Beni Asla Bırakma: Distopik Bir İç Burkulması | Neslihan DEMİRHAN

Beni Asla Bırakma - Yazı Görseli

Beni Asla Bırakma: Distopik Bir İç Burkulması

Bir yerlerde bir ırmak olduğunu düşünüp duruyorum, suları coşkun bir ırmak. Suyun içinde iki kişi var ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar, bütün güçleriyle uğraşıyorlar ama sonunda dayanamıyorlar. Akıntı çok kuvvetli. Birbirlerini bırakmak, ayrı yerlere sürüklenmek zorundalar. Sanırım bizim durumumuz da bu. Çok yazık Kath, çünkü birbirimizi bütün hayatımız boyunca sevdik. Ama sonuçta, sonsuza kadar birlikte olamayız.”

Distopya olduğunu nadiren hissettiğimiz, yatılı okul anılarıyla başlayan bir yalnızlık hikâyesi aslında Beni Asla Bırakma. Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro tarafından ele alınmış, baş karakter Kathy’nin anlatımıyla okuduğumuz olası bir gelecek romanı. Distopya ya da gelecek romanı denince akla gelen robotları, teknolojik gelişmeleri unutun. Burada sadece insanların ömrünü uzatmaya dair atılmış bir adım var. Sağlık sektöründeki bu gelişmeyle birlikte oluşturulmuş bir kurum ve burada yaşayan insanların hayatlarını okuyoruz roman boyunca.

Distopik bir roman olmasına rağmen neredeyse ortalarına kadar bunu hiç hissettirmiyor yazar. Kathy’nin 31 yaşındayken geçmişe dönerek olayları anlatmasıyla başlayan roman, bize Hailsham’ı, oranın düzenini, orada yaşayan öğrencilerin hayatlarını nasıl geçirdiğini anlatırken bir yandan da Kathy’nin arkadaşı Ruth ve Tommy’i tanımamızı sağlıyor. Kabaca bu üç karakter etrafında şekillenen olayları ve birbirleriyle ilişkilerini okuyoruz. Dış dünyadan bağımsız, yatılı bir okul olan Hailsham’da yaşayan öğrenciler kendi geçmişlerine dair hiçbir şey bilmezler. Kendilerini bildikleri andan itibaren oradadırlar. Anne babaları, Hailsham dışında bir hayatları yoktur. Örgün eğitimdeki gibi bir okul eğitimi almazlar. Öğretmenleri değil, gözetmenleri vardır. Gözetmenler, Hailsham öğrencilerini spora ve sanata yönlendirirler. Özellikle bu konuda teşvik gören öğrencilerin bedenlerine de iyi bakmaları öğütlenir ve onlara özel oldukları söylenir. Onlar, gözetmenlerinden bile farklıdırlar çünkü bir amaç için yaratılmışlardır. (Azıcık spoiler yemiş olabilirsiniz. Ayrıntılı spoiler vermeden önce uyarı göreceğinizden emin olarak yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.)

Üç ana bölüme ayrılmış kitabın ilk bölümü Hailsham’daki yaşantı üzerine kuruludur. İlk bölümde Madam isimli birisi Hailsham’ı belirli sıklıklarla ziyaret eder ve çocukların sanat eserlerini inceleyerek beğendiği eserleri alır. Madam’ın galerisinde sanat eserinin sergilenmesi teşvikiyle çocuklar daha fazla resim yapmaya ve şiir yazmaya yönlendirilirler. Resimlerin neden galeriye gittiğine veya daha sonra o resimlere ne olduğuna dair bir merakla romanı okumaya devam ederiz.

Uyarı: Kitabın kilit noktası olan bir bilgiye geçmeden önce romanı henüz okumayanlar için bilgilendirme yapmış olayım. Biraz sonra okuyacaklarınız romanı okumanızı engelleyecekse uyarı sonu kısmından okumaya devam edebilirsiniz. Tavsiyem bu kısmı atlamamanız ve romanı okumak için daha fazla teşvik kazanmanız yönünde. Yani kilit nokta aslında merakınızı bileyebilir.

Beni Asla Bırakma - Yazı Görseli

İnsanların daha uzun yaşayabilmesi için, organ bağışı yapabilmeleri amacıyla klonlama işlemiyle yaratılmış çocuklar; Hailsham’a gönderilir ve orada 18 yaşına gelmeyi beklerler. Öğrenciler, hiçbir zaman alenen konuşulmamasına rağmen kendilerinin organ bağışçısı olmak için yaratıldıklarını, belli bir yaşa geldikten sonra bağışa başlayacaklarını, yaşlanmadan hatta çoğunlukla orta yaşlarına bile gelmeden hayata veda edeceklerini bilmektedir. Bu klonlamaya dair herhangi bir açıklama olmaması, konuya dair anlatım yapılmaması romanı bilimkurgu olmaktan çıkarıyor. Hatta olayları son derece olağan bir durummuş gibi anlatmasıyla ve ağırlıklı olarak insan (?) ilişkilerine yer vermesiyle distopya olarak kabul edilmesi bile zorlaşıyor. İlginç olan ve belki de okuyucunun sitem ettiği kısım ise onlar için kararlaştırılmış bu hayatı kabul etmeleri. Neden orada olduklarına ve ne işe yarayacaklarına akılları kestikten sonra bile kolayca kabulleniş ve ardından bu konuya dair düşünmeme durumu görüyoruz karakterlerde.

18 yaşından sonra Hailsham’dan ayrılan öğrenciler dış dünya ile ilk karşılaşmalarını yaşarlar. Kimileri bağışçı olurken kimileri de bağışçıların bakıcıları olarak görevlendirilir. Hailsham’daki arkadaşlıklarının ardından uzun yıllar ayrı kalan Kathy, Ruth ve Tommy yıllar sonra yeniden bir araya gelirler. Ruth’un ölümünün ardından Tommy’nin bakıcısı olan Kathy, Hailsham yıllarından beri Tommy’e karşı hissettiklerini daha net bir şekilde anlar. Kathy ve Tommy kendileri için nasıl farklı bir gelecek çizebileceklerini düşünmeye başladıklarında akıllarına Hailsham’dayken duydukları bir rivayet gelir. Klonlar gerçek aşkı bulup bunu kanıtlayabilirlerse organ bağışı prosedürleri bir süreliğine ertelenebildiği düşüncesi üzerine yoğunlaşan çifti okurken aslında onların içinde belki de hep var olan umudu fark etmiş oluyoruz. (Uyarı Sonu)

Hailsham’dan mezun olduktan sonra birbirlerinden ayrı uzun yıllar geçirmiş olan Kathy ve Tommy bir araya gelip birliktelik yaşamaya başlayınca gerekli kişileri bulup birbirlerine gerçekten âşık olduklarını ispatlamak isterler. Onlara bahşedilecek bir geleceğin olmadığını öğrendiklerinde ise bunca resmi neden yaptıklarını, neden duygularının ya da hislerinin bu kadar merak edildiğini ve incelendiğini sorarlar. Aldıkları cevap aslında çocukların ruhlarının olup olmadığını ölçmek, daha doğru ifadeyle ruhları olduklarını kanıtlamak için olduğudur.

Bir deney için kullanılan canlılar gibi, onlar da diğer insanların daha uzun yaşaması için var olmuş insanlardı aslında. Bu durum belki canımızı çok sıkmazdı, eğer romanı ömrü uzayan herhangi bir insanın anlatımıyla okusaydık. Ancak Kathy, Tommy, Ruth ya da Hailsham’daki diğerlerinin de bir insan olduğunu, âşık olduklarını ve diğer insani duyguları yaşadıklarını okuduktan sonra ne düşünebiliriz, bilemiyorum.

Bir şeyleri değiştirmek için çaba harcamamak bir yana dursun. Kendimizden pay biçerek nelere karşı gelmedik, neleri hiç sorgulamadan bize sunulduğu gibi yaşadık sorgularına kapı aralamak isterim.

Beni Asla Bırakma - Yazı Görseli

Hailsham’daki öğrencilerin kendilerini bildiklerinden beri orada olmaları, verilen eğitimi almaları, istenildiği gibi sağlıklı, sanatsal ve sportif bireyler olmaları hayatlarımızla paralel eşleşmeler yapabileceğimiz örnekler.

Yazının nihayetinde, Kathy’nin otuz bir yaşındayken, geçmişine dair bir fark edişini, kendi cümleleriyle buraya bırakmak isterim:

“Şimdi geriye baktığımda, bu olay gerçekleştiğinde kendimiz hakkında bir şeyler bildiğimiz yaşta olduğumuzu görüyorum -kim olduğumuzu, gözetmenlerimizden ve dışarıdaki insanlardan farklı olduğumuzu biliyorduk- ama bunun ne anlama geldiğini henüz sindirememiştik.”

Sindiremediğimiz, hayatımızdan akıp giden gerçeklerin farkına -ve anlamına- erken varabilmemiz dileğiyle.

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

Neslihan DEMİRHAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares