Bir İstanbul Rotası 7: Siyah Beyaz Takımın Gri Kenti | Neslihan DEMİRHAN

Bir İstanbul Rotası 7: Beşiktaş Görünüm

Bir İstanbul Rotası 7: Siyah Beyaz Takımın Gri Kenti | Neslihan DEMİRHAN

Bir İstanbul Rotası 7: Beşiktaş Görünüm

Bir İstanbul Rotası 7: Siyah Beyaz Takımın Gri Kenti

Bir Beşiktaş sevdalısı olarak bu rotayı neden bu kadar geç yazdığımı bilmiyorum. Affınıza sığınarak sizi hemen yola düşürmek isterim.

Beşiktaş, Avrupa yakasının her daim canlı olan denize nazır bir semti. Hem bu sebepten hem de Beşiktaş’a yağmuru ve soğuğu yakıştırdığımdan sizlerin de bir sonbahar ya da kış ayında bu rotayı izlemesini öneririm.

Sınırları içinde pek çok müzeyi barındırması, bizim bu geziyi dolu dolu geçirmemizi sağlayacak. Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’ni başlangıç noktası kabul ederek başlayalım. (Eğer sabah erken başlanan bir rota olacaksa Kahvaltıcılar Sokağı olarak bilinen Çelebi Oğlu Sokak’ı ilk durak olarak düşünebilirsiniz.)

Bir İstanbul Rotası 7: Beşiktaş Kartal Heykeli

Kahvaltısını evde ya da vapur keyfi sürerek yapanlar için ise bizi karşılayan ilk müze, Deniz Müzesi oluyor. Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi donanmalarına dair bilgilendirme metinlerinin yanı sıra gemi modelleri, tablolar, seyir aletleri, silahlar, sancaklar, üniformalar, madalyalar, yayınlar, belgeler, çanlarla çeşitlendirilmiş bir sergi bulunuyor. Geçmişten günümüze bahriye kıyafetleri, farklı dalgıç malzemeleri ve daha başka ilgili eşyalar da sergiye dahil. Aganta Burina Burinata’daki Mahmut gibi denizcilikle ilgili kimselerin kesinlikle gitmesi gereken bir müze olduğunu söylemeliyim.

Sıradaki müze, Osmanlı Devleti’inde tahta çıkmaya aday olanların konakladığı Veliaht Dairesi’nin bir bölümünün restorasyonu sonucu açılmış olan Resim Müzesi. Müzenin girişteki salonunda Dolmabahçe Sarayı’nı yaptıran Sultan Abdülmecit’in ve Veliaht Dairesi’ni tahsis ettiği kardeşi Abdülaziz’in portreleri yer alıyor. Yerli ve yabancı pek çok ressama ait İstanbul tabloları da müzenin diğer odalarında sergileniyor. Müzenin en ihtişamlı odası olan Merasim Salonu ise Rus ressam Ayvazovski eserlerine ayrılmış. Bir tabloya uzun uzun bakıp hiç sıkılmayanlar için bu müze tam bir cennet.

Gittiğimiz Kabataş istikametindeki göreceğimiz son mekan Dolmabahçe Sarayı. Osmanlı Dönemi’nde donanma gemilerinin demirlendikleri ve denizcilik törenlerinin yapıldığı bir liman olarak kullanılan sahil bölgesi 16. yüzyılda doldurulunca “dolmabağçe” olarak anılmaya başlanmış. Zamanla padişaha ve hanedana ait hasbahçe olarak kullanılmaya başlanınca bu hasbahçe üzerinde inşa edilen köşkler olmuş.

19. yüzyılda ise modernleşme rüzgârının etkisi hayatın her alanına etki ettiği gibi ülkenin mimari yapısına da yansıdı. Bu yenileşme rüzgârının ortaya çıkardığı en görkemli eser, bugün İstanbul’un en büyük üçüncü sarayı olma unvanına da sahip olan Dolmabahçe Sarayı’dır.

Bir İstanbul Rotası 7: Dolmabahçe Sarayı

Sizi bu muhteşem yapıyla baş başa bırakmadan önce eserin konumlandığı bahçeyle ilgili de birkaç şey söylemek isterim. Hasbahçe (Selamlık), Kuşluk, Harem ve Veliaht Bahçesi olmak üzere dört ana bölümden oluşan bahçelerin düzenlemesi için Asya, Avrupa ve Amerika’daki bölgelere ait nadide bitkiler seçilerek getirilmiş, bu sayede bahçe düzenlemesinde görkemli bir koleksiyon oluşturma hedeflenmiş.

Bahçe içerisinde yer alan Dolmabahçe Saat Kulesi ise saray mimarı Sarkis Balyan tarafından neobarok ve ampir tarzında yapılmıştır. 27 metre yüksekliğinde olan 4 katlı kulenin 94 basamağı vardır. Merdiven sahanlıklarının zemini renkli taşlarla, geometrik şekiller verilerek yapılmıştır.

Şimdi altınızda çimen, önünüzde deniz, arkanızda saray… Seyir keyfiniz bol olsun.

Oğlu Nigoğos ile beraber Dolmabahçe Sarayı’nı da inşa eden Garabet Balyan’ın tasarımı olan camiye doğru ilerliyoruz şimdi. Caminin yapımını Sultan Abdülmecit’in annesi Bezmialem Valide Sultan başlatmış ancak ömrü yetmeyince oğlu Abdülmecit tarafından nihayete erdirilmiş. Caminin asıl adı Bezmialem Valide Sultan Camii’dir ancak konumu nedeniyle Dolmabahçe Sarayı bütünü içinde düşünülüp birlikte anılıyor.

Küçük bir kıyak. Beşiktaşlı gezginler için, buraya kadar gelmişken Vodafone Arena’ya uğramamak ve pençe pozu vererek fotoğraf çektirmemek olmazdı. ? Dileyenler içeride yer alan Beşiktaş Müzesi’ni de ziyaret edebilirler. Dönüş yolunda ilk durağımız yorgunluk kahvesi içeceğimiz bir yer olacak.

Süleyman Seba Caddesi üzerinde yer alan Şairler Kahvesi’nde bir fincan kahvelik kadar dinlenince hemen biraz yukarıda yer alan Minoa’ya doğru ilerleyebiliriz. Kitap – kafe olarak işletilen bu mekandan dileyenler kitap satın alabilir ya da bir içecekle ikinci dinlenme molasını gerçekleştirebilir. Bu mekanlara sırtımızı verip yolun karşısına baktığımızda görünen yeşillik ise Şairler Sofası Parkı. Girişinde Süleyman Seba’nın heykeli bununan bu parkın mimari tasarımı Erhan İşözen’e aittir. Parkta, 19. ve 20. yüzyılda Beşiktaş’ta ve çevresinde yaşamış şairlerin heykelleri bulunur. Bunlar: Şair Nigar Hanım, Neyzen Tevfik, Behçet Necatigil, Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat, Sabahattin Kudret Aksal ve Özdemir Asaf’tır.

Gezinin son mekanı biraz yokuş yolları tırmanmayı gerektirecek, 15 dakika kadar. Ama yürümeyi seven bir gezgin olduğunuzu düşünerek bu rotayı gönül rahatlığıyla devam ettiriyorum. ? Müze kartın geçerli olduğunu da söylemiş olayım.

Ihlamur Kasrı’nın bahçesi kısmen geniş, uzunca vakit geçirmeye müsait bir alan. Siz bahçede vakit geçiredurun ben de size biraz kasır hakkında bilgi vereyim. Ihlamur Vadisi’nin içinde yer alan bu yapı, Dolmabahçe Sarayı’nın ve camisinin yapımında da yer alan Garabet Balyan’ın oğlu Nigoğos Baryan’ın eseridir. Sultan Abdülmecit, Ermeni kökenli mimara Merasim Köşkü ile Maiyet Köşkü olarak adlandırılan iki kasır yaptırmıştır. Bunlardan Merasim Köşkü, asıl Ihlamur Kasrı’dır. Maiyet köşkü ise daha sade bir yapıdadır. Sultan III. Ahmet döneminde bir hasbahçeye dönüştürülmüş olan Ihlamur Kasrı, daha sonra 19. yüzyılda Sultan Abdülmecit’in de ilgisini çekmiştir. Sultan’ın dinlenmek için sık sık buraya gelmesinin yanında ünlü Fransız şairi Lamartine’in de içinde bulunduğu bazı konukları burada kabul ederek görüştüğü bilinmektedir.

Ihlamur Kasrı - Görseller

Enerjimizin son damlalarını da kasrın bahçesinde verilen son pozlarla harcadığımıza göre yeniden enerji depolamaya doğru yola çıkabiliriz. İstikamet: Şair Leyla Sokak. Bu kez yokuş aşağı yuvarlanarak varacağız gideceğimiz yere. Yemekleriyle meşhur, tam bir esnaf lokantası olan Balkan Lokantası, Beşiktaş’a her gittiğimde uğradığım bir yer. Sizin de seveceğinizi umarak şimdiden afiyet olsun diyorum. Depolanan enerjiyle çarşıyı turlamak, balıkçılar pazarına dalmak, mağazalarda kaybolmak, barlarda solmak ya da sahilde uzaklara dalmak size kalmış, benden bu kadar…

Beşiktaş - Görünüm

Not: Bazı müzeler Covid-19 tedbirleri sebebiyle geçici olarak kapalı. Sanal müze turu bulunan Deniz Müzesi’nin bağlantısını ekliyorum. Dileyenler inceleyebilir.

Deniz Müzesi Sanal Tur: https://my.matterport.com/show/?m=bDbFHY76nuU&play=1&qs=1&help=2&f=0

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

 

Neslihan DEMİRHAN

3 Yorum var: "Bir İstanbul Rotası 7: Siyah Beyaz Takımın Gri Kenti | Neslihan DEMİRHAN"

    Beşiktaş’ı ziyaret etme imkanı bulmuştum. Şimdi yazını okuyunca dönüp baktım da meğer ne kadar yüzeysel bir gezi yapmışım. Meğer ne kadar anlamsız dolanmışım. Şimdi, tam da bu yazıdan sonra dolanmak gerekir oraları. Covid bitse de ışınlansak sağlıklı günlere. Kalemine sağlık. Gerçekten sürekli tühledim durdum.

    Pandemi sürecinin geçmesi hepimizin isteği… Yorumunu okuyup tühlemelerini öğrenince ben de keşke İstanbul’a geldiğinde birlikte daha çok vakit geçirip daha çok gezseydik diye düşündüm. Zamanı geri alamıyoruz ama bir sonraki görüşmemizde hep beraber yapılacak olan bir Beşiktaş rotası sözüm olsun o zaman! 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*


Shares