Anasayfa » DENEME » Aklın Coğrafi Serüveni | Kâmuran TÜRKAN

Aklın Coğrafi Serüveni | Kâmuran TÜRKAN

İnsan IQ’sunun farklı coğrafyalarda değişkenlik göstermesinin sebepleri neler olabilir? Çağımız, insanları gerçekten de bir kapana mı alıyor, yoksa insan zekâsına istediği şekli verip bir kişilik oluşturma yolunda önlerine inorganik engeller mi koyuyor? Sanırım birçoğumuzun aklına takılan sorular bunlar.

İnsan IQ’sunun 1970’lerden günümüze gittikçe azaldığını söyleyen araştırmalar var. Bu konuyu sahiden düşünmeye başladım, hemen hemen her gün ağzımızdan düşmeyen “insanlığın durmadan gelişmesi ve ilerlemesi”, içi boş birer laftan mı ibaret? İlkel diye adlandırdığımız ve modern insandan daha az gelişkin diye nitelediğimiz insanlar bizden daha mı zeki yoksa? IQ’nun duygusal zekâyla da bir alâkası var mı gerçekten? IQ’muzun katsayıları arttıkça duygularımızdan kopup canavarlaşıyor muyuz? Hayır, olamaz! “Aborjinler yapay zekâ tasarlayan modern insandan daha zeki olmamalı/olamaz” gibi benzer sorularla kendi kendime söylenip durdum.

Son yıllarda bu konuyla alâkalı yapılan araştırmaların sayısı bir hayli çoğalmış durumda. Geçmiş çağlardan modern zamanlara gidildikçe insan IQ’sunun da yükseldiğini açıklayan araştırma sonuçlarının yanı sıra, azaldığını ifade edenlerin görüşleri de mevcut. Bense sağlamış olduğum bilgi sentezlemem ile her şeyin kendi kökeninde saklanmış olduğuna inanıyorum. Bölgeler arasındaki gelişmişlik düzeyinin, IQ seviyesine etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu konuyu konjonktürel günümüzde keza farkında olmasak da çok bariz bir şekilde yaşıyoruz.

Örnek verecek olursak, karşımızda Sokrates’in “Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez.” felsefesiyle bir Atina medeniyeti anlayışı var; bir de kapalı toplumlarda “amaaaaan, sorgulama” anlayışı vardır. Elbette ki bu iki anlayış arasında her anlamda (yönetimsel, kültür, sanat, eğitim vb.) farklılıkların olması kaçınılmazdır.

Ve bu farklılıklardan oluşan insanlık, elde ettiği gelişmiş teknolojiyle salgın hastalıklar ve benzeri afetlerden kendini korumayı başarıyor; fakat bir diğer yandan nükleer silah üretip siber saldırı planlayan, savaş çığırtkanlığı yapıp duygusuz bir tekno-robot olma yolunda ilerliyor. Nasıl oluyor da bir yandan hem yaşamayı hem ölümü savunuyorlar, bu büyük bir tezatlık. Bu durum tamamen o bölge içindeki yönetimin ve yaşam koşullarının ayrılmaz bir parçasıdır.

Gelin hep birlikte bu insanlık serüveninin bölgesel farklılıklarını aşağıdaki yapmış olduğum araştırmada örneklerle birlikte inceleyelim.

Darwin ve onun Evrim Teorisi’ni takip eden bilim insanları, ilk insanın atalarının Afrika’da ortaya çıktığını söyler. Tabii bu atalarımız dünyanın diğer kıtalarına yayılır ve evrimsel farklılaşmanın nedenleri böylece ortaya çıkar. Evrimsel sürecin en başından, modern insanın atası olan Homo Sapiens’ e, yani “düşündüğünün üstüne düşünebilen insanın” tarih sahnesine çıkışına kadar insan beyni sürekli bir büyüme eğiliminde olmuştur, tabii bu analitik zekânın gelişmesi anlamına da gelir. Afrika kıtasından farklı coğrafyalara yayılan türler, farklı evrimleşmeler sağlamıştır. Örneğin, Homo Neandertal Avrasya’nın batısında başarılı bir şekilde gelişmiş ve Buz Devri’nin değişken döngülerini atlatmayı başarmıştır. Fosiller üzerinde yapılan çalışmalarda, parmaklarının oldukça kalın olduğu tespit edilmiş ve topluluk halinde yaşadıkları ortaya konmuştur. Hasta ve yaralılara baktıkları, ölülerini gömdükleri düşünülmektedir fakat modern insan kadar ince el işlerini yapamadıkları bilinen bir gerçektir.

