Anasayfa » Etiket Arşivi: kültür

Etiket Arşivi: kültür

Giderler | Eren KURAL

Giderler - Eren Kural Şiir Görseli

Giderler Beynimin caddelerinde başıboş kalır sokaklar Aklımın ücra köşelerinde yeşeren umutları bırakıp Koşar adım uzaklaşır bu şehirden Kalanlar ki Karanlık gecenin ardından bakarlar Giderler Gök masmavidir Sokaklar zifiri Boşluğa bırakmışsındır ansızın her şeyi Bir gelmişsindir bin gitmişsindir kendinden Gözlerin hep arar gideni Gözlerin Ufukta sahipsiz bir imge şimdi Giderler Kadıköy sakindir henüz Sessiz bir güne uyanmışsındır Kâğıt kalem masanın üstünde ...

Devamını Oku »

Chronicle of a Summer: Cinéma vérité | Şafak SÖNMEZ

Chronicle of a Summer

Chronicle of a Summer Film İncelemesi “Aktörler olmadan yapılan bu film, zamanlarının bir kısmını gerçeğin filme alınmasını hedefleyen bir deneye ayıran insanlarca yaşanmıştır.” Chronicle of a Summer filminin giriş cümlesi ya da belgeselin bir başka tanımı. Belgeselin çekilme aşamalarını bir deneye dönüştürmek, bununla kalmayıp bu deneyin “yaşandığını” söylemek. Peki ya gerçeğin filme alınması ne anlama geliyor? Yazmak istediğim, asıl olarak ...

Devamını Oku »

Yokuş Çocukları | Taner ARSLAN

Yokuş Çocukları Yazı Görseli

Yokuş Çocukları Arkadaşlarım’a… yırtarak geçiyor kalbimizden hayatı da törpüleyen zaman şuramızda bir şey var acıya benzer umuda benzer böyle günlerde her şey hem acıya hem umuda benzer (Arkadaş Z. Özger) Akşamüzeri hafif rüzgâr esiyor. Güneş, batmak üzereyken küçük şehrin çatılarına ince kızıllığını bırakmış. Okuyorum, aynı sayfayı defalarca kez okuduğum fakat hiçbir şey anlamadığım kitap, önümdeki dağınık masanın başında. Pencere açık, ...

Devamını Oku »

Chungking Express: Son Kullanma Tarihi Geçmiş İlişkiler | Sena SALTAN

Chungking Express Movie Scene

Chungking Express Film İncelemesi Wong Kar-wai’nin filmlerini izledikten sonra filmler peşimi bırakmıyor, günlerce kalbim kırık geziyorum. Beni daha fazla huzursuz etmesin diye her zaman yaptığım gibi kapanış olsun amacıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. Chungking Express’i izledikten sonra etrafımdaki nesnelere ve insanlara Chungking Express gözünden bakmaya başladım. Peki etrafa Chungking Express gözüyle bakmak ne demek? Benim tabirimle bu kalp kırıklarıyla dolu ...

Devamını Oku »

-Nerelisin? +Dünyalıyım! | Dilara ŞİMŞEK

-Nerelisin? +Dünyalıyım yazı görseli.

-Nerelisin? +Dünyalıyım! İki sene önce Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nde staj yaparken, tercümanlık yapan ve başka bir ülkeden gelen arkadaşa nereli olduğunu sordum. Amacım sohbet etmek idi, hiçbir kötü niyetim yoktu. Ancak hiç beklemediğim buruk bir gülümsemeyle hiç beklemediğim bir cevap verdi: -Dünyalıyım. Yüzünde garip bir ifade vardı. Bu gülüş “Neden herkes bana nereli olduğumu soruyor, neden ön yargı ve ...

Devamını Oku »

Last Tango In Paris: Başlangıç ve Bitişlerin Kesişim Kümesi | Duygu BİLGİN

Last Tango In Paris - Fotoğraf

Last Tango In Paris Film İncelemesi (Yazının içeriği filmle ilgili spoiler içermektedir.) Film bize şehrin gürültüsü, tren sesi ve bu seslerin arasında dünyaya haykıran bir adam görüntüsüyle merhaba diyor. Ardından bir kadın silueti görüyoruz. Adam ve kadın birbirlerinden habersiz bir şekilde kendi hayatları, düşünceleri, koşturmacaları arasında birbirlerini teğet geçerek kendi yönlerine doğru gidiyor. Nereden geldiklerini bilmiyoruz, nereye gittiklerini de anlayamıyoruz. ...

Devamını Oku »

AMENNA | Serhat TÜNER

Amenna - Serhat Tüner

AMENNA bir rüya kopar atiden gelmiş geçmiş her zerre ayağa kalksın kafesinde debelensin can kafeste durmazsa, amenna bir ayet oku ölü ruhlar uyansın bir tohum atmış olursun ruhlara filizlenirse aşk, amenna derin bir deniz gibi sakin bir tebessümle yaklaş âdemoğluna anlat ve geri çekil, gerisi o’na anlarsa, amenna patlamaya hazır bir volkan gibi öfkeli bir sinirle yaklaş cellada silsin elindeki ...

Devamını Oku »

Éric Rohmer Sinemasına Giriş: Altı Ahlak Hikayesi | Serap TUNÇ

5. Claire’s Knee (Le genou de Claire) - 1970

Éric Rohmer Sinemasına Giriş: Altı Ahlak Hikayesi  Éric Rohmer, Fransız Yeni Dalga sinemasının Godard ve Truffaut ile en önemli temsilcilerinden biri. Kullandığı teknik ve biçimden dolayı zaman zaman Fransız Yeni Dalgacılara ters olarak adı geçmesine rağmen filmleri konu olarak Yeni Dalga sinemasına dahil edilmektedir. Doğru tanımını yapmayı oldukça zor olarak gördüğüm bu akım, Fransız sinemasında örgütlü bir hareket olarak nitelenmemekle ...

