve önüme bakıyorum. Yüreğimden umut kaçtı, Dokunamıyorum artık sana. Kalbimin tersiyle siliyorum aşkımı ve göğe bakıyorum. Kulaklarımdan sesin, Dudaklarımdan nefesin eksildi Ama yanaklarıma yağmur etmiyorum acımı, Umutsuzluk dehlizinde kayboluyorum. Senin dikenli yolların var sevgili. Yürürken yara bere içinde kalıyorum. Ne ışığın var yaktığın, Ne ellerin var uzattığın… Bir sapak var ileride. ...

Devamını Oku »

Kitap İncelemesi: Güray Gürsel – Yedi Gece Masalları | Tibet TEBÜKTEKİN

Kim yazmış: Önermeler veya yargılarda bulunan hiçbir metin yazarı şahsı tanınmadan okunmamalı. İsterse masal anlatıyor olsun. Jack-of-all-trades denebilecek, kendi halinde, 43 yaşında, medya sektöründe çalışan sakin bir adam Güray Gürsel. İlişkiler üzerine erkek gözünden yazdığı bir kitabı daha var. Sosyal medyada lakabı Burus Vilis. 2010’larda blogçuluğun ve Twittercılığın moda olmasıyla dijital ayak izlerini bırakmaya başlamış. Şimdi de ünlülere sosyal medya ...

Devamını Oku »

Taşranın Dinginliği ve Kargaşanın Üzerine – Söyleşi Dosyası 4 | Mahmut AKSOY

Mahmut AKSOY: Bir sanatçının sanatını icra etmek için, yaşamak için seçtiği, seçeceği taşra-metropol nasıl bir etkiye sebep olur? Çağın ÖZBİLGİ: Sanatçının yaşamak için seçeceği taşra ya da metropol sanatını icra etmekte oldukça önemli bir unsur olarak dikkat çekmekte. Taşrada yaşayan bir sanatçı, taşra hayatına hâkim ve yaşanan güçlüklere yakinen şahittir ancak metropol hayatına da uzak değildir (teknolojik gelişmeler vb. sayesinde). ...

Devamını Oku »

Aydınlık, Ben, Çiçek ve Su | Zeynep YAZICI

Bulut yok Rüzgâr yok Ben yaşam salkımının arılığında Bir gölün kıyısına oturuyorum Balıkların kıvrılmaları, aydınlık, ben, çiçek, su. Annem reyhan deriyor. Ekmek, reyhan ve peynir, bulutsuz bir gökyüzü, yeni iklimler… Avlunun çiçekleri arasında yeşerir umut Bakır bir tasın içindeki nur mucizeler yağdırır Büyük duvardaki bir merdiven, sabahı yeryüzüne taşır. Bir gülüşün ardında saklıdır her şey Zaman duvarındaki küçük bir dehlizden ...

Devamını Oku »

Son/suzluk | Hasan ÖRHAN

Biten bir şeyin devam ettiğini söyleyebilir miyiz? Son sözcüğü herhangi bir şeyin bitimi anlamını taşıyor. Son sözcüğünden türemiş ‘sonsuzluk’ sözcüğü ise herhangi bir şeyin sürekli devam etmesi, bitmeyecek oluşu anlamını taşıyor. Peki ama nasıl oluyor da bir sözcük, kökünden bu denli zıt anlam içeriyor? Asıl olan ise bu sonsuzluk sözcüğünü türetmemizi sağlayan şey ne? İdrak edemediğimiz şeyleri geçiştirmede canlılar arasındaki ...

Devamını Oku »

Kitap İncelemesi: Murat Menteş – Derde Deva Randevu | Tibet TEBÜKTEKİN

Yazarı: Modern edebiyatımızın meşhur yazarı Murat Menteş’i tanımak isteyen internetten bakabilir. Üşenenler için söyleyeyim: herhangi bir kitabını ortadan rastgele açın, sizi şaşırtacak bir espri, kelime oyunu ve tespit buluyorsunuz. Boş yok. Türkçe bildiğime sevindiğim dört durumdan biri bu adam. İçeriği Ne? Müteveffa yazarlarla söyleşiler. 11 düşünürün* birtakım günlük mevzular üzerine fikirlerini öğreniyoruz. Format olarak bazıları çizgi roman bazıları hasbihâl. Menteş ...

