Yazar: Serhat TÜNER

Ortadoğu'ya Sitem - Şiir Görseli

Ortadoğu’ya Sitem | Serhat TÜNER

Ortadoğu'ya Sitem - Şiir Görseli

Ortadoğu’ya Sitem

Çölde gül biter mi, ey Ortadoğu
Senin çöllerinde çok gül bitti şüphesiz

Nice firkatlar gördün sen
Nice yitişler
Nice mucizelerle donatıldı düşlerin

Nice peygamberler karışladı bütün bedenini
Nice kavgalara boyandın
Nice firavunlar, Nemrutlar kana boyadı kızgın kumlarını

Nice petroller fışkırdı bağrından
Ve nice ölü çocuklar
Nice yüreksiz adam yetişti güneşinin altında
Ve nice yiğit kadın, erkek

7.62 idi merminin çapı
Çoğu kez Rus menşeili
Bazen Amerikan menşeili bir mayın
Ara sıra atom bombası
Veya en beteri açlık, susuzluk

Ey Ortadoğu
Salıncakta sallanıyor bütün siyasi sınırların
Dicle’den, Fırat’tan, Şattülarap’a sınır boyu bir cehennem

Ey Ortadoğu
Nil deltasından Bekaa Vadisi’ne uzanan bir sırat köprüsü
Amanoslar’dan Zagroslar’a bir ateş çemberi
İllegal bir Mezopotamya

Ey Ortadoğu
Kâbe’den Kudüs’e bir kan yarışı
Mescid-i Aksa’dan yükselen sessiz inilti
Kutsal Sevr şikeftan
Ağlama Duvarı’na bir bitmez sürek avı
Ve Babil’den sinir uçlarına
Nice intihar eylemi

Ey Doğu’nun sessiz çığlığı
Ey tarihi kanatan silah sesi
Diziyorum işte seni
Mısralara diziyorum
Her mısramdan yangın yükseliyor
Her koyduğum virgül
Kanla tekrarlanıyor

Bir çocuk ah û zar’ıyla
Bölünüp duruyor
Bütün kıt’a’larım

Ey Tanrım
Ey Yüce Yehova
Veya benim itikadımın deyimiyle
Ey Rahman ve Rahim Allah
Şimdi akıtılan her damla kan
Ati’den boşalan umman-ı kan

Kan ki bir daha akmasın El-Aman…

Serhat TÜNER

serhattunerr@gmail.com

Seyr - Şiir Görseli

SEYR | Serhat TÜNER

Seyr - Şiir Görseli

SEYR

bulutların ardındaki dağlar ufkumda kimsesiz
gözlerimde tutuşup kül olan bir hırs hasreti
ne de çok istiyor insan çoğu zaman ölmeyi
bulutların ardındaki dağlar zihnimde sınırsız

rayihalar yokluyor anılarımı durmadan
bir çemberin hududundan sıyrılamıyor ruhum
yorgun dizlerimde yalpalıyor çocukluğum
rayihalar kanatıyor anılarımı acımadan

dönüp duran zihnimde sonsuz bir girdap
kendimi içine atamıyorum o boşluğun
korkudan, hep korkudan o lebde duruşum
dönüp duran zihnimde sımsıcak bir afitap

kurtuluşum hangi ayalara çizilmiş allahualem
uğradığım bütün dergâhlardan döndüm inkisarla
yürüdüm başka bir kapıya birikmiş sızılarla
kurtuluşum hangi muallakta sallanıyor bilmem

seyre daldığım şu semayla ruhum ne zaman sevişir
serencamı ömrümün hangi zamanlarda saklı
ne zaman susacak ebediyen bu beyhude şarklı
seyre daldığım şu semaya yüzüm hangi renkle çizilir

yüreğimde haşr olmuş bütün zindanların sesi
yanı başımda gölgelerin harlandığı bir kuyu
gözümün ferini siyaha boyayacak kadar koyu
yüreğimde haşr olmuş bütün mazimin çilesi

şuurunu yitirmiş bir kadim cihadnameyle yürüyüş
ılık esen nesimlerin hınca hınç taarruzu
sesimde biteviye süren hüznün tortusu
şuurunu yitirmiş bir kadim hayale sürükleniş

olmasaydı yıldızlı ve aylı siyah simsiyah geceler
sanki bir cehennem deryası dökülüyor zihnimden
nasıl dökülecekti kağıda kelimeler kalemimden
olmasaydı uykusuz, yalnız, çetrefilli uzun geceler

çarpıp duruyorum etrafımdaki esrarlı duvarlara
esrimiş rüyalarımın o derin, cesaretsiz kuytusu
yıkılamadan duruyor mazimin uğultusu
çarpıp duruyorum etrafımdaki muhayyel duvarlara

ve nihayetine varmadan gittikçe tükenen sürurumun
bir dal var kırılacak sonbaharın hırçın rüzgârında
bin dal var toplanacak aczimi yakmanın arefesinde
nihayetinde varmadan gittikçe tükenen gururumun

Serhat TÜNER

srhtmlk13@gmail.com

sevgili ile hasbihâl - şiir görseli

sevgili ile hasbihâl | Serhat TÜNER

sevgili ile hasbihâl - şiir görseli

sevgili ile hasbihâl

hasbihâl ediyorum seninle
ve ikimizin yerine de içiyorum
demli bergamot kokulu çayı
ve okursan bir şiir yazdım
ki okursan az da olsa sevinirim

bir fabrikanın baca dumanıyla kirletilmiş
düşlerin
soğuktan donan bebeklerin
ve üstüne bomba yağdırılanların
coğrafyası burası hanımefendi

tütmeyin üzerime doğru hanımefendi
şiirler yanıyor zati
bir de siz yakmayın

bu coğrafya hanımefendi
ve çoğunlukla hayatım
saadeti sevmez, dili dönmez gülmeye
hanımefendi, Allah sizi inandırsın
kafiyeleri bile yok bu şiirin
bir gece vakti öylece düşüverdi kağıda

sadece size yazacaktım
fotoğrafınıza bakıyordum çünkü
velakin vicdanım el vermedi
başka başka şeyler araya girdi

biraz samimileşebiliriz aslında seninle
konuşabiliriz tekil şahıslarla
sonuçta şiir benim
hayal de olsa sen benimsin
değil mi

nerede kalmıştık
ha
ortadoğu burası
sevgiliye şiir yazılırken bile
bir damla kan bulaşır mürekkebe

bir dilim var
daha yeni yeni emekleyen
biliyorsun ki senin de dilin
onun için
o dille seslenemedim

bir leylifer huzurunda yazdım bu şiiri
ortadoğu’nun asit kuyusundan cümlelerle
o cümleler gözlerine
ve kayıp kemiklere

aslında sana bir masal yazmak isterdim
periler, prensesler, uçan halılar
lakin kör ve sağır ve vicdansız olmam gerekiyordu, olamadım
dilimden bunlar düştü, ben de yazdım

bütün yaşananlara ram olmamış daha şuurum
henüz yerinde, nefes alıyor çocukluğum
bu da vesile oldu serzenişe
tabii duygusal akranlarımı sürdüler mermi önüne

daha ziyadesi olmadı, elimden bu geldi
mematları anlattım biraz
biraz gözlerinden
anlattım işte bir şeyler
oku istersen, çaylar soğudu

Serhat TÜNER

srhtmlk13@gmail.com

Amenna - Serhat Tüner

AMENNA | Serhat TÜNER

Amenna - Serhat Tüner

AMENNA

bir rüya kopar atiden
gelmiş geçmiş her zerre ayağa kalksın
kafesinde debelensin can
kafeste durmazsa, amenna

bir ayet oku
ölü ruhlar uyansın
bir tohum atmış olursun ruhlara
filizlenirse aşk, amenna

derin bir deniz gibi sakin
bir tebessümle yaklaş âdemoğluna
anlat ve geri çekil, gerisi o’na
anlarsa, amenna

patlamaya hazır bir volkan gibi öfkeli
bir sinirle yaklaş cellada
silsin elindeki kanı
kendine gelirse, amenna

hilkatı muazzam bir intizam var
ve gökte bir ya vedûd
devranı döndürerek tersine
galebe getirecekse mazlumu, amenna

gazabını dilinden düşürme onun
yaklaşırken sübyana, mazluma, kıyana
üfle kulağına
“ateş bile iğrenmekten yakamayacak seni”
şayet oturup ağlarsa, amenna

Serhat TÜNER

srhtmlk13@gmail.com

Serhat Tüner - Harapsın Ey Ruhum Şiir Görseli

Harapsın Ey Ruhum | Serhat TÜNER

Serhat Tüner - Harapsın Ey Ruhum Şiir Görseli

Harapsın Ey Ruhum

kımıldama yerinden ayaklarım
zaman akıyor saç tellerimden
ürpermiyor musun ey gözlerim
müstesna bu yüce nizamdan
harapsın ey ruhum, uyan

şakaklarımda uyuyan bir cin
alnımdan emir bekliyor gibi
tedricen çözülüyor ömrüm
ankebût ağını örüyor gibi
harapsın ey ruhum, uyan

bir şey doğuyor içime ansızın
çağırıyor bir ses beni uzaktan
dalıyor gözlerim cefakâr bir uykuya
telaşla sayıklıyorum durmadan
harapsın ey ruhum, uyan

ağırdır yüküm, sırtımda binlerce gece
ümmi kalıyor dilim lâl ve lerzan
yıkılıyor kavi hülyalar bir bir
kalan ne bir cisim ne de hoş bir seda
harapsın ey ruhum, uyan

ışıyan suya hasret yakamozlar
dalgalar hırçın hırçın ve kırılgan
minvalî hayatımdır denizin
hırsla hiddetle kıyılara vuran
harapsın ey ruhum, uyan

asır kadar derin
asır kadar çarpıcı
kuyular kadar derin ve zifiri
düşmemek için düşlere kendimi zor tutuyorum
harapsın ey ruhum, uyan

Serhat TÜNER

srhtmlk13@gmail.com