Yazar: Utku KADIZ

Onlar Sizi Öldürmeden Önce Tanımanız Gereken 5 Slasher Film Karakteri | Utku KADIZ

Merhabalar. Bu yazımda sizlere korku filmi dünyasına dair tecrübelerime dayanarak ölmeden önce kesinlikle tanımanız gereken en iyi 5 korku filmi karakterinden bahsedeceğim. Bu listedeki karakterlerin sıralaması tabii ki kişiden kişiye değişecektir ancak tamamen karakterlere olan bakış açımdan yola çıkarak hazırladım. Eğer hâlâ bu karakterleri bilmiyorsanız, bir an önce filmlerini izlemeli ve onları tanımalısınız. Dilerseniz başlayalım.

5- CHUCKY (CHILD’S PLAY)

1988 yapımı “Child’s Play” filmi ile sinema dünyasına giriş yapan Chucky karakteri, katil bir oyuncak bebektir. Charles Lee Ray isimli bir seri katil, ölmeden önce Voodoo büyüsü ile ruhunu oyuncak bebeğin içine hapseder. Devam filmlerinde ise yoluna çıkan insanları öldürerek ve uygun insanları bulup onların bedenine girmeye ve bu yapay bedenden kurtulmaya çalışır. Kişiliğinde her türlü sapkınlık ve iğrençliği de görebileceğiniz Chucky, görünüşte tatlı olabilir ancak yaptıklarıyla sizi bir oyuncak bebekten fazlasıyla korkutacaktır.

4- VICTOR CROWLEY (HATCHET)

“Frozen” filminin yönetmeni Adam Green’in 2006 yılında başlatmış olduğu “Hatchet” serisiyle karşımıza çıkan Victor Crowley, babasının (Thomas Crowley) karısını bir hemşireyle aldatması sonucu dünyaya gelir. Thomas Crowley’nin asıl eşi (Shyann Crowley) ölmeden önce bu ilişkiyi lanetler. Bu ilişkiden meydana gelen Victor Crowley, fiziksel olarak hastalıklı doğar ve akli dengesi tam yerinde değildir. Ancak babasına karşı her zaman düşkündür. Cadılar Bayramı’nda üç gencin Crowley ailesinin evine fişek atmasıyla oluşan yangın sonucunda Victor, babası tarafından yanlışlıkla öldürülür. Crowley’nin sıkışmış ruhu bulunduğu yaşadığı bölgede her gece babasını arar ve o bölgedeki balıkçıları, tekne gezilerine gelenleri acımasızca öldürür. Serinin genel teması da bir grubun bu ormana gitmesi ve Victor Crowley’e karşı mücadele etmesi ile sınırlıdır. Güzel bir hikâyeye sahip olan Victor Crowley, sizlere serinin tüm filmlerinde bolca kan ve vahşet izletecektir.

3- FREDDY KRUEGER (A NIGHTMARE ON ELM STREET)

Dünyaca ünlü yönetmen Wes Craven tarafından yaratılan ve Robert Englund tarafından canlandırılan bu karakter, geçmişte 20’den fazla çocuğu kaçırır ve öldürür. Çocukların aileleri bu katile bir ceza vermek amacıyla toplanırlar ve onu kazan dairesinde ateşe verirler. Bunun sonucunda rüyalar alemine hapsolan karakterimiz çok daha öfkeli ve tehlikeli bir katil haline gelir. Seri boyunca birçok gencin rüyalarına musallat olur ve onlara zarar verir hatta öldürür. Verdiği zararlar da gerçek hayata yansır ve gençler artık uyuyamaz olur. 2010 yılında yeniden çekim filmde başka bir aktör tarafından canlandırılan Freddy’i, “Freddy vs. Jason” filminde listemizin ilerisinde göreceğiniz Jason Voorhees karakterine karşı mücadele ederken de görebilirsiniz.

