Anasayfa » DENEME » Bugün ve Yarın: Uyku Hali | Ufuk KADIZ

Bugün ve Yarın: Uyku Hali | Ufuk KADIZ

10 Ekim 2016.

İlk yazım. Kafamdan öyle düşünceler geçiyor ki… Söylemek isteyip de yutkunduğum, yazarak rahatlayacağıma inandığım sonsuz kelime küme halinde dönüyor etrafımda.

Ne yazarsam mutlu ederim sizi? Ne yazarsam güzel vedalaşırız? Ne yazarsam içiniz rahat, kafanızda soru kalmadan geçip gidersiniz sayfamdan?

Bu cümleleri karanlık saatlerde döküyorum, yazmaya en elverişli olanlarından. Gündüzleri gezer, tozar, günlük işlerimizi halleder; geceleri düşünülmeye fırsat bulamayan birikmiş sıkıntılarımızla karşılaşırız en dip köşemizde.

Yatağa girer girmez uyuyabilen insanları hep kıskanmışımdır. Nasıl uyurlar hemencecik? Uykum yoksa, döner dururum saatlerce. Sabah erken kalkmam gerekir halbuki. Yorgunsam, vücut ağrısından uyku girmez gözüme. Ya düşünüyorsam? Düşünüyorsam, sıkıntı büyük.

Fazla düşünürüm ben: güneşi, ayı, varlığı, yokluğu, derdi tasayı. Ne varsa… Bana ne! Bundan gerçekten bana ne! Düşünen düşünmüş yeterince, bana ne oluyor, diyor iç sesim. Yine rahatlamıyorum.

Dünyanın sıkıntısı bana kalmış sanki. Neden gecenin bir vakti beni bulursunuz ki? Milyarlarca insan var, beni rahat bırakın biraz. Huzurla uyuyayım. Huzurla uyuyayım ki yorulmuş bedenim, meşgul beynim dinlensin güzelce.

Uyurum, elbet uyurum. Farkında bile olmadan dalar giderim. Huzurmuş, rahatlıkmış hepsini bir tarafa bırakırım. Annem ne söylerdi bilir misiniz, uyurken korkuyor gibi göründüğümü, garip sesler çıkararak yardım istediğimi. Üstelik gözümden yaş da gelirmiş. Annemden ayrı başka bir evdeyim şimdi, uyurken beni izleyen birisi yok anlayacağınız. Halen böyle miyim, en ufak bir fikrim yok.

Bunları duyduktan sonra uykuya direndim. Yaz boyunca sabahlara kadar gezdim, kitabımı okudum, filmimi izledim. Düşünmemek için direndim. Çözüm bulamadığım bir sürü şeyi masaya yatırdım. Masa da masaymış ha, misali. Onlar inmek binmediler masadan. Bende masanın iki bacağını söktüm yerinden, yokuştan yuvarlanır gibi çekildiler masamdan. Yok edemedim, bir yerlerde gezinip duruyorlar şimdi.

Uyudum güç bela. Uyandım, yeni bir gün dedim. Gözler yarı kapalı, yarı açık. Dünya bir var, bir yok. Açtım gözlerimi. Sürpriz! Sürpriz değil mi, her günün peşine eklenen başka bir gün.

Hep uyumak istedim. Neden biliyor musunuz? Gün belki iyi bitmedi ama yeni günün ne olacağı belli olmaz. Yaşanmamış, çizilmemiş bir günün ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu öğretti bu gece uyutmayanlar. Sonsuzluğun içinde bir kesitte yaşasak da, uyuyup uyanmaya değerdi bence.

Ufuk KADIZ

ufukadiz@gmail.com

Ufuk KADIZ

3 yorum

  1. Bence de uyuyup uyanmaya değer. İçini döktüğün bir güzel metin için duygularına sağlık. 💜👏👏👏

  2. Tunahan çetin

    Bazen konusmak istedigin onkadar sey olur önyargılı olursun susarsin ama biri çıkarsın icini dışına atar. Tebrik ederim sonu gelsin istemedigim bir ic dökme olmus…

  3. Sen hep içini dök olur mu 😊uyurken döktüğün
    göz yaşlarını dizelerine dök ki
    İçimizdekilere ayna tutar ol,
    Ben daimi sözlerle edebiyat yapmak istemiyorum daha, bu güzel yazıya.
    Güzel kalbin,yüreğin daim olsun.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up