Anasayfa » Yazar Arşivi: Rênas ROZ

Yazar Arşivi: Rênas ROZ

Rênas Roz, 1998 Eylül, İstanbul doğumlu. Küçük yaşlardan beri okumaya - yazmaya hep ilgi duydu ve yazar olma hayali kurdu. Bu hayali için çaba gösteriyor ve kendi imkanlarınca, bu alanda kendini geliştirmeye çalışıyor. Öykü ve şiir yazıyor. 'Bir gün hayal ettiğim gibi bir kitabım yayınlanırsa, okumak isteyen herkes çalabilir, önemli olan okumak,' diyor. Daha çok bunalım, çelişki ve varoluş sancısı konularında yazıyor. Kendini böyle daha iyi ifade edebildiğini, yaşanmaya dair değerlerin yok edildiği bir dünyada az da olsa, sorgulayabilme ve sorgulatabilmeyi istiyor.

ey yehuda! | Rênas ROZ

avuç içlerime zehirler içirdim bugün parmak uçlarımdan fışkırdı zemzem benim de mucizem buydu seninki gibi inanmazsın tabii şahidim yoktu bu yüzden yıkandım o suyla yedi kere kendi etrafımda döndüm kutsadım kendimi kurban etmek için kendime yine beni seçtim kendi boğazıma dayamışken bıçağı gökten bir melek indi elleri dolu bana: “bunu kurban etmeni buyurdu tanrı” dedi ve gitti kaçarcasına gökten getirdiği ...

Devamını Oku »

Gözüme At Kaçtı | Rênas ROZ

Şiir okuyamıyorum artık, Kestim dilimi. Gözlerime de atlar kaçtı, Dört nala hem de. Kum tanelerinden küçük atlardı bunlar. Gözlerimde atlar koşturuyor. Ben hiç ata binmedim. Yüreğimde de atlar var Soluksuz koşan… Ama çatlıyorlar, Çatlıyorlar ve yığılıyorlar yere. Yüreğimdeki ölü atlara Akbabalar üşüşüyor. Ne işi var bu akbabaların? Yoksa atlar kaçarken gözüme, Akbabalar da mı kaçtı aynı vakitte? Oysa ben hiç ...

Devamını Oku »

SEL | Rênas ROZ

“Sen; kötü biten kısa bir öyküsün..” Bütün öyküler ağır… Hatta yalan, yalan kadar ağır… Oysa daha karanlıktaydı, gece gibi… Yeni yeni aydınlığı tanımaya başlamıştı gözleri. Beklediği gün ne zaman gelecek diye sorardı güneşe. Karanlığın içinde, nasıl da konuşabiliyordu sıcak sarı, bu çelişkiye kendisi bile şaşıyordu. Ama güneşte çelişkiyi seviyordu onun gibi işte. Yüzünü bir yere dönmeye korkuyordu hep. Çünkü yüzünü ...

Devamını Oku »

Kaplumbağayı Öldürmek | Rênas ROZ

İçimdeki bu sıkıntıyı bastıramıyorum, uzun zaman oldu. Hep geç kalmışlık hissi, hep yavaş hareket etmişim gibi bugüne kadar. Geçen vakitlerin, günlerin benden geçip gittiğini görmek, beni dipsiz bir kuyuya sürüklüyordu. Boşluğa düşüyordum ve bu boşluğu başka boşluklarla doldurmaya çalıştıkça, sonsuz bir döngü başlıyordu düşüncelerimde çünkü düşüncelerimde bir boşlukta gibiydi, çok yavaş hareket ediyordu. Ben bu kadar yavaş hareket ederken ve ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up