2- MICHAEL MYERS (HALLOWEEN)

Cadılar Bayramı deyince aklımıza gelen ilk korku karakteri olan Michael Myers, slasher türündeki “Halloween” serisinin ana karakteridir. John Carpenter’in 1978 yılında yönettiği, serinin ilk filminde karşımıza çıkan bu karakter, küçük yaşta ablasını ve sevgilisini öldürür. Sonrasında da hastaneye yatırılır. 15 yıl sonra serbest kalır ve yıllar boyunca birçok insanı öldürür. Seri birkaç kez yeniden çekilmiş ve karakterimizin hikayesinde ufak tefek değişiklikler olmuştur. Karakterimizin hedeflerini iyi seçmesi ve hiç konuşmadan onları ustaca öldürmesi onu diğer katillerden her zaman farklı kılmıştır. 2018 yılında çıkan “Halloween” filmi ile serinin ilk filminin devamı getirilmiştir ve arada çıkan hiçbir filmle bağlantısı olmamıştır. Güzel bir sona bağlanan serinin bir devam filmi geleceği söyleniyor.

1- JASON VOORHEES (FRIDAY THE 13TH)

Victor Miller tarafından yaratılan bu karakter, 13. Cuma serisinin başkarakteridir. Kendisi psikopat bir seri katildir ve “Kristal Göl” adı verilen gölün çevresinde cinayetlerini işler. Oldukça iri ve uzun boylu olan Jason, küçükken bu gölde boğularak ölmüş ve lanetlenmiştir. Annesini çok sevmektedir ve onun üzücü ölümünden sonra cinayetlere başlamıştır. Kafasındaki ikonikleşmiş hokey maskesini serinin üçüncü filminden sonra takmaya başlar ve öncesinde yüzü pek görünmez. Bulunduğu bölgeye kampa gelen herkesi tek tek öldürür ve kendini çok iyi bir şekilde saklar. Kurbanlarını öldürürken herhangi bir ayrım yapmaz. Ayrıca çizgi romanlarda “Leatherface” ile karşı karşıya gelmiştir. Beyazperdede de onu ezeli rakibi Freddy ile aynı evrende izleyebilirsiniz.

Sizler için listelemiş olduğum 5 karakter bu şekilde. Umarım güzel bir şekilde anlatabilmişimdir. Hikayesini ve filmlerini en beğendiğiniz karakterleri yorumlarda belirtmeyi unutmayın. Okuduğunuz ve zaman ayırdığınız için teşekkürler. Sanatla kalın.

Utku KADIZ

utkukadiz02@gmail.com

Gif, Gif y muchos mas Gif de terror. | Imagenes de terror, Gif, Chuky

Karanlığın Getirdiği Korku: REC | Utku KADIZ

Filmimiz “REC”, İspanya’da bir televizyon programı muhabiri Angela Vidal’in kameraman arkadaşı ile itfaiye merkezine konuk olması ve orada bir geceyi kayda almasıyla başlar. Muhabirimiz ve kameraman arkadaşımız bu süreç içerisinde itfaiyeciler ile röportaj yapar, binadaki bazı yerleri tanıtır ve çalışan kişilerin eğlencelerine dahil olur. Gecenin devamında ise merkeze bir ihbar gelir ve hep beraber ihbarın verildiği apartmana doğru giderler. Apartmanda garip seslerin duyulduğu ve bazı anormalliklerin olduğu söylenir. Bunların sebebinin ise bir virüs olduğu bilinmektedir. Ekibimiz apartmanın içerisine girdikten sonra ise filmin temposu tamamen değişir.

