Anasayfa » TİYATRO » Reis Bey – Tiyatro Serisi VII | Neslihan DEMİRHAN

Reis Bey – Tiyatro Serisi VII | Neslihan DEMİRHAN

Evde kaldığımız şu günlerde herkes vakit geçirmek için pek çok uğraş arayışında. Kitap okumak, mutfakta farklı tarifler denemek, dizi-film izlemek aşağı yukarı herkesin hobisi olma yolunda ilerliyor. Peki bu dönemde evde oturarak tiyatro izleyebilir miyiz? Elbette bir tiyatro salonunda, karanlıkta, koltukların arasından canlı sahneye bakmanın verdiği hissi yaşatmasa da YouTube’a yüklenmiş tiyatro oyunları mevcut. Bunlardan biri T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı YouTube kanalına yüklenmiş, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği Reis Bey oyunu.

Uyarı: Yazının devamı, Reis Bey oyunu hakkında detaylı bilgiler içermektedir.

Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek’in 1963 yılında kaleme aldığı bir tiyatro metni. Necip Fazıl bu oyunda, işini gereklerine göre yapan yargıç Reis Bey üzerinden merhamet, vicdan ve adalet kavramlarının sorgulamış, nihayetinde kendi hatası sebebiyle düştüğü vicdan muhasebesiyle baş başa kalan Reis Bey’in monologlarıyla oyunu sonlandırmıştır.

Üç perdeden oluşan metnin ilk perdesinde Reis Bey’i önce, kaldığı otelin kâtibi ve sakinlerinin diyaloglarından tanırız. Daha sonra sahneye Reis Bey girer. Kimsesi olmadığı için otelde yaşayan Reis Bey, sert mizaçlı ve kurallara bağlı bir mahkeme reisidir. Ertesi gün mahkemede bulunan Reis Bey, annesini öldürmekle suçlanan bir adamın, tanıklar ve somut deliller doğrultusunda idam hükmünü verir. Nişantaşı Cinayeti olarak anılan bu olayda zengin ve yaşlı bir kadın öldürülmüş, mücevherleri çalınmıştır. Kumar ve uyuşturucu bağımlısı Murat, her ne kadar cinayetin işlendiği gece annesiyle değil, İzmit’teki dadısıyla birlikte olduğunu söylese de Reis Bey ona inanmaz. Merhametin idamlık bir suç olduğunu söyleyen ve somut olmayan hiçbir şeye inanmayan Reis Bey, yurt dışında tahsilini yarım bırakıp ülkeye dönen Murat’ın kumar ve uyuşturucu bağımlısı olmasının sonucunda annesini öldürmesini kaçınılmaz son olarak görür. Birinci perde, Murat’ın idamının gerçekleşmesiyle kapanır.

İkinci perdede ise, cinayeti işleyen kişi suçunu itiraf etmiş ve tutuklanmıştır. Reis Bey, Murat isimli genci haksız yere idam ettirdiğini öğrenmiş ve mesleğinden istifa etmiştir. Maaşını ise Murat’ın dadısına bağışlayan Reis Bey, düştüğü bunalımla birlikte otele uğramaz, nerede ne halde yaşadığı bilinmezken kendisini idam ettirdiği gencin sık sık uğradığı kumarhanede bulur. Oradaki gençlerle konuşmalar gerçekleştirir ve hayatlarından kumarı çıkarmaları için dil döker. Reis Bey, bir gün oradaki herkesin silahlarını toplamış ve etkili konuşmasıyla herkesi büyülerken kumarhaneye baskın olur. Kendisinde bulunan eroini, alelacele Reis Bey’in cebine koyan kumarhane garsonu sayesinde Reis Bey üstünde silahlar ve uyuşturucu ile yakalanmış olur. Mahkemesi görülen Reis Bey, hapse girer.

Kısakürek’in üç perde olarak yazdığı oyun, Ankara Devlet Tiyatrosu’nda iki perde olarak sahnelenir. Kitabın birinci perdesi aynen uyarlanırken, ikinci ve üçüncü perde, tek perde olarak birleştirilmiş durumdadır.

Bu sebeple oyunun sonuna değinmeden, -sürpriz bir son olmasa da- biraz oyunun sahnelenişine bakalım. Ankara Devlet Tiyatrosu, yerine göre otel, mahkeme ve hapishane olarak kullanılan iki katlı bir tasarımla karşılıyor izleyiciyi. Sahnenin açıldığı anda Mesudiye Oteli’nin lobisi olarak gördüğümüz yapı, daha sonra mahkeme salonu ve hapishane olarak da kullanılıyor. Karanlık ortamın ağırlıklı olduğu bu oyunda loş ışığın tercih edilmesi, mekânın konuyla uyumlu bir şekilde ilerlemesini sağlamış.

İki saate yakın süren oyunda derinlikten yoksun bir değişim hikâyesi görsek de oyun, insan ilişkilerinde iyi niyet, art niyet, adalet, merhamet, vicdan ve affedebilme gibi pek çok kavramı sorgulatabiliyor. Reis Bey’in “Merhametin öldürdükleri, yani merhamet göre göre yalnız ona muhtaç yaşayanlar ve merhametten doğan ihmal ve ona ihtiyaç yüzünden ölenler.” düşüncesi neticesinde idam edilen Murat’ın mahkemedeki son sözleri “Reis Bey! Bu dünya dört köşe değildir. Mühürlü kalbinizin bir gün açılmasını dilerim! Beni asacaksınız! Fakat ruhum sizi bu dünyada ve ötelerde adım adım takip edecek!..” olmuştur. Hapishanede idamını beklediği sürede sayıklayan ve fenalaşan Murat’ı dikkate alan hapishane görevlisi “Bir adam yalan söyleyebilir ama yalan sayıklayamaz.” diyerek idamın haksız yere gerçekleşeceğinin ipucunu vermiştir. Fakat kaçınılmaz son gelip çatınca idamından önce kendisine getirilen idam elbisesine bakan Murat, “Ne güzel bayramlık elbise. Bunu giyip de öpeceğim annemin ellerinden.” sözleriyle hayata veda etmiştir.

Özer Tunca’nın yönetmenliğini yaptığı oyunun dekor tasarımı Tayfun Çebi’ye, kostüm tasarımı ise Funda Çebi’ye aittir. Orkide Çivicioğlu yönetmen yardımcılığını, Çetin Atay ise ışık tasarımını üstlenmiştir. Müzikte Oktay Köseoğlu, dramaturjide ise Orhan Karataş yer almıştır. Asistanlar ise Tuba Erkan Tazebaş ve Cihan Korkmaz’dır.

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

Neslihan DEMİRHAN

Neslihan Demirhan 27 Eylül 1995 tarihinde İstanbul'un Üsküdar semtinde doğmuştur. Lisede Radyo Televizyon bölümü Grafik Animasyon alt dalında aldığı eğitimin ardından Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Öğrenmeyi ömür boyu sürdürmek istemesiyle birlikte Anadolu Üniversitesi'nde Felsefe öğrenimine başlamıştır. Çeşitli okullarda öğretmenlik yapmakla birlikte boş vakitlerinde okumayı, gezmeyi ve keşfetmeyi tercih etmektedir. Ney üflemekle birlikte bağlama ve erbane gibi farklı enstürmanlarla da ilgilenmektedir.İşaret Dili ve Farsça eğitimi alan Neslihan, pek çok konuda kendini geliştirmeye devam etmektle birlikte sanatın yaşamındaki önemini hissetmiş ve izini sürmeye devam etmektedir.
Neslihan DEMİRHAN

2 yorum

  1. 👏👏👏yine bir çok kes alkışlıyorum seni. Oyuna vakit ayırman ayrı bir hobi hatta seninde başta belirttiğin gibi nerdeyse herkeste olacak bir ilgi alani oluyor bir şeyler izlemek okumak dinlemek vesaire… Lakin okuduğuna izlediğine yorum getirmen kendinden bir şeyler vererek hobi amacını çok başka bir izlenilesi okunulası bir hobi çıkarıyorsun ortaya. Emeğine sağlık 👏👏

    • Neslihan Demirhan

      Çok teşekkür ederim. Bu karantina sürecinin tek olumlu yanı bu tip kültürel faaliyetlerden bazılarının ulaşılır hale gelmesi sanırım. Umarım hem kitabı okumaya hem de bu oyunu izlemeye vakit bulursun. Sevgiler 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up