Anasayfa » Etiket Arşivi: ağustos2019

Etiket Arşivi: ağustos2019

Zerremde Sensizlik | Helin YILDIZ

Rüyanın da rüyasının kabusluğundan soluk soluğa uyanıyorum. Payidar kalan yanının acı dolu sevgisizligiyle… Yine sükutun bir sabahından bir vaveyla kopartıyorum içimde. Her yerde derin bir sensizlik, bir türlü bitmez bu kepaze densizlik. Bunlar beni çok ürkütüyor. İşkilleniyorum aynada kendi gözlerime, bu gülen suratı taşıyan moloz yığının altında ağlayan gözlere, işkilleniyorum… Ömrümden ömür gidiyor. Berhava hepsi senin için… Şimdi kimin hikayesinde ...

Devamını Oku »

İnceleme: “Modernleşen Türkiye’nin Tarihi” | Hakan CAN

“MODERNLEŞEN TÜRKİYE’NİN TARİHİ” Erik Jan Zürcher 90’lı yılların başında doğduğum ülkemiz ile ilgili henüz bir asrını doldurmak üzere olan tarihine sanırım -en azından tanıdığın çevrelerce- biraz yabancıyız. Merak eden, yaşamında ve çevresinde olan bitenleri anlamaya çalışan, geleceği ile ilgili kaygı duyan herkesin en azından kendi vatandaşı olduğu ülkenin tarihini bilmesinde fayda görüyorum. Örneğin günümüzde gerçekleşen birtakım olayları anlamaya, yorumlamaya çalışırken ...

Devamını Oku »

Güz Korkusu | Seda BAŞTAŞ

yaz gülüşlerinin dalına asılı imkansız dileklerin çaputuyum gözlerinde büyülü lahit ne sana ne kendine ait bakışlarına gömülü kemiğimden yaşımı hesaplayın hesaplayın yaşımın ağırlığını ağırlığımın yaşını ya da çözün sonbaharda beni, bırakın bırakın beni, güz’den korkarım korkarım sararmış yapraklardan ayaklar altındaki çatırtılı yalnızlıktan göçebe göç yorgunluğundan yorgunluğundan yalnızlığın, korkarım. korkularımı alın üzerimden tepinsin bağrımda kara toprak biraz toprak biraz da yaprak ...

Devamını Oku »

Özgürlüğü Sinemada Aramak: Ağaçlardan Bahsetmek | Sevginur DİKİN

Sudanlı dört arkadaşın, memleketlerine sinema sevgisini aşılamayı dert edindikleri bir belgesel film, Ağaçlardan Bahsetmek (Talking About Trees). Sudan Sinema Kulübü’nün yegâne üyeleri İbrahim, Süleyman, Manar ve Altayib memleketlerinde “Devrim Sineması”nı yeniden canlandırmayı amaç edinen dört idealist arkadaş. Belgesel, Ömer El Beşir’in diktatörlüğünde geçen 30 yılı anlatıyor. El Beşir’in yönetimi ele almasıyla birlikte ilk işlerinden biri, ülkedeki sinemayı tamamen bitirmek oluyor. ...

Devamını Oku »

Eşgal-i Zahir | Fırat ÇİÇEK

Bira bardağı kıyısında dudağını geri çekenlerdenim. Hiç sorma ha, ölürüm yoksa! Baksana koca gökyüzüne, iki yıldızlık yer kalmış. Karanlığın tonlarında bul beni. Kusacak gibiyim, kalbim bulanıyor. Dem vurdu bir ara, bilirsin sen. Faylarımı kıracak kadar darmadağındı bilinç dışım. Kirpiği ıslansa zihni kapanırdı. Dudaklarım kuru. Tutuşuyorum. Yak beni! Deli meli ama canım ha! Bazen geçer bana böyle gecenin siyahi sanrıları. Kaç ...

Devamını Oku »

Deliriyorum | Hakan CAN

Pespaye ruhlu kederler içindeyim Bilmem ki neden böyleyim Uzayı düşün mesela Harikulade bir devinim Tam da ortasındayım Deliriyorum Zehir zemberek bir aşktan geçtim Dolambaçlı yollar aştım Binlerce adım teptim Kurtuldum sandı aciz yüreğim Bir bulut ağlıyor tepemde Deliriyorum Mavi bir orman yeşil bir deniz Ne kadar sahici ise Bir ses ki o kadar tiz Göğünü titretiyor gecemin Uyku düşmüyor gözlerime ...

Devamını Oku »

Döküntü | Sipan GÜLER

Yüzüm yıkılıyor, Yüzümün yıkıldığını görüyorum. Tut gözlerimi yüzümde. Tut gözlerimi… Zaten doların da asabı bozulmuş. Dokunsan sevecek ülkemi, gitsen yükselecek. Zaten nöbete durmuş bütün yalnızlar enflasyonun kapısında. Hem zaten penguenler bile çöllerde yaşar olmuş. Bir de sen başlama şimdi. Tut ciğerlerimi içimde. Basma hayır! Basma sigarayı ruhuma. Dökülüyor bedenim yerlere. Topla ne olur! Topla yürüdüğün her yeri, Kaldır dokunduğun her ...

Devamını Oku »

Bir İhtimalsizliğe Tutunmak | Melike UZANIR

Senli ilk şiirim bu Durup bakakaldığım ilk sayfa; Mısraların heyecanlandığı ilk dize, Ümitsizliğin satırları bu. Bir o kadar da dolup taşmanın sevinci Şiire şiir gibi yakışacak ilk şiirim bu Çünkü senli ilk şiirim bu. Günlerden pazar günü gibi bakardı gözlerin Soğuk havaların kalorifer peteği gibi ısıtırdı Ve ben o günlerde mahrumdum varlığından Yine de tutunurdum ihtimalsizliğine Soğuktan ölmezdim çünkü hiç ...

Devamını Oku »

Giz/il Bölge | Sultan GÜLSÜN

Burası kaynar süt kokusu, siyah dorselerde kente taşınan. Üzerine bütün olasılıkları konuşabiliriz. Bir yerin bir yere uzaklığı dünyayı kurtarabilir ivedilikle. Bir yerin sonraya uzaklığı savaşları bitirebilir oyun bahçelerinde. Günahlarını ehlileştirebilirsin bir yerden bir yere. Geceleri kasığı keten bütün hataların üzerini örtebilirsin. Burası hep köşeden dönülen o cadde. Hangimiz Gregor’un katili olmadık sabaha karşı bir işkembecide? Kas zırhının karşısında çerçevenin ağrısını ...

Devamını Oku »

Sofie’nin Dünyası: Felsefe Tarihi Üzerine Bir Roman | Neslihan DEMİRHAN

Bir yıldır her yere götürüp yanımda süründürdüğüm Sofie’nin Dünyası’nı bitirip üzerine yazı yazmamak olmazdı. O halde başlayalım! Kıvrılan patikalarda zorlu bir yolculuğa hazır mısınız? Kitabın kapağında da yazdığı üzere Sofie’nin Dünyası bir felsefe tarihi romanı. Onu diğer felsefe kitaplarından ayıran en büyük özelliği ise kurgusal olarak yazılmış bir metin oluşu. Felsefeye merak salmış, hatta bu merakın kurbanı olarak ikinci üniversiteyi ...

Devamını Oku »

Leyli’nin Novellası: “BAKIŞ”

Tüm ağırlığını omuzlarından alıp bakışlarının heybesine doldurduğu bir zaman “göğü gözlerime indirmeden ölmeyeceğim” diyen kadının saçlarını dizlerine dökmüştü Seda. Heybesi ağırdı, ağrılarınca. Yağmur yüklü bulutlar ağlayıp dindirsin sızılarını diye kutsallarından o kadar dilemişti ki. -Gökkuşağının sekizinci rengiyle gelsin biri ve hiç görülmemiş tonlarda boyasın gözlerini. Sahi, bakışlara inen derinliğin girdabından sağ çıkmak öyle kolay olur muydu, heybeni bölüşmeye geldim dese, ...

Devamını Oku »

Ruhumun İki Ucu | Zeynep AVAN

Gökyüzü ağlıyor, bulutlardan tane tane düşen damlalar hızla yeri dövüyor. Sana olan sevgim, isyanım, nefretimle sayfaları mürekkebe doyurdum. Sanırım sevmek değil, sevilmek iyi ediyor insanı. Sevmek dikenli yol, her tarafım yara bere içinde kaldı seni severken. Bence en çok belirsizlik korkutuyor insanı. Umutsuzluk dehlizinde kayboluyorum. Elimde kalem zor duruyor, kurşun kalem izleri defterde soluyor. Her an dakika sayıyorum, günlerim öyle ...

Devamını Oku »

Duvarlara Soralım | Talha Yakup ATLI

Gökyüzüne bakacağım daima, Ama ben güneşe ve bulutlara yabancıyım, Bütün beton yığılmış göz bebeklerimin üzerine, Işıklar gemi yüzdürüyor göz bebeklerimde, Yalın ayaklarıma batıyor şehrin gürültüsü, Kimseyi tanımıyorum tekil kişiliğimde, Pervanelerim hücum ediyor düşüncenin hükmüne, Dev kazanında tutunamayan pas gibi, Nil kenarında bir yetim yürüyor hissediyorum içimde, Benim eleğim yok sahte ile gerçeği ayırt eden, Kalabalığa hizmet etmeye çalışsan telaşlı bir ...

Devamını Oku »

Grinko’nun Başından Geçenler | Bengisu ÖZKES

Grinko yaktı sigarasını Geçti piyanosunun başına Kapattı gözlerini, burnunda kavun kokusu -Geçmişi bir türlü rahat bırakmıyor Piyanonun arkasında bir kadın belirdi ansızın Bir başına valse koyuldu Grinko tanıdı onu -Burnunun ucunda yıllanmayan kavun kokusu Grinko onu burada istemedi Sertleşti melodileri, geçmek bilmez kavun kokusu Parmakları hızlıca her bir tuşa değdi -Kirpikleri titredi, onu yeniden göremezdi Olup biteni nasıl unutur Grinko? ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up