2007 yılında vizyona giren İspanya yapımı bu filmin genel olarak tek bir binanın içerisinde geçmesi, bize resmen kapalı bir alanın içinde sıkışmışlık hissini veriyor ve filmdeki karakterler gibi o çaresizliği yaşattırıyor. Filmi tek bir kameradan izlememiz ise tamamen filmin vermiş oldukları ile yetinmemize sebep oluyor. Yani kameraman ne görüyorsa biz de onu görüyoruz ve o miktarda korkuyoruz. Aynı şekilde film içerisinde kayıt alınmasını zorlaştıran bazı unsurlar da bizi aynı derecede rahatsız ediyor. Muhabirimiz Angela ve kameraman Pablo arasındaki diyaloglar ise genelde “Burayı da çek, asla kamerayı kapatma!” şeklinde geçiyor. Angela bunları demese bile kameramanımızın çekeceği zaten belli. Filmde seçilen apartman bu tarz bir proje için biçilmiş kaftan desek yeridir. Yanındaki apartmanların arasında sıkışıp kalması ve virüsün sadece bu apartmanda olması ise bir kez daha kapalı alanda sıkışıklık hissini tattırıyor. Apartman sakinleri ise bize tekrardan yalnız olmadığımız hissini, o kalabalık ortam havasını fazlasıyla veriyor.

Filmin korku kısmına gelecek olursak, olayların büyük bir kısmının karanlık ve düşük ışıkta geçmesi korkutma unsuru olarak zaten büyük bir etken. Belli başlı zaman aralıklarıyla gördüğümüz virüslü insanlar ise bir anda karşımıza çıkıyor ve kameramanın kadrajından gördüğümüz için ekstra korkunç bir hale geliyor. Virüslü insanların yüz tasarımları ve makyajları da oldukça başarılı yapılmış. Aynı şekilde virüslü hale gelen bu insanların çıkarttıkları sesler ise psikolojik olarak oldukça etkili. Bizi aşırı derecede rahatsız ediyor ve tabii ki bunlar diğer karakterlerin de sesleriyle birleşince toplu bir korku cümbüşü ortaya çıkıyor. Filmin ilerisinde hikâyeye dahil olan şeytani etkenler ise korkunun miktarını arttırıyor ve filme farklı bir açıdan yaklaşmamızı sağlıyor.

Filmin son sahneleri bize efekt olmadan ne kadar iyi korku yaratılabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Öncesine kadar parça parça yaşanılan gerilim, son sahnede nefesleri tutturuyor ve izleyiciyi yerinden kıpırdatmıyor. Bu açıdan filmin öncesinden çok etkilenmeyenler için de etkileyici bir sona bağlanılıyor ve biraz da olsa düşünceleri iyiye yöneltiyor.

Aynı ortam ve aynı olay üzerinden anlatılan devam filmi ise ilk filmdeki tedirginliği, gerilimi olduğu yerden devam ettiriyor ve korkuyu tekrardan iliklerimize kadar hissettiriyor.  Sonrasında gelen diğer “REC” filmleri, ilk iki film kadar bağlantılı olmuyor ve ister istemez bizi bu filmlerin o etkileyici havasından koparıyor.

Diğer korku filmlerine bakınca az bütçeyle yapılmış ancak kendince güzel şeyler başarmış bu ilk film, size korku ve gerilim dolu dakikalar yaşatacak düzeyde. Eğer hala izlemediyseniz “REC” filmi sizlere tavsiyemdir.

Utku KADIZ

utkukadiz02@gmail.com

Corona Günlerine Özel 10 Netflix Dizi Önerisi | Utku KADIZ

Merhabalar, ben Utku Kadız. Ülkemizde de uzun bir sürecin ardından görülmeye başlayan Corona virüsten dolayı malum hepimiz evlerimizdeyiz. Ben de bunun üzerine Netflix’de bulup izleyebileceğiniz birbirinden farklı 10 tane dizi önerisinde bulunmak istedim. Dilerseniz başlayalım.