Devamını Oku »

Taşranın Dinginliği ve Kargaşanın Üzerine – Söyleşi Dosyası 3 | Mahmut AKSOY

Mahmut Aksoy: Bir sanatçının sanatını icra etmek ve yaşamak için seçtiği/seçeceği taşra-metropol nasıl bir etkiye sebep olur? Yiğit Ergün: Bu etki sanatçının dışarıya tuttuğu aynadır aslında. Olaylara bakış, akabinde hayatın içine akışta, bastonudur yaşadığı muhitin kimliği sanatçıda. Bu meselede sanatçının içine doğup büyüdüğü coğrafyayı kıskaçla ele almalıyız. Göçebe bir çocukluk/gençlik geçirmişleri ayrı değerlendirmek gerekebilir. Ben kendimden yola çıkarak bazı saptamalara ...

Devamını Oku »

BENgizisyon | Sipan GÜLER

Aforoz edildiğim bir hayattan yazıyorum. Beni bir ayin sırasında yakan bir mumdur bu evren. Siz cennet dualarınızı ederken ben cehennemdeki ilk kıvılcımı yaktım. Leheb odun taşıyıp durdu dilimin ateşine. Hurilerle kimin işi olabilir ki! Ben tek bir kadını bile sevmeyi beceremezken yedisini birden idare edemem. İsteyen olursa yalnızca birini sevip geri kalanını eş, dost, akrabaya dağıtmak isterim. Zaten herkes pek ...

Devamını Oku »

Kitap İncelemesi: Kurtcebe Turgul – Bence Katil Öldürdü | Tibet TEBÜKTEKİN

Kim yazmış: Kurtcebe Turgul en meşhur reklam ajanslarından Medina DDB’nin kreatif direktörü. Galatasaray Lisesi mezunu, Fransız ekolunun edebiyat eserlerini seven ve Dünya’da mizah ne durumda takip eden biri. Önceki yıllarda Şener Şen’in yer aldığı “Mucizeler Komedisi” tiyatro oyununu yazmış ve “Sevinç Vesaire” kısa filmini çekmiş. Konuları ilginç. Birkaç filmde küçük rollerde gözükmüş. Radyo tiyatrosuna da meraklı. Butik işleri kovalıyor. Sevimli, ...

Devamını Oku »

Taşranın Dinginliği ve Kargaşanın Üzerine – Söyleşi Dosyası 1 | Mahmut AKSOY

Mahmut Aksoy: Sanatçının yaşam alanı (taşra-metropol) sanatı üzerinde nasıl bir etkiye sahip? Atilla Yaşrin: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yaşam alanıyla barışık olmayan insan mutlu olamaz. Kim olursan ol, nerede yaşarsan yaşa, temel kural bu. Küçelerinde izmaritin yoksa o şehre ait olamazsın. Dağ her yerde dağdır, bulut her yerde bulut, güneş veya ay da… Farklılık an’lardadır. Yani bir hayatın toplamı ...

Devamını Oku »

Başlangıcın Sesi | Zeynep YAZICI

Ayakkabılarım nerede, Sohrab diye seslenen kim? Ses aşinaydı Tıpkı havanın yaprağın teninden süzülüşü gibi Annem uyuyor Ve Menüçehr ve kelebek Ve belki şehrin tüm insanları Temmuz gecesi, bir ağıt usulca saniyelerin üzerinden geçiyor Ve serin bir meltem esintisi yeşil battaniyenin etrafından uykumu süpürüyor Hicret kokusu geliyor Yastığım kırlangıç kanatlarının sesleri ile dolu Sabah olacak ve bu su kasesine Gökyüzü hicret ...

Devamını Oku »

Döküntü | Sipan GÜLER

Yüzüm yıkılıyor, Yüzümün yıkıldığını görüyorum. Tut gözlerimi yüzümde. Tut gözlerimi… Zaten doların da asabı bozulmuş. Dokunsan sevecek ülkemi, gitsen yükselecek. Zaten nöbete durmuş bütün yalnızlar enflasyonun kapısında. Hem zaten penguenler bile çöllerde yaşar olmuş. Bir de sen başlama şimdi. Tut ciğerlerimi içimde. Basma hayır! Basma sigarayı ruhuma. Dökülüyor bedenim yerlere. Topla ne olur! Topla yürüdüğün her yeri, Kaldır dokunduğun her ...

Devamını Oku »

Bir İhtimalsizliğe Tutunmak | Melike UZANIR

Senli ilk şiirim bu Durup bakakaldığım ilk sayfa; Mısraların heyecanlandığı ilk dize, Ümitsizliğin satırları bu. Bir o kadar da dolup taşmanın sevinci Şiire şiir gibi yakışacak ilk şiirim bu Çünkü senli ilk şiirim bu. Günlerden pazar günü gibi bakardı gözlerin Soğuk havaların kalorifer peteği gibi ısıtırdı Ve ben o günlerde mahrumdum varlığından Yine de tutunurdum ihtimalsizliğine Soğuktan ölmezdim çünkü hiç ...

Devamını Oku »

Leyli’nin Novellası: “BAKIŞ”

Tüm ağırlığını omuzlarından alıp bakışlarının heybesine doldurduğu bir zaman “göğü gözlerime indirmeden ölmeyeceğim” diyen kadının saçlarını dizlerine dökmüştü Seda. Heybesi ağırdı, ağrılarınca. Yağmur yüklü bulutlar ağlayıp dindirsin sızılarını diye kutsallarından o kadar dilemişti ki. -Gökkuşağının sekizinci rengiyle gelsin biri ve hiç görülmemiş tonlarda boyasın gözlerini. Sahi, bakışlara inen derinliğin girdabından sağ çıkmak öyle kolay olur muydu, heybeni bölüşmeye geldim dese, ...

Devamını Oku »

Duvarlara Soralım | Talha Yakup ATLI

Gökyüzüne bakacağım daima, Ama ben güneşe ve bulutlara yabancıyım, Bütün beton yığılmış göz bebeklerimin üzerine, Işıklar gemi yüzdürüyor göz bebeklerimde, Yalın ayaklarıma batıyor şehrin gürültüsü, Kimseyi tanımıyorum tekil kişiliğimde, Pervanelerim hücum ediyor düşüncenin hükmüne, Dev kazanında tutunamayan pas gibi, Nil kenarında bir yetim yürüyor hissediyorum içimde, Benim eleğim yok sahte ile gerçeği ayırt eden, Kalabalığa hizmet etmeye çalışsan telaşlı bir ...

Devamını Oku »

Henüz Layık Değilken Tomurcuk Kadar Aşka | Hidayet ÇELİK

Bu fotoğrafta gördüğünüz kurumuş gül tomurcuğunun hikayesini dinlemek ister misiniz? “Sene 2004. Baharın en güzel günleri. Sekizinci sınıfız, orta son. Ne çocuk ne yetişkin ne de genciz o zamanlar. Yerine göre bunların hepsinin olduğu değişken bir ruh halindeyiz. İki arada bir derede kalmışız. Dünyaya tek başına meydan okuyacak kadar güçlü, yazık deseler ağlayacak kadar nahifiz. Müthiş gelgitler yaşıyoruz iç dünyamızda. ...

Devamını Oku »

Bülbül ve Kafes | Sibel KANDİLLİ

  Meşeden yapılma kafesinde Bir bülbül olmak isterim. Kendine her bilendiğinde Ben o kafeste kalmak isterim. Bazen durdurmak istersin kalbini, Bileye bileye kırarsın kafesini. Öyle yorgunsundur ki sevgilim, bilirim Fakat ben o kafeste kalmak isterim. Ellerinde sıkarsın beni kimi zaman, Bir kalp istersin ki atmadan duran Mümkün müdür ki sana aşkımdan? Göğsündür benim kafesim. Sibel KANDİLLİ sibel.kandilli@gmail.com

Devamını Oku »

“Nepotizm Hipotezi: Sosyal Dışlanma ve Yoksulluk” | Basın Bülteni

Gazeteci yazar Güney Güneyan’ın ilk araştırma kitabı “Nepotizm Hipotezi: Sosyal Dışlanma ve Yoksulluk” yakın bir zaman önce Kutlu Yayınevi etiketiyle yayımlandı! Kitapta Türkiye’de ve dünya genelindeki geçmişten bugüne dek sürmekte olan nepotizm tartışmaları, sosyal dışlanmayı oluşturan etkenler ve yoksulluk başta olmak üzere çocuk işçiliği, çalışan yoksul profilleri ve pek daha fazla alt başlık incelendi. Bu olguların nedenselliği, nesnel boyutları ve ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up