Anasayfa » Yazar Arşivi: Sultan GÜLSÜN

Yazar Arşivi: Sultan GÜLSÜN

Sultan Gülsün 23 yıl evvel Bursa'da dünyaya gelmiştir. Coğrafyaların ara yüzeyleri oluşturduğu dünya için sınırların kayıtsız olduğunu düşünmektedir. Edebiyatın doğa ile birlikte insanları iyileştirebileceğine inanmaktadır. İnancını, meslek seçimi ile doğa basamağına çıkarak pekiştirmiştir. Birçok edebi sahada bulunmuştur ve kendi varoluş süreci tamamlanana dek bulunacaktır. Deneysel şiir yaklaşımları ile birikmiş olan şiirlerini "Lillipütyen" isimli dijital kitapta bir araya getirmiştir. 2013 yılında İzmir American Collegiate Institute & Felsefeciler Derneği'nin felsefi deneme yazma yarışmasında denemeleri; 2015 yılında ise Ali İsmail Korkmaz Eğitim Vakfı'nın Barış konulu şiir yarışmasında şiiri derecelendirilmiştir. Öğrenimine devam ettiği Bursa Teknik Üniversitesi'ndeki arkadaşları ile çıkardıkları GeceKondu Fanzin'in şiir editörlüğünü yapmaktadır. Leyli Sanat ailesiyle tanıştıktan sonra şiirleriyle var olmaya devam etmektedir.

Naylon Uçkur ve Patronun Fahri Konsolosluğu: Junior Çernobil | Sultan GÜLSÜN

– I – Kötüydü tarihimiz. Panayırda gerisin geriye benimle telaşlanırken şöyle bir Gevheri türküsüne dönseydi dilin.. Şeyhi ve şahı, cüzzamlı bir otoriteden indirirken oldu bu. Unuttuklarımız oldu. Hatırlamak istemediklerimiz. Isabella Rossellini, hadi ama durma öyle, bu kadrajdan dünyayı çıkaramayız sen de biliyorsun. Köprüleri bir yerden alıp bir yere kaldırıyorlardı. Üzerinden atlamak istemiyordum batıl döşeklerin. Anla beni. Kurgularımız küçülecek diye mi ...

Devamını Oku »

Frapan: İç/Birimize Bakıyoruz | Sultan GÜLSÜN

Greenwich’in bütün doğularına doğru (1+1+1+…) imgedeki silah ile gerçek silah arasındaki ayrımı yapamayacak düzeyde bir sekansa geçtiğimiz için suni savaştan bahsedebiliriz. Doğada bir araya gelen 1+1’ler ile kolektiflik modelize edilebilir ancak bu çoğulculuk dünyayı erişilebilir kılmaz. Kent yerleşimlerinde 5000-10000 kişi aralığını aşmış bütün büyük kümülasyonları düşünmenizi rica edeceğim. Seslerin yutulduğu konusunda hemfikir olabileceğimizi düşünüyorum. Günümüz için bile çıkarılmak istenen seslerin ...

Devamını Oku »

Axia Skalası | Sultan GÜLSÜN

“Küçük patron, Büyük savaş.” Axia skalası -benim non-lineer davranış sabitini bulma ölçeği olarak da manipüle edeceğim değer ölçeği- az sonra okumaya başlayacağınız metnin öngörü niteliğini oluşturmaktadır. Ekol gereği sormam gereken soru “insan problemi nedir?” olmalıydı elbette saptama yaparken. Tabii ben bir felsefeci olsaydım bu geçerlilik kazanacaktı. Ancak varlığın görünür dokulardan ezilmeden çekilebilmesi için gösterilecek hassasiyeti okurlarıma göstererek soracağım soru “insan ...

Devamını Oku »

Giz/il Bölge | Sultan GÜLSÜN

Burası kaynar süt kokusu, siyah dorselerde kente taşınan. Üzerine bütün olasılıkları konuşabiliriz. Bir yerin bir yere uzaklığı dünyayı kurtarabilir ivedilikle. Bir yerin sonraya uzaklığı savaşları bitirebilir oyun bahçelerinde. Günahlarını ehlileştirebilirsin bir yerden bir yere. Geceleri kasığı keten bütün hataların üzerini örtebilirsin. Burası hep köşeden dönülen o cadde. Hangimiz Gregor’un katili olmadık sabaha karşı bir işkembecide? Kas zırhının karşısında çerçevenin ağrısını ...

Devamını Oku »

Ödünç Alınan Parergon | Sultan GÜLSÜN

Gestalt efektinin ardında bir ordu. Anamorfoz müdahalesi gecikti diye yeryüzü bağır çağır. Devren satılık cenin. Henüz birincisini yazmadığımız perdenin ikincisini izliyoruz. Saydam bir defin törenine yürüyor kalabalık. Ardından celp gönderir gibi bahar. Travmatik binalar ve yara alanı büyüdükçe, vardiyalı buharlaşıyorlar. Yerleşmiş günah, kesinleşmemiş gelecek, yüzleşilecek kavşak, daha ne kadar dikilecek duvar var tapınaklara? Bir rüzgârgülü semptomudur Barthes. -Kazanan kaybediyor. Bedenin ...

Devamını Oku »

Ece Ayhan Yaşıyor | Sultan GÜLSÜN

Eklemlerinde dinledim, kuyu ezgilerini. Latincesiyle kuluçka dönemindeydi, bir ilah. Bir anonsla Core Of Nature dinletilsin ve bir anonsta “Ece Ayhan Yaşıyor” geçilsin. Yıllarca yaşadım, Sisifos ile. Bütün sularda çamur bileyledim, bütün ilahlardan önce inandırma ustalarına şapka indirdim. Bir kayacı yuvarlarken büsbütün sınırların gereksizliğini söyledim. Dünya belki güzel bir yerdi, üzerinden elektrik telleri silinince. Yılda 365 defa, eklemlerin büyüdü ve ezgilerin. ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up