Devamını Oku »

Bu Nasıl Bir Özgürlük? | Onur Ömer DARA

Bu Nasıl Bir Özgürlük? - Yazı Görseli

Bu Nasıl Bir Özgürlük? “Mutluluğun sırrı özgürlüktür. Özgürlüğün sırrı cesarettir.” Tukidides Hiç kapitalizm ve özgürlük arasında bir ilişki olabileceğini düşündünüz mü? Elbette ki düşünmüşsünüzdür. Kuşkusuz kapitalizm günümüzde hâlen varlığını güçlü bir şekilde sürdüren bir sistemdir. Kendisiyle birlikte yaratmış olduğu ve sürekli olarak yeniden üretim ile çağın dinamiklerine ayak uydurduğunu hepimiz biliyoruz. Bunu her ne kadar ekonomik bir zeminde kullanıyor gibi ...

Devamını Oku »

Der Himmel über Berlin’de Var Olmanın Farklı Biçimleri | Meltem ÖZKAN

Der Himmel über Berlin film görseli.

Der Himmel über Berlin (Wings of Desire) Film İncelemesi *Spoiler içerir. Çocuk henüz çocukken şu sorulara sıra gelmişti: Neden ben benim de sen değilim, Neden buradayım da orada değilim? Zaman ne zaman başladı ve uzay nerede bitiyor? Güneşin altındaki yaşam sadece bir rüya mı? Gördüklerim, duyduklarım, kokladıklarım sadece dünyadan önceki dünyanın bir görüntüsü mü? Gerçekten kötülük var mı? Gerçekten kötü ...

Devamını Oku »

Karanlığa Teslim | Kerem DOĞAN

Kerem Doğan - Karanlığa Teslim Yazı Görseli

Karanlığa Teslim Elleri hâlâ ellerimdeydi. Yanımızdan geçenlere aldırmadan duruyorduk. Bir an gözlerimiz birbirine değdi, Gözler yalan söylemez derler. Gözleri de son derece ciddiydi. Bir şey saklıyor gibiydiler. Bana eskisi gibi bakmıyordu. Her zamankinden daha ıslaktı gözleri. Bıraksa, gözyaşları damlayacaktı dudaklarına kadar, Ama yapmadı, bir anda dudakları ve elleri Titremeye başladı, kırmızı dalgalar yayıldı dudaklarında. Durduramadı, ısırdı dudaklarını. Sonra elleri huzursuzlandı. ...

Devamını Oku »

Şölenden Dışlanan Bir Gizdökümcü: Sylvia | Ayten KESER

Sylvia Film Görseli - Aşk

Sylvia Film İncelemesi Sylvia, Christine Jeffs’in yönetmenliğinde 2003 yılında beyaz perdeye aktarılan, şair ve yazar Sylvia Plath’in hayatından kesitler taşıyan biyografik filmdir. Filmde Sylvia Plath’e Gywnet Paltrow, eşi Ted Hughes’a ise Daniel Craig hayat veriyor. Film, Sylvia Plath’in kızı Frieda Hughes ve hayranları tarafından oldukça eleştirilmiş ve bazı kaynaklara göre büyük hayal kırıklığına sebep olmuştur. Yazılanlara göz attığımda yıllar önce ...

Devamını Oku »

Hasankeyf’e Farklı Bir Ağıt: Yönetmen Fırat Erez’le Röportaj | Ufuk KADIZ

Yönetmen Fırat Erez - Portre

Hasankeyf’e Farklı Bir Ağıt: Yönetmen Fırat Erez’le Röportaj Merhabalar, uzuuun bir zaman sonra yeni röportajımla karşınızdayım. Bir sinemacı olarak diğer bir sinemacıyla röportaj yapma isteğine sahip olmam, biraz da kendi deneyimlerini başka kişiler üzerinde görmek ve ortaklaşabilmek içindi diyebilirim. Sevgili Fırat’la da yine Leyli Sanat Platformu sayesinde tanış olduk. Sosyal medya üzerinden de var olan “Hasankeyf’e Ağıt” adlı kısa belgeselin görsellerine ...

Devamını Oku »

Harapsın Ey Ruhum | Serhat TÜNER

Serhat Tüner - Harapsın Ey Ruhum Şiir Görseli

Harapsın Ey Ruhum kımıldama yerinden ayaklarım zaman akıyor saç tellerimden ürpermiyor musun ey gözlerim müstesna bu yüce nizamdan harapsın ey ruhum, uyan şakaklarımda uyuyan bir cin alnımdan emir bekliyor gibi tedricen çözülüyor ömrüm ankebût ağını örüyor gibi harapsın ey ruhum, uyan bir şey doğuyor içime ansızın çağırıyor bir ses beni uzaktan dalıyor gözlerim cefakâr bir uykuya telaşla sayıklıyorum durmadan harapsın ...

Devamını Oku »

Giden: Muhacir | Cevdet POLAT

Giden: Muhacir - Cevdet Polat öykü görseli.

Giden: Muhacir “Hikayelerin en güzel yüreği Hamdi ÜLKER kardeşimin anısına…” Elindeki son bohçayı da kağnının üzerine koydu. Birkaç elbise, bir iki kap kacak ve yol boyunca yetip yetmeyeceği belli olmayan biraz yiyecekti bütün yükleri. Hasan, öküzleri koşmak için kağnının koşum baş tarafını havaya kaldırıp altına değnek yerleştirdi. Az ilerde, yerde yatan öküzleri masta ile dürtüp kaldırdı. Öküzler görevlerini ezberlemiş gibi ...

Devamını Oku »

Judgment at Nuremberg: Suçlu mu Suçsuz mu? | Derya KURTULUŞ

Judgment at Nuremberg Film İncelemesi Merhaba, siyah-beyaz filmler dönemine hoş geldiniz. Zaman makinemiz 1948 Almanya’sının Nuremberg şehrine iniş yapmıştır. Dünya savaşları sona ermiştir. Ve artık adaletin, savaşın sorumlularını cezalandırması gerekir. İzleyip görelim. Amerikalı bir hâkim olarak bu yargılamayı gerçekleştirmek için Almanya’ya yeni geldik. Klasik bir Hollywood anlatı yapısına sahip bir giriş gibi değil mi? Savaştan büyük bir darbe alarak yıkıma ...

Devamını Oku »

Cübbe | Rumeysa AYDINER

Kan kokusu sinmiş sokaklara, Öyle acı damlatıyor kalemim. Ters düz giden işler yığını, Göğü aydınlatıyor sokak lambaları. Ayakkabıların burnu kırmızı boyalı, Masada bir düzine kağıt, Dosyaların arasında kan lekeleri var. Simsiyah bir şeytan geçiyor gözünden, Yükseliyor göğe doğru günahları, Ellerinde gözleri kapanmış bir kızın saçları, Ağır gelir omuzlarına Masumiyet karinesi. İçindeki kalleş hayvanın Başını kaldırmaya utanmalı. Aynalar çatlamalı muhakkak, Çirkinliğine ...