Homo Sapiens Latincede “akıllı bilge” anlamına gelir, Afrika’nın farklı bölgelerinde evrimleşmiş ve el becerisi konusunda oldukça gelişmiş bir türdür. Çevreye uyum sağlama, farklı deri rengi, burun yapısı ve kafa şekli gibi dış özellikleri ve denizden yükseğe çıktıkça daha verimli nefes alma gibi iç özellikler görülür. Homo Habilis “alet yapan insan” ise, özellikle avlanma için alet yapma yeteneğini geliştirmiştir. Homo Habilis muhtemelen Doğu ve Güney Afrika’da yaşamıştır.

Sadece üç Homo cinsinden örnek vererek konuya açıklık getirmek istedim. Yazıldığı gibi aynı cinsin değişik coğrafyalarda farklı değişkenlikler gösterdiğini görüyoruz. Dünyamızın şu anki yapısına baktığımızda, keza çok farklı bölgeler arasındaki gelişmişliği ya da geri kalmışlığı açık bir şekilde görmekteyiz. Kaliforniya’daki Silikon Vadisi internet ve teknoloji sektörünü oluşturup dünyanın yönünü değiştirirken, Londralı Alan Mathison Turing “bilgisayarlar bizim gibi düşünebilir mi?” sorusunu sorarak yapay zekânın temellerini atarken, aynı dönemde yaşayan Orta Doğu insanı da mezhepçilik savaşlarıyla kafa yormaktadır.

Kâmuran TÜRKAN

cetinturkan91@gmail.com

8 yorum

  1. Çok güzel bir yazı gerçekten.

    • Bir taraftan Teknolojik sıçramaların Yaşandığı, öbür taraftan “ilkel” diye tabir ettiğimiz insan topluluklarının bile kalkışmadığı absürt şeyler uğruna savaşım verildiği bu fetret devrinin çocukları olarak bu şekil bir kafa yürütüp sorgulama ve bilgi peşinde koşma eğilimi gösterip insanların kafasında bilişsel eğilim oluşturucu yazılar görmek mutluluk verici,
      Yazının devamını bekliyor olacağım, Emeğine sağlık

      • Süleyman Veysel

        Geçmiş zaman ve şimdiki yaşam karşılaştırması gayet güzel yazılmış. Giyim kuşam, yemek kültürü, konuşma kültürü olarak ve daha diğer kavramlar… Ya geçmişe dönüyoruz ya da yok edip başka bir yaşam tarzı buluyoruz. Bazen coğrafya kaderdir diye düşünüyor bazen de cahil olma olur mu öyle şey böyle düşülmesi bile güç olan devrimsel olayları yapan insanlar için coğrafya kaderdir cümlesi sadece bir cümle olarak düşünülmüş. Emeğine sağlık. Devamı gelmesi dileğiyle.

      • Metin başlı başına özel bir anlatım olmuş. Ancak daha uzun ve geniş bekledim yazıyı. İnsanlık serüvenini örneklerle açıklarken kısa tutulması bir boşluk oluşturdu kafamda. Ayrıntılı bilgiler insan serüvenini açıklayıcı kısımlar olsaydı sanırım örnekler daha oturaklı olacaktı. Kalemine sağlık 👏

      • Teşekkür ederim kıymetli dostum yorumların ve beni mutlu etti.

    • Çok teşekkür ederim.

  2. Öncelikle zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim belirtmiş olduğunuz kısımlar konusunda kısmen hak veriyorum örnekler konusunun yeterli ve anlaşılır olduğunu düşündüm lakin daha acabilirdim teşekürler.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up