Anasayfa » İNCELEME » Geçmişe ve Kendine Yolculuğun Mümkünlüğü Üzerine Bir Roman: Ölmeye Yatmak | Neslihan DEMİRHAN

Geçmişe ve Kendine Yolculuğun Mümkünlüğü Üzerine Bir Roman: Ölmeye Yatmak | Neslihan DEMİRHAN

Kımıldamadan yatıyorum. Hücrelerimin direnmekten cayıp ölüme geçmesini bekliyorum.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu tarafından 1973 yılında yazılmış roman türünde bir eserdir. Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı olan Ölmeye Yatmak’ı, 1979 yılında yayınlanan Bir Düğün Gecesi ve 1991 yılında yayınlanan Hayır romanları takip etmiştir.

Ölmeye Yatmak, kendisini ve hayatını sorgulayan Profesör Aysel’in ölmek için bir otel odasına yatmaya gitmesiyle başlar. Otel odasında bulunduğu bir buçuk saatlik zaman diliminde geçen roman, bize hatırlanan anılar sayesinde Aysel’in ve Türkiye’nin geçmişine dair pek çok bilgi verir. Geniş şahıs kadrosu sayesinde farklı dünya görüşlerine sahip insanları ve bu insanların inançları uğruna neler yaptıklarını, Türkiye’nin seyrine ne yönde etki ettiklerini görmüş oluruz. Cumhuriyet’in ilk yıllarında çocukluklarını yaşayan, Atatürk devrimleriyle büyüyen Aysel ve yaşıtları zaman içinde değişime uğrar. Fikir ayrılıkları ile farklı oluşumlara dahil olan Aysel’in kuşağı; İkinci Dünya Savaşı’na, ekonomik çalkantılara, kadın-erkek ilişkilerine, sevgi-saygı anlayışına ve daha pek çok şeye şahit olan, kültürel ikilemle büyüyen, büyümeye çalışan ve nihayetinde bocalayan bir nesildir. Aysel’in bir otel odasına, ölmeye yatmaya gidişi de bundandır.

Aysel’in resmi bir bayramda sergilenecek müsamere için yapılan hazırlıkları anımsaması ile romanın ilk geriye dönüşü yaşanır. İlkokul yıllarına uzandığımız bu bölümde Aysel’in okul arkadaşlarına, çocukların birbirlerine bakış açılarına, kimin üstün olduğuna baba mesleklerine bakarak karar vermelerine, dönemin put ve değerlerine dair bilgi ediniriz. Rejime sadık, ülkücü ve idealist öğretmen Dündar’ın da bulunduğu bu bölümde ve devamında öğretmenin çocuklar üzerindeki etkisini, gelecek hayatlarına nasıl yön verdiğini, Aysel’in ve diğer çocukların okuması için nasıl uğraştığını okuruz. Okul için olumlu bakışa sahip olmayan pek çok ailenin yanında, okuması istenen dönemin “seçkin” meslek sahiplerinin çocukları bir arada büyür bu okulda. Ortaokul ve lise çağlarında birbirlerinden ayrılan karakterler yine de romanda anlatılır. Bu şekilde, okul çıkışlarında yahut ortak arkadaşlar vesilesiyle birbirlerinden haberdar oldukları bir döneme geçiş yapmış oluruz.

Okul ve gençlik çağlarına dair anıları okurken Aysel’in garip bir çekimle hem sinir olduğu hem de merak ettiği ve ilgilendiği bir karakter olarak ismini sık duyduklarımızdan biri de Aydın’dır. Aysel’e göre daha kültürlü bir ailenin çocuğu olarak büyüyen, yurt dışında eğitim alan Aydın, Aysel’i hem küçümser hem de onunla konuşmadan edemez. Daha sonra itiraf edeceği üzere Aydın, Aysel’den hoşlanmakta ve onunla birlikte olmak istemektedir. Bir ilerleme kaydedemeyen Aydın’a karşılık Aysel’in evlendiği adam olan Ömer’e dair pek bir bilgiye yer verilmez. Ömer de Aysel gibi profesör olmuş, çevresi tarafından saygı gören kültürlü bir adamdır. Aysel ile mutlu bir evlilikleri vardır. Fakat Aysel’in yakın geçmişte bir öğrencisi ile Ömer’i aldatmasıyla romanın ana sorununu öğrenmiş oluruz. Aysel, her şey yolunda ve güzelken neden böyle bir şey yaptığını anlayamaz. Kendini, evliliğini ve en nihayetinde geçmişine kadar giderek bütün hayatını sorgulamaya başlar. Geriye dönüş tekniğiyle okuduğumuz anıların yanında Aysel’in otel odasında iç konuşmalarıyla da içinde bulunduğu durumu ve düşünce şeklini anlama fırsatı buluruz. “… nasıl asacaktık kendimizi çelişkilerin ipiyle?” sorgusuyla kendisini karşı karşıya bıraktığı sorulara cevap veremez yahut bulduğu cevaplardan tatmin olmaz. Türlü zorluklarla okuduğu ve sonuna kadar çalışarak elde ettiği bugünkü unvanına bakar ve Edip Cansever’in Tragedyalar IV’te “Nedir bu durumda insanın anlamı?” sorgusu gibi Aysel de kendine bakar ve “Ee, ne oldu şimdi?” der tabiri caizse.

Roman, cumhuriyetin ilk yıllarından 1970’lere kadar olan zamanı kapsar. Bu geniş zaman diliminde yalnız Aysel’in ve hayatında bulunan kişilerin geçmişini okumakla kalmayız; aynı zamanda okuyucunun önüne Türkiye’nin siyasi, sosyal ve kültürel gelişimine dair geniş bir harita serilmiş durumdadır. Cumhuriyetin ilanıyla başlayan köklü değişimler ve buna ayak uydurmakta zorlanan aileler yeniliğe direnirken, bu ailelerin çocukları eski ile yeni arasında kalır. Okulda yeniyi öğrenip, evde eskiye maruz kalırken kendi doğrularını bulma yolunda ilerleyen, kimlik bunalımlarıyla gençliklerini geçiren bir nesil çıkar ortaya. Sonunda öyle ya da böyle bir gelecek inşa etmiş, meslek sahibi olmuş ve hayatını oturtmuştur hepsi. Fakat aldatma gibi evlilikle ilgili bir sorun, Aysel’in tüm hayatını sorgulamasına yetmiştir. Üstelik otel odasında yaptığı hesapla, hamile olduğuna kanaat getirmiştir. Öğrencisinden de olsa bu çocuğu dünyaya getirmeye karar vermiştir. Romanın sonunda ise Aysel, “Ama artık kalkamam. Ölmeye yattım.” dediği yataktan kalkmış, otelden ayrılmıştır.

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

Neslihan DEMİRHAN

Neslihan Demirhan 27 Eylül 1995 tarihinde İstanbul'un Üsküdar semtinde doğmuştur. Lisede Radyo Televizyon bölümü Grafik Animasyon alt dalında aldığı eğitimin ardından Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Öğrenmeyi ömür boyu sürdürmek istemesiyle birlikte Anadolu Üniversitesi'nde Felsefe öğrenimine başlamıştır. Çeşitli okullarda öğretmenlik yapmakla birlikte boş vakitlerinde okumayı, gezmeyi ve keşfetmeyi tercih etmektedir. Ney üflemekle birlikte bağlama ve erbane gibi farklı enstürmanlarla da ilgilenmektedir.İşaret Dili ve Farsça eğitimi alan Neslihan, pek çok konuda kendini geliştirmeye devam etmektle birlikte sanatın yaşamındaki önemini hissetmiş ve izini sürmeye devam etmektedir.
Neslihan DEMİRHAN

4 yorum

  1. Canım Neslihan çok tebrik ederim seni. Okuduklarını gördüklerini hissettiklerini bizlere ulaştırdığın için teşekkür ederim. Bu kitabı okuduktan sonra metnine yeniden dönüp anlattıklarının keyfini süreceğim. Kutlarım.

    • Neslihan Demirhan

      Ayşeciğim, asıl ben teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğun ve düşüncelerini paylaştığın için.

  2. Adalet Ağaoğlu okumadım hiç. Bu kalemi de hiç tanımadım doğal olarak. Sadece lise yıllarında ezbere bildiğimiz eserlerden biriydi: Ölmeye Yatmak. Romani öyle bir ele almışsın ki Ağaoğlu’nun kalemini daha önce okumadığım için bir aciziyet duygusu belirdi bende. Merakla doldum. Mutlaka okumalıyım dedim içimden. Var olsun güçlü kalemin🙏

    • Neslihan Demirhan

      Geç kalmış sayılmazsın Sipan, en yakın zamanda kitabı edinip okumanı dilerim. Vakit ayırıp yazıyı okuduğun için teşekkür ederim, var ol 🙏🏻

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up