Devamını Oku »

Sevme Yetisinden | Ayşe TÜRK

Pek güzel bir şey bırakamıyorum ardıma, Yine de beni takip et. Seni götüreceğim suları sevebilirsin. O yontulmuş taş evi sevebilirsin. O derin, dalgalı okyanuslar yok. Küçücük bir derenin kenarında, Sessiz kımıltılar içinde, Sana yaslandıkça titreyen kalbimi sevebilirsin. Takip et beni. Ardıma bıraktıklarımı bir inanma gerekliliğinde sürdür. Bize devamlılık şart. Güzelim, diyemedim ki senin defalarca yaslandığın o kayalıkta saçlarımı kestim. Takip ...

Devamını Oku »

MİTOMANİ | Ali GÜLTEPE

Şiir: Mitomani

Yeşil başak tanesi kokusu burnumun ucunda. Derinden sarsılıyor içim. Çocukluğum misali, Kâh buhran kâh ferah. Gözlerime ilişiyor ellerin, Islak ve kanlı; Bir kadının ıstırabı gibi, Kasıklarından yediğim okkalı sözler gibi… Sığmıyor, sığmıyor… İçimdekiler birer birer taşıyor; Ne denizler ne de okyanuslar alıyor. Mitomani hastalığından oluşan sözlerinden sınıfta kalıyorum işte. Zayıfım başlı başına, Yalnız başına değeri olmayan sıfır gibi. Sıfırdan kaftanlar ...

Devamını Oku »

Kültür ve Kültürel Emperyalizm: Özgürlük | Mustafa SÜZEN

Milyonlarca insanı savaşlara sürükleyecek kadar özgür olan bir sınıfa karşı intihar etme özgürlüğüne sahip milyonlar! Bütün toplumsal hareketlerin özgürlük şiarıyla harekete geçtiğini biliriz ancak özgürlük kavramı, yönetici sınıftan devlet otoritelerine kadar her kesimde üzerine basılarak belirtilen bir kavramdır. Che Guevara’nın “Özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun kölelerdir.” sözünü ele aldığımız zaman otoritelerin neden özellikle özgürlük kavramı üzerinde durduğunu anlayabiliriz. Halinden ...

Devamını Oku »

Bir Karganın Ölümü | Mehmet Ali ÇEVİK

Takvimler aralık şarkılarını çalmaya başladı. Ak dumanlar üstünde. Ölü bir adam yatıyor. Kar, ayaz, don… Sağ bileğinde zaman durmuş, ya dokuz ya on. Kimsecikler yok soğuk et parçasının yanında, Sessiz rüzgarlarla fısıldıyor ayazın türküsü. Aralık, ayların en kötüsü. Bir sokak lambasının altında, Süzülüyor kar taneleri gökten. Bir karga geldi naaşın yanına, Bakışları değdi adamın alnına. Ezgin sözlerle konuşmaya başladı: “Ben ...

Devamını Oku »

YARIN | Cevdet POLAT

Elbet bu günler bitecek Elbet ellerimize doğacak güneş Elimiz kolumuz bahar olacak Gül kurumayacak Çiçek solmayacak Ve umarsız güneşin ardından Günebakanlar dimdik duracak Bu devran dönecek elbet İlkbahar gelecek yüreklerimize Kırağı üşütmeyecek kayısı çiçeğini Akşam erken inmeyecek köylerimize Ve çocuklar Daha sıkı sokulacaklar Taşlı tozlu sokağın kucağına Elbet sarılacağız yeniden Yeniden kucaklayacağız bekleneni Sönecek bütün kuytuların çoban ateşi Gözü yolda ...

Devamını Oku »

Açlıklarımız ve Saplantılarımız Üzerine: Hungry Hearts | Duygu KAYA

Saverio Costanzo’nun son filmi olan “Hungry Hearts”, Türkçe’ye “Aç Kalpler” olarak çevriliyor, filmin adı izlemeye başlamadan önce bizde birçok düşünce uyandırıyor. Açlığın ne olduğu, açlık denilince neden yemekle bağ kurduğumuz ve bir kalbin nasıl aç olabileceği, en önemlisi de içinde bulunduğumuz parçalanmış ve yıkılmaya yüz tutmuş bu evrende açlığımızı ya da açlıklarımızı nasıl doyuracağımız. Film Jude ile Mina’nın bir Çin ...

Devamını Oku »

MEKTUP YA DA… | Jıyan BARAN

Sevgilim, sana bu mektubu üçüncü ve son kez geldiğim Van’dan yazıyorum. Bir yasın ve ihanetin ardından terk ettiğim şehrine, bu defa şen olmak için geliyorum. Nikah şahidi ya da mutlu olacak iki kişinin mutluluğunu onlarla taşımaya geliyorum. Derimin içinden ve üzerinden sıyrılan eşiklerden topallayarak geldim. Hâlâ yürüyor ve hâlâ kokuna benzeyen şehrinde seni arıyorum. Şunu bilmeni isterim ki yaşamım; beni ...

Devamını Oku »

Ardıl Görüntü: Tarih Enkazı Altında Bir Ressamın Hikayesi | Ayten KESER

“Sanatta ve aşkta sadece sahip olduklarınızı verebilirsiniz.” Wladyslaw Strzeminski Kuş cıvıltıları, açık ve temiz hava, yeşil bir çayır ve şövaleleri başında resim yapan öğrenciler. Filmin ilk sahnesindeki manzaranın kendisi de tıpkı bir tablo gibi. Varşovalı yeni öğrenci Hanna, elinde bir buket çiçekle ve çiçeği burnunda hevesi ve heyecanıyla Profesör Strzeminski’yi sorar ve tepede gördüğümüz Strzeminski, Hanna’nın şaşkın bakışları altında, değnekleriyle ...

