Barış ve Hasret | Yılmaz UTAR

Hasret ve Barış - Şiir Görseli

Barış ve Hasret | Yılmaz UTAR

Hasret ve Barış - Şiir Görseli

Barış ve Hasret

Şehirdeki tüm rüyaları barut kokusu sarmış
Ben, ruhumun karanlığına mavi sesinle uyanmıştım
Sesin yırtmıştı dipçik korkusunu
Yitirilmiş tüm fiiller yeniden yaratılmıştı
Sesin barıştır demiştim

Gece karanlığını
Saçlarının kızılına terk etmiş
Çelik halatlı savaş araçları saçlarına dolanmış
Payımıza düşen sabahı beklemişlerdi
Saçlarına barış tutunur demiştim

Adın, gökyüzü sofrasının en bereketli yağmuruydu
Duyan bütün tanrılar kendinden vazgeçmişti
Yerlere çaldıkları savaş sözleri barışa ses olmuştu
Adın barışın ilk harfidir demiştim

Seni, kent telaşının kirinden paklamış
Yalnızlığına ağlayan bir sokak lambasının altında
Gelişin için dudaklarımı çatlatmıştım
Anlamsızlığın boşluğu yutmuştu koca ışığı
Küçülmüş, küçülmüş, küçülmüş
Evrene sığamaz olmuştu
Yokluğunla başlayan yalnızlık
Gelişinle ısıtmıştı titreyen lambayı
Gelişin barıştır demiştim

Şimdilerde
Hiçbir uzaklığa sığdıramadığım ellerin, gökyüzünü aydınlatıyor
Ben, o aydınlık hayalleri sigara dumanıyla emiyorum
Hangi sabahın ve serçenin
Seni müjdeleyeceğini bilmeden
Hâlâ sen barışsın diyorum

Yılmaz UTAR

utar472@gmail.com

2 Yorum var: "Barış ve Hasret | Yılmaz UTAR"

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*


Shares