1) The End Of The F***ing World (IMDB: 8.1)

İlk sezonu 2017 yılında yayınlanmaya başlayan bu gençlik dizisinde, Alyssa ve James adındaki karakterlerimiz psikopat ergen kişiliklere sahip ve dizi boyunca yaşamış oldukları çılgınlıklara, maceralara ve romantik dakikalara tanık oluyoruz. Evde bulunduğumuz bu süre zarfında keyifle izlenebilecek bir dizi olduğunu düşünüyorum.

2) After Life (IMDB: 8.4)

Başrolünde Ricky Gervais’in bulunduğu bu dizide Tony karakterimiz bir gazetecidir ve canından çok sevdiği eşini kaybeder. Geriye bu mutlu evlilikten kalan şeyler de bir ev ve köpektir. Karakterimiz yaşadığı sancılı süreçlerden dolayı tamamen hayata küsüyor ve etrafındaki herkese aslında haklı bir şekilde sitem ediyor, sözlü çatışmalara giriyor. Tek solukta izlenebilecek, kaliteli bir yapım. Bu süreçte bu diziyi de mutlaka izlemelisiniz.

3) Love, Death + Robots (IMDB: 8.6)

2019 yılında yayınlanmaya başlanan bu antropoloji dizisinde bilim kurgu, animasyon, korku-gerilim gibi içeriğe sahip birçok bölüm bulunuyor ve hepsi birbirinden farklı bir konuyu ele alıyor. Serinin tamamını izlemeseniz bile içerisinde en azından bu süreçte mutlaka izlemeniz gereken bölümlerin olduğunu düşünüyorum. Bu bölümlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

– Sonnie’s Edge

– The Witness

– Beyond The Aquila Rift

– Zima Blue

– The Secret War

4) Bodyguard (IMDB: 8.2)

Richard Madden gibi başarılı bir oyuncunun başrolünde bulunduğu bu dizide David karakterimiz bir politikacıyı korumakla görevlendiriliyor. Daha sonrasında bu politikacı yani Julia Montague ile arasında birtakım yakınlaşmalar oluyor. Tabi doğal olarak ailesiyle de birtakım sorunlar yaşıyor. Birçok politik olaya ve aksiyona tanık olduğumuz bu diziyi sizlere önerebilirim. Tek sezon olması da tek solukta bitirmeniz açısından önemli bir etken.

5) Santa Clarita Diet (IMDB: 7.8)

Drew Barrymore ve Timothy Olyphant gibi önemli isimleri bulunduran bu dizide iki ana karakterimiz evli bir çift ve Los Angeles’taki kasabalarında mutlu bir şekilde emlakçılık yapıyor. Ancak bu mutlu süreçler bir süre sonra Drew Barrymore yani Sheila karakterimizin nadir görülen, garip bir hastalığa yakalanmasıyla son buluyor. Karakterimiz artık sürekli etle beslenen, acı çekmeyen bir hale bürünüyor. Sonrasında da ailemizin başına birçok olay geliyor ve bunlar güldürü unsurlarıyla beraber güzel bir şekilde sunuluyor. Bu eğlenceli komedi dizisini sizlere gönül rahatlığıyla önerebilirim. İzlerken eğlenip kahkahalara boğulacağınız, boğulurken de biraz midenizin bulanabileceği bu yapım evde bulunduğumuz süreçte ilaç gibi gelecektir.

6) You Me Her (IMDB: 7.1)

Bu dizimizde evli bir çiftimiz bulunuyor ve evlilikleri konusunda yolunda gitmeyen bazı şeyler ortaya çıkıyor. Hayatlarına giren eskort sayesinde bazı şeyleri tekrar düzene sokan bu çiftimiz artık çift olmaktan çıkıyor ve bu eskortu hayatlarına katarak 3 kişilik bir aile oluveriyor. Dizinin 4 sezonluk sürecinde birçok kez çalkantılar ve görüş ayrılıkları oraya çıkıyor ancak olaylar yine de güzel bir şekilde ilerliyor. Eğer ilginizi çekerse kısa sürede bu diziyi bitirebilirsiniz.

7) The Umbrella Academy (IMDB: 8.0)

2019 yılında yayınlanmaya başlanan bu çizgi roman uyarlaması dizide, bir adam tek bir gün içerisinde doğan bebeklerden 7 tanesini evlatlık edinip onları “Şemsiye Akademisi” olarak isimlendirdiği yerde büyütüyor ve bu çocuklar bazı özel güçlere sahip oluyor. Kendilerine yeni hayatlar kuran bu çocuklar, bir süre sonra tekrar bir araya gelmeye başlıyor. Bundan sonra da asıl olaylar başlıyor. Dizi boyunca birçok aksiyon sahnesine tanık oluyoruz ve bu sahnelerde de görsel kalite oldukça iyi. Aynı şekilde müzik seçimleri de oldukça başarılı. Konusunun ilginizi çekebileceği bu dizi sıkıcı zamanlarınız için sizleri mutlu edecektir.

8) You (IMDB: 7.8)

 

you netflix ile ilgili görsel sonucu

Bu dizide ana karakterimiz Joe bir kitap dükkânı işletiyor ve bir gün dükkanına gelen Beck’e âşık oluyor. Beck’e olan aşkını belli etmek ve onunla sevgili olmak için elinden geleni yapan Joe, bir süre sonra takıntılı davranışlarını belli etmeye başlıyor. Bunu Beck’in kız arkadaşı fark ediyor. Ancak değişen pek bir şey olmuyor. Joe bir süre sonra artık Beck’in erkek arkadaşı oluyor ancak iyice kendini kaybediyor. Bunun sonucunda da dizinin gerilim kısımları başlıyor. İzledikçe daha çok izleten bu Netflix yapımını mutlaka izlemelisiniz.

9) Scream (IMDB: 7.2)

Listeye ekleyip eklememe konusunda çok düşündüğüm ancak devamını merak ettiren, sürekli bir katil kim havası içerisinde cinayetleri çözen ve çözdüren bir yapım olduğu için listeye ekleme kararı aldım. Wes Craven’ın kült hale gelen “Scream” serisinin dizi uyarlaması olan bu yapımda başta Emma adlı ana karakterimiz ile birlikte bir grup arkadaş ortamımız bulunuyor ve o klasik filmlerdeki gibi maskeli katilimiz ortaya çıkıyor. Gruptan belli başlı kişilerin öldürülmesiyle olayların başladığı bu dizi sürekli bize maskeli katilin kim olduğunu düşündürüyor ve şaşırtıyor. Üçüncü sezonu önceki sezonlardan bağımsız olduğu için ilk iki sezonu baz alarak anlattığım bu diziyi sizlere bu sıkıcı zamanlar için öneriyorum.

10) I’m Not Okey with This (IMDB: 7.7)

Listenin son dizisi olan bu dizide bir kasabada annesi ve erkek kardeşiyle yaşamakta olan Sydney karakterimiz aslında hiç farkında olmadığı şekilde süper güçlere sahip oluyor. Yaşadığı olaylar sonucunda süper güçlerini keşfetmeye başlayan karakterimiz aynı süre zarfında ondan hoşlanan Stanley ve en yakın arkadaşı olan Dina ile de uğraşır hale geliyor. Komedi olarak geçen ancak biraz da olsa psikolojik gerilim de bulunduran bu dizide sonlara doğru bir “Carrie” havası da bulunuyor. İzledikten sonra bu havayı sizde alacaksınız diye umuyorum. Bu eğlenceli ve kaliteli mini diziyi sizlere öneriyor ve kaliteli vakitler diliyorum.

Evde kaldığımız bu zamanlar için sizlere önerdiğim Netflix dizileri bu şekilde. Zamanınızı ayırıp buraya kadar gelerek yazımı okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim. Bir başka içerikte görüşmek üzere, sağlıkla kalın.

Utku KADIZ

utkukadiz02@gmail.com