Devamını Oku »

Zaman ve Sen | Kerem DOĞAN

Seni gördüğüm zaman, Cümlelerim kendiliğinden tamamlanır. Zihnimde, kalbimde, İçimde ve her yerimde, Adını bilmediğim, Kokusunu hissedemediğim Bir ‘aşkın kızıltısı’ yankılanır. Şimdi, Hangi sokak sana çıkar? Yolunu bilmediğim Ve sonuna kadar çekindiğim. Bakışları ile Ay’ı kıskandıran kadın, Sana hangi dize layıktır? Şimdi sana hangi şarkı yazılır? Elleri gökkuşağı kokan kadın, Senin dokunduğun her yer yanar. Alevler içinde kalmış, Affedilmeyi bekleyen bir ...

Devamını Oku »

Gerçekliğin Bozumu: Dogtooth (Köpek Dişi) | Duygu BİLGİN

(Yazının içeriği, filmle ilgili spoiler içermektedir.) Yorgos Lanthimos tarafından 2009 yılında hayata geçirilen “Köpek Dişi” (Dogtooth) filmi, beş kişilik bir ailenin yaşamını konu alıyor. Filmin ambiyansını, neler olduğunu ya da hissettirdiğini izlemeye ilk başladığınızda tanımlamakta zorlanıyorsunuz. En azından benim için öyle oldu. Rahatsız olduğum, gergin hissettiğim ve neden böyle hissediyorum diye sorduğum anlara şahit oldum. Bu anlar sonra yerini rahatlığa ...

Devamını Oku »

Tetikte Yaşamaya Dair Güçlü Bir Anlatı: In Danger and Deep Distress, The Middleway Spells Certain Death | Meltem ÖZKAN

In Danger and Deep Distress, the Middleway Spells Certain Death, MUBI Türkiye’nin bu sene hazırladığı 20 filmlik Locarno Film Festivali seçkisinde yer alıyor. Yönetmenliğini Edgar Reitz ve Yeni Alman Sineması’nın öncü isimlerinden Alexander Kluge’nin yaptığı film, dönemin Batı Almanya’sına -ve spesifik olarak Frankfurt’a- dair mekansal bir analiz sunarken iki farklı kadının bu şehirdeki yaşamlarına odaklanıyor: farklı erkeklerle ilişkilenmelerini hırsızlıkla sonlandıran ...

Devamını Oku »

Nefes | Zeynep YAZICI

Uzun zamandır yazıyorum, siliyorum, zihnimde kelimeleri toparlıyor, dağıtıyorum. İçimde dışımda dolandırıyorum. Boşluğa bırakıyorum, masanın üstüne diziyorum. Sürekli bir devinim halindeyiz yani. Birlikte nicedir ilginç serüvenlerin içinden geçerken ansızın bir kelime beliriveriyor içimde, ardından büyüyor, büyüyor, iyice yer ediyor, ta ki böyle birbiri ardına akıncaya değin. Bu sihirli kelime “pencere”. Hazırsanız çıkıyoruz bu tılsımlı ve meşakkatli yolculuğa. İki yıl evvel Farsça ...

Devamını Oku »

Irishman Iron Man’e Karşı | Kerem EROL

Merhaba sevgili sinemaseverler! 2020 şu ana kadar sizin için pek iyi bir yıl olmadı değil mi? Sinema salonları doğal olarak boş, iddialı gişe filmlerinin vizyon tarihleri bilinmeze ertelendi, festival gösterimleri çevrimiçi platformlara, dolayısıyla küçücük dizüstü ekranlarımıza veya televizyonlarımıza taşındı. Sinema endüstrisi çevrimiçi platformlara yönelmeye salgın belasından önce başlamıştı aslında. Coen Kardeşler’in The Ballad of Buster Scruggs vizyona girdikten bir hafta ...

Devamını Oku »

İnsan Değerlidir: MARMOULAK | Derya KURTULUŞ

“İnsan değerlidir, insan olduğu için.” İnanç birçok farklı şekilde yaşanabilir. Bir fikri, düşünceyi savunmak onu sahiplenmek de inançtır. Ancak inanç deyince aklımıza genelde dini anlamda inanmak gelir. Sizinle hakkında düşüncelerimi paylaşmak istediğim bu filmde temelde dini inanç üzerinden bir anlatım söz konusu olsa da iyiliği ve doğruluğu bulma yolunda bir inancı bize anlatmaktadır. Karşınızda Kamal Tabrizi’nin Marmoulak filminin kendimce yorumu. ...

Devamını Oku »

KİMSİN? | Tunahan ÇETİN

Ben bir lezbiyenim! Hem sever hem de gizlerim, yoktur benim yerim. Derinde değilim, karanlık bir örtüdedir bedenim. Aradığım dostluk, gördüğüm pusluk… Hayallerim koca bir boşluk. Gözlerim mavi, bedenim aydır; hem ben çirkinim, yoktur güzelliğim. Çünkü ben bir lezbiyenim! Ben bir geyim! Gözlerim kalem, çoraplarım gökkuşağı, ben rengarengim. Hep bir arcade, ne dost kaldı ne sırdaş, budur yaradılışım. Ben senim, sen ...

Devamını Oku »

Basit Sevmek Öyküsü | Melike UZANIR

Duygu birikimlerim kimi zaman –belki de her zaman- beni himayesi altına almaya çalışıp başarılı olmaya devam ederken, günün birinde benliğimin önüne koyduğum kapım çaldı. Umutsuz, bitkin, korkmuş ve her şeyden uzaklaşmış halim bir kenara çekilmeye karar verdi ve nedense ilk defa içimden engel olmak gelmedi. Sanki uzun zamandır bu anı bekliyormuşum da haberim yokmuşçasına kalktım ve o biçimsiz kapıya doğruldum. ...

Devamını Oku »

Tanecikler Eli | Ayşe TÜRK

Ben bu sokağı biliyorum, Çocukluğumun bir evresini inciten sokak bu değil. Bu karı, bu rüzgârı, bu sıvı kaymasını biliyorum. Dil kayması demişti bir yazar.* Dil nicedir yerini bulmuyor Dev’im. Bu kar, bu rüzgâr, bu camdaki sıvı kayması Gönüllerin gün eskitmesi gibi değil. Bu sokak lambası, köpek dişi, Kedi kesiği gibi yaralar, korkular getiriyor akla. Yorganı kuru bulmuş birini, yorganı ıslak ...

Devamını Oku »

Satre’nin Kum Saati | Derya BOZ

(I) Bir başlangıç cümlesi bulmamız lazım, Belki bir kelime. (?) – Abrakadabra! Yarısı kolaylandı çarçabuk. Görüyorsun ya Sevgilim, Olup olacağı dudaklarının arasından çıkacak bir kelimeye bakıyor. Gezegenler, galaksiler, rengârenk boyadığın karadelikler! Bin dereden fazlasının olduğu yeryüzünde -nedense renkliler solmuş, beyazlar sararmış ve insanlar kir pas içinde- Tek temennimiz Mars’ta su bulunması! Çocuğumuz olursa adını Nostradamus koyalım mı? Ummayalım, inanalım; belki ...

Devamını Oku »

Musa’nın Asası | Rumeysa AYDINER

Gece örtüyor üzerimi Ipıssız koyuluklar sarıyor bedeni Sensizlik kaplı yollarıma konmuş Islak meşaleler ışımamaya yüz tutuyor Koyu kestane ağaçları Bursa’da Adımlarıma eşlik ediyor Bir minare yükseliyor çarşıya doğru Tren biletleri yanmış Mutluluğun arkasından mendil sallıyoruz Ve ay tamamlıyor son parçayı Yeryüzünde parelenmiş insan suretleri Gömülüyor birer birer nefessiz anılara Uzaklar gittikçe uzuyor Ölüm bir arka kapıda Çaresizlik şimdi her hasta ...

Devamını Oku »

Sevgisizliğin Deliliğe Dönüşme Hikâyesi: Beş Sevim Apartmanı | Neslihan DEMİRHAN

Mine Söğüt’ün 2003 yılında yayımlanan ilk romanı olan Beş Sevim Apartmanı aslında daha uzun ve hakkında ipucu veren uzun bir başlığa sahip: Beş Sevim Apartmanı Rüya Tabirli Cinperi Yalanları. İsminden de tahmin edileceği üzere beş katlı Sevim Apartmanı’nda yaşayan kişilerin geçmişleri ve aynı apartmanın bodrum katında yaşayan Psikiyatr Doktor Samimi Bey’in günlükleri etrafında şekilleniyor roman. Her katında bir daire bulunan ...

Devamını Oku »

kılıç | Rênas ROZ

i. herkes kılıcıyla dağıttı kendilerine sevda ya da dava dedikleri şeyleri hangi kılıç keskin ki senin karşında lanet ediyorum yüzümüzü döndüğümüz bu kıbleye beni bir ok gibi bir hedefe attılar attılar ve her yanım sızlar bedenim kan içinde ok bendim, okçu onlar kanlar içinde kaldığım zaman anladım ki hedef de bendim ben kılıcımı kaldırmamıştım kimseye karşı peki beni kendini yaralayan ...

Devamını Oku »

Kendinde Varoluş | Seda BAŞTAŞ

Her şeyin üstünde bir güç gerektirir zihnin ve kalbin buluşması ki böylesine doluyken ikisi de… Anlamını yitiren şeyleri hissederken, hissettiklerimin bu denli mantıksız olmasını önce zevkle karşılamam sonra da bu çelişkide kaybolmam, kendimi bulmamın bir yolu mudur? Bilmiyorum. En çok kullandığım cümle oldu son zamanlarda: “Bilmiyorum.” Yerinde bir kaçış ifadesi aslında. Böyle söyleyince kimse üstüne gelemiyor. Evet desen ayrı hayır ...

Devamını Oku »

Kültür ve Kültürel Emperyalizm | Mustafa SÜZEN

Kültür, genel anlamda düşünüldüğünde bir toplumun yaşayış biçiminden düşünce yapısına kadar uzanan olgular bütününe denir. Toplumu toplum yapan yani bir arada tutan ve gelecekte var olma teminatı veren tek olgu kültürdür. Geçmiş dönemlere baktığımız zaman bir ulusun yok edilmesi asimilasyon, soykırım ve benzeri insanlık dışı uygulamalar ile gerçekleştirilirken; günümüze baktığımızda geri bırakılmış bölgelerde bu kavramlar halen geçerliliğini koruyor olsa da ...

Devamını Oku »

Aşk Kadını | Çiğdem Sude

Aşk ve kadın… Birbirine çok yakışan iki güzel kelime. Sürekli yolları kesişir. Sanki onları birbirine çeken görünmez bir ip vardır. İkisi de bu dünya için çok önemlidir. Kadın hayattır. Her şey onda başlar. Aşk ise hayata bağlar. İnsan âşık oldukça hayata daha güzel bakar. Bir de aşk kadınları vardır. Onlar için söylenecek çok şey vardır. Aşk histir, hissetmektir. Aşk kadınına ...

Devamını Oku »

meyus | Huri ATEŞ

Yıkık, virane, köhne bir yer. Zifiri karanlıkta ufak bir ışık vuruyor uzaktan, Yaklaştıkça sönmeye yüz tuttuğunu fark ediyorum. Uzaklaşsam yok oluşa gömüleceğim. Yakından baktığımda çaresizlik aslında, İkilemde kalıyorum. Kulağımda uğultular, Elimde umutlarım, Aklımda geçmişin ağırlığı… Zihnimi kontrol etmeye çabalıyorum. Kelimeler oturmuyor yerine, sesler iğreti duruyor cümlelerimde. Boğazım düğümlü, şimdi derman olmayan ayaklarım Koşar adımlarla uzaklaşıyor viraneden. Ben yerimde çakılı kalıyorum. ...

Devamını Oku »

Sevda Yüreklim | Taner ARSLAN

Bir gün akıp gideceğiz sevgili Sancılarımızı ardımızda bırakarak Bırakarak, hayatın hissiz, hileli olduğu bu hengameyi terk ederek Yeniden yeşertmek adına Giderek Heybemizde bin bir umut Bin bir düş, sevda ile Akıp gitmeliyiz sevgili Avuç avuç sözcüklere, yollara düşerek Hayata düşman olanlara zehir zıkkım olacağız önce Önce hesabını soracağız Önce Bizden aldıkları her canımız Gül fidanımız için Akıp gideceğiz işte Uykularına ...

Devamını Oku »

Bir Başıma | Nurdan ÖZYOLCU

Güneş’in en tepede olduğu saatlerde uyanıyorum en derin enkazlarımın birinden… Hâliyle terli, Yapış yapış bir haldeyim. Başımda bir ağrı, Hiç sormayın o anı. Saçlarım yüzüme yapışmış, Her bir teli ayrı karışmış. Sanki kafamın içinde bir orkestra, Verilecek konserleri var galiba. Düşünüyorum da ne oldu bana? Ah evet, birkaç buhranım var bu ara. Şöyle bir bakıyorum yaşantıma, Nerede yapmıştım ben hata? ...

Devamını Oku »

Manifesto | Fikret ÇELİK

Yok öyle alıp başını gitmeler, Rüzgâr bile asude duracak. Balıkçı gemileri, sallar, kayıklar En yakın sahil kasabalarından; Yolcu vapurları, yatlar, Adanın yandan çarklısı Oldukları yerlerden karaya vuracak. Gereği düşünüldü: Yarın Güneş; Nehirlere, göllere, denizlere, Uçsuz bucaksız okyanuslara; Umman’a, Atlas’a, Cebelitarık’a, Basra’ya; Akına, karasına, kızılına, Bütün su parçalarına doğacaktır! Fikret ÇELİK falasulu@gmail.com

Devamını Oku »

Wilde World | Mehmet Ali ÇEVİK

 “Demokrasi halkın, halk tarafından, halk için sopalanmasıdır.”                                                                                   Oscar Wilde Demokrasi Antik Yunan’da ortaya çıkan ve bizler tarafından yüceltilen yönetim şekillerindendir. Temelde insanın özgür iradesiyle yönetimi değiştirebileceğine inandıran bir icat da diyebiliriz demokrasi için. Atina’da ilk defa yapılan seçimlerde seçmenler, belli bir yaşı geçmiş, halkın elit tabakasında yaşayan erkeklerdi. Antik dönem demokrasisi işte. Gerçi modern diyebileceğimiz dünya düzeninde de demokrasinin ...

Devamını Oku »

Bir Halk Yaratmak | Ertan ERAT

Büyük kayalar düşürmelisin. Küçük bir taş Oynatamaz yerinden geleceği. Çekiç darbelerinden harflerle, Alnındaki terin kokusunda, “Yeter!” demelisin Etrafını örümcek ağı gibi kaplayan çaresizliğe. Bir fısıltıyla kulağına söylemelisin ağacın, Yalnızlığında ormanın sesini büyüttüğünü. Ellerinin nasırına utancını saklayan bir çocuğun İçinden geçen sonsuzluktan, geriye kalanlara bak! Paslı sesinde bir şarkının, söylediklerini anlatıyor. Yas zamanı değil, Zalimin okları bir bebeğin kalbinde ömür biçerken ...

Devamını Oku »

The Snow Woman/Kardan Kadın | Eda Sultan ERKARAMAN

She was a snow which fell in the depth winter They made a huge snow woman with that snow Her eyes were pairs of lancet Her soul was cold Her heart was a cotton And her lips were fireball The first light of the spring sun Touched her ice body And the coldest depth winter is gone And her eyes ...

Devamını Oku »

Masal | Seda BAŞTAŞ

bitmedi kelamım bu dünyaya. o yüzden, yaşayacağım daha! vazgeçtim göğü gözlerime indirmekten. bulutlar ağlarken güzel, ben gözyaşlarıyla ıslanırken… kötülük taht kurmasın diye yıldızların kalbinde her gece onlarla konuşacağım yine. göz kırparak randevulaşacağız Ay’la, bilecek yine geleceğim, penceremin gölgesindeki yalnızlar diyarına. bitmedi kelamım bu dünyaya. insanca yaşamak adına, yazacağım daha. gözlerindeki çapakları temizleyeceğim uyku mahmuru çocukların. uyanın, diyeceğim, uyanın! yitirmedik hayalleri, ...

Devamını Oku »

İbrenin Altı Buçuğu | Fırat ÇİÇEK

Ayak sarsıntısında yok olmak isterdim. Topuk kaygılarım Ve olgun çatlakları! Ezim ezim ezilirken üstümdeki bir yığın etim; Ağırlaşıyor, Çürüyen bir yaprak gibi dizlerim. Kırık omzumu kirleten; tenin sarsak çırpınışları, Dudak sesleri, ebabil kuşları ve kavak ağacı… Tam o vaktin karaltısında, Bir begonya çiçeğinin düşüne düşer yüzün. Ki ibreler hep eskiyi vurduğunda, Çığlığımdan arta kalandır bu sesler. Yüzümü yeryüzüne karşı perdeleyen ...

Devamını Oku »

Unutmanın Karanlık Yüzü | Yaren KARAFAKIOĞLU

Alzheimer; uçsuz bucaksız bir deniz, dipsiz bir kuyu… Yaşayan için kocaman bir sıfır belki de. Peki yanındakiler? Anne-babanız, anneanneniz, dedeniz veya bir komşunuzun, kısacası sizi her gün gören herhangi birinin, sizi bir daha tanımaması, belki eve giren bir hırsız sanması nasıl olurdu? Cevabını çok iyi biliyorum. Koca bir iç çektiriyor o his insana. Biraz başa dönelim ve alzheimerı anlamaya çalışalım. ...

Devamını Oku »

Nasıl Bir Okuma Planı Oluşturulmalı? | Neslihan DEMİRHAN

Okumak; kimilerinin sık uğrağı, kimilerinin zaman zaman yapabildiği, kimilerinin ise çok yapmak isteyip bir türlü vakit ayıramadığı aktivite. Peki, bazıları okumayı rutin haline getirebilmiş ve seri halde kitap okuyorken bazılarının hiç vakit bulamamasının sebebi nedir? Bu sorunun sonsuz cevabı -bahanesi- var bana kalırsa. Bu yazıda vakit ayırabilmek üzerine birkaç öneri sunup ardından okuma planı oluşturmaya yönelik alternatifler paylaşacağım. Bir rutin ...

Devamını Oku »

ey yehuda! | Rênas ROZ

avuç içlerime zehirler içirdim bugün parmak uçlarımdan fışkırdı zemzem benim de mucizem buydu seninki gibi inanmazsın tabii şahidim yoktu bu yüzden yıkandım o suyla yedi kere kendi etrafımda döndüm kutsadım kendimi kurban etmek için kendime yine beni seçtim kendi boğazıma dayamışken bıçağı gökten bir melek indi elleri dolu bana: “bunu kurban etmeni buyurdu tanrı” dedi ve gitti kaçarcasına gökten getirdiği ...

Devamını Oku »

Kayıp Çocuk | Barış YILMAZ

Gündüzün evlatlık çocuğuymuşum, Terk etmiş beni Ay. Feryatlarım kovalasın her birinizi, Küllerim sarsın yeryüzünün her zerresini. Derim kalbime dek yüzülsün, Kaldırımlara aksın renklerim. Denizlerin en derininden başlasın ağlamaya yunuslar, Ta ki yerini okyanuslara bırakana kadar. Sonbahar ilkbaharın yolunu gözlemeyi bıraksın, Gelmeyeceğim. Dicle, Fırat’ın boynundan çeksin ellerini, Tutmayacağım. Dağ taş üstüme dökülsün, yeşermeyi öğrendim. Sahranın kucağına atsınlar beni, kahve renginde yağmurlarım ...

Devamını Oku »

Şehrin Işıkları | Servet SES

Yıldızlar sönsün bugün, ay daha az parlasın, Ilık bir rüzgâr essin, getirsin güzel kokuları. Kimse uyumasın gecenin bir vakti. Açın, yansın şehrin ışıkları! Derdi olan kalem dökmesin içini kâğıda, Kapatmasın umuda dair kapıları. Aydınlığa hasret hayatlar için, Açın, açın da yansın şehrin ışıkları! Vurmasın gecenin hüznü aşıkların üstüne. Radyolar çalmasın ayrılığa ait şarkıları. Bir fısıltı ile söylensin ninemin masalları, Açılın, ...

Devamını Oku »

Yozlaşan Eğitim Anlayışı | Esra TOKGÖZ

Yaşadığımız bu karanlık çağın gölgesinde umut etmek zor bizler için. Çünkü “Bildiğini Bilen İnsan” Homo sapiens sapiens, ülkemizde ve dünyada yaşama, umuda ve güzelliklere dair her şeyden uzaklaşıyor. Kendini doğanın sahibi, gücün merkezi olarak görüyor. Böyle yaparak aslında sıradanlaşan insan, sahip olduğu yoz bilinç ve kavrayışla her geçen gün üretimin değil yok edişin parçası oluyor. Aynı sıralarda oturup, aynı eğitimden ...

Devamını Oku »

Kompleksite Bir Aşk Manifestosu | Sipan GÜLER

Savaşlardan sana sığınırım! Damarlarımı bir bir koparıp atıyorlar sunaklara. Saklambaç oynuyor köşe başlarında kuşlar. Kendimi döksem buraya, Bulacaklar beni! Sayacaklar her bir dizimi. Biliyorsun, Trenlerde sigara içilmez. En büyük tesellim bu oluyor. Çünkü rayları taşıyorsun sırtında. Birkaç sosyalist bunalımın eşiğindesin. Şeftalinin tüyleri kadar konuşulmadan üstelik. Ciğerlerimden kaçıyorum ben. Ne zaman sorsan çiçekli hikâyeler anlatıyorlar. Nefes alacak olsam, herkesler koşuyor dışarıya. ...

Devamını Oku »

Paslı Mıh: JESUS | Hacer AKTAŞ

 Prof. Dr. Nurettin Başyiğit’e ithafen… Bir istiridyenin içine Babasız doğdu Jesus. Her şeyi oldu bir kadın Ve her şeyi oldu bir kadının. Masumiyeti; Karnında kadının, anlamı hayatın. Susma orucu, sabrı, bekleyişi… Bir perdenin ardındaki yalnızlığı, Kelimeleri, sabırsızlığı, Dilsizliği Meryem’in… Doğdu. Daha bebek… Dili oldu Meryem’in. Sevgiyi anlattı insanlığa ve barışı. Sofra açtı evsizlere. Suyu oldu çölün ve susuzluğu… Şifası oldu ...

Devamını Oku »

otuz üç yaş | Seda BAŞTAŞ

tavafı yarım kalmış bir ibadetin taşlamasında öldüm ve bir ölünün kalem tutabileceğini ispatladım gece yarısını beş geçeydi zaman karanlığı örttüler üstüme kefen niyetine pek tabii ağlamadı kimse cenazemde gözyaşlarını sevmediğimi onlar da bilirdi onlar da bilirdi bir beyazda ölüp bir siyahta dirildiğimi ellerimi götürecekti cellatlar, zor direndim direncimin yazmak gibi bir naifliği var kırılınca kalemim pıhtılaşıyor sözcüklerimin damarlarında sözcüklerimi asacaklardı, ...

Devamını Oku »

Babasının Süsü | Mahsum ORTAÇ

Çok oldu oturalı burada Yanı başımda dumanı tüten kül tabağım Ve boş iskemlede sohbetlerim Kalemi kusarcasına yazmalarım Çok oldu üşüyeli burada Perçeminin altında söğüdün Ve balkonunda zihnimin Ciğerlerimi sökercesine bağırışlarım Hiçbir söğüt düşüremedi gölgesini alnına Hiçbir baba sevmedi süsünü Ve alnını süpüren perçemini Artık çok oldu seni düşünmelerim Söğüt misali perçemin kirpiklerine değse Konar mı geceyi aralayan güne kirpiklerinin aydınlığı ...

Devamını Oku »

Geçmişe ve Kendine Yolculuğun Mümkünlüğü Üzerine Bir Roman: Ölmeye Yatmak | Neslihan DEMİRHAN

“Kımıldamadan yatıyorum. Hücrelerimin direnmekten cayıp ölüme geçmesini bekliyorum.” Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu tarafından 1973 yılında yazılmış roman türünde bir eserdir. Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı olan Ölmeye Yatmak’ı, 1979 yılında yayınlanan Bir Düğün Gecesi ve 1991 yılında yayınlanan Hayır romanları takip etmiştir. Ölmeye Yatmak, kendisini ve hayatını sorgulayan Profesör Aysel’in ölmek için bir otel odasına yatmaya gitmesiyle başlar. Otel odasında ...

Devamını Oku »

Yüzleşme | Melihat ÖZDOĞAN AĞGÜL

Yıllardan beri yapmak isteyip de yapamadığım bir şey vardı. Mayıs ayında Ankara’ya eğitim amaçlı üç günlük seyahate gittiğimde. İşte bunu yapmanın tam zamanı. İzmir’den Ankara’ya rötarlı uçtuk, bu engel olamaz dedim, eşyalarımı otel odasına fırlattığım gibi otogara koştum. Akşam olmak üzere, Konya Kulu’ya otobüsler iki saat sonra kalkacak ve bunun için çok geçti. Yine de yılmadan araştırmaya devam ettim. Eski ...

Devamını Oku »

Adile | Salih GÖZEK

üzgün bir duruşun vardı Adile balkonundan bakarken ben yazdığım şiirleri düşünürdüm ağlar mıydın yüzüne bakmadan geçip giderken yıllar sonra aklıma düştün de nasıl kopmuştum o şehirden sen geçişlerimi gözlerken sana tutunamazdım içimdeki başka evrenler özlemi varken aşka hiç çalışmazdı aklım esmerdin göğe bakardın / bir de gidişlerime benim aklımda başka şehirler sana ümit de veremezdim / yazık ki… başka sokak ...

Devamını Oku »

Bilesin | Ali GÜLTEPE

Şimdi karış karış ellerimle ölçüyorum Odanın her bir yanını. Yalnızlığın son sefasındayım sanırım, Hatta delirmenin son sayfası. Dört duvar yerli yerinde bir mahzen, Işığın kustuğu yarım yamalak gölgede Her şey ezberimdeki gibi. Değişmeyen tek şey; Ayyaş seslerden oluşan bir dize. Dizeleri tek tek akıtıyorum içime. Sonra boş kadehi gözyaşlarımla dolduruyorum. Yalnızlığıma içiyorum bu gece, Bedenimin her yanını dört bucak saran ...

Devamını Oku »

Yas Bandı | Fırat ÇİÇEK

Artık eskiciler de gezmiyor. Henüz baharında tükettik, Tüketeceğimiz ne varsa. Tüm yaprakları takıp peşine öylece; Sessiz ve renksiz. İnancını yitirmiş ciğerlerimle, Öksürsem öleceğim sanki. Ansızın cehennem Kendi yolunu bununla döşüyor. Yırtılan beyin kaslarımla, Sağ gözüme sıcak bir ağrı düşüyor. Boş bir sandalyede bekleyen bir ceketin Sesi değmedikçe sesine, Bu koca bir yalnızlık değil midir? Yüreğim kulağımda Ve bir umut arıyorum ...

Devamını Oku »

Dijimin/Düşman | Sipan GÜLER

Tu, dijimina herî bêtirîya mini delal! Digel tu dizanî bû; tiştek ez hez dikim ji min dikûje Lê dîsa jî li xwe pê dan hez kirin. Tu têket êrda xwina min, wek beyanîya xerib hişk kir çanda zimanê min. Wek vîrûsek cangir, Wek mirina giranî! Tu, dijimina herî bêtirîya mini delal! Tu têket dîzîya çep, li nav singê min, Wek ...

Devamını Oku »

Aklın Coğrafi Serüveni | Kâmuran TÜRKAN

İnsan IQ’sunun farklı coğrafyalarda değişkenlik göstermesinin sebepleri neler olabilir? Çağımız, insanları gerçekten de bir kapana mı alıyor, yoksa insan zekâsına istediği şekli verip bir kişilik oluşturma yolunda önlerine inorganik engeller mi koyuyor? Sanırım birçoğumuzun aklına takılan sorular bunlar. İnsan IQ’sunun 1970’lerden günümüze gittikçe azaldığını söyleyen araştırmalar var. Bu konuyu sahiden düşünmeye başladım, hemen hemen her gün ağzımızdan düşmeyen “insanlığın durmadan ...

Devamını Oku »

Düş Kapanı | Mehmet İlker PİLAVCI

Düşümde gördüm seni Beyaz bir güvercin süzülürken Yağmurlu bir akşam ortasında Açıyor iki yana kanadını Belki sevdaya Belki uzaklara Açılırken gözlerim uyku mahmurluğuyla Rüzgâr ıslık çalıyor uyanışıma Yağmur tıklatıyor penceremin camını Ayın ışığı silerken odamın duvarlarını Ve sen Kaplarken yüreğimi korkuyla Düşümde gördüm seni Gerçekten tersi mi çıkar Düşünde gördüğünün Solmuş çiçeklerin arasından Bir papatya büyüse balkonumda Söyler mi bana ...

Devamını Oku »

SAKLI | Esra TOKGÖZ

Kasıp kavuran saydamlık için mi Bu kendini hiçleştirmeler, Işığın usulca uzaklaşması geceden, Kayboluşların çığlıklı akıbeti? Neyi, kimi arıyorsun dünyanın karmaşasında? Bulduğunu sandığın inandıklarınsa, İnandıkların buluşur mu sonsuzlukla? Uzansan kelimelere, Varabilir misin en derine? Kimsin sen yabancı, Duvarların ötesinde? Saklanıp seyre daldığın köşelerinde Ötelenmiş hisler, Sahiplenilmemiş sevgilerin ücrasında Karışır yitip giden seslere. Toy bakan buğdayların sessizliğinde Derinliğin unutulmuşluğu, Bir küçük kuş ...

Devamını Oku »

Karahindiba | Barış YILMAZ

Doğumumda başladı sancılarım, Ta en derinden çözüldü dizlerim, ayrıldım cennetten. Elmayı dahi tanımıyorum, kovuldum renklerin en gözdesinden, beyazdan. Ciğerlerimi yakan, bedenime ateş açmaya başlayan dünya; Sömürülmeye değer bedenim… Alıştığım tek bir koku vardı, nefes diye ak süt Alındı kara gecelerde, boğazımdan. Çözülen dizlerim ayaklanmaya ant içti, Taş duvarlara tırmandı, düştü. Ana demek isterken feryat çıktı dilimden, “Konuşmayı sevmiyorum” hikayemin başlangıcı. ...

Devamını Oku »

Türkan ile Sadri Mevzusu | Eda Sultan ERKARAMAN

Belki de Türkanlar, Sadrilere alışıktı… Belki de Türkanlar, Sadrilere âşıktı… Yeşilçam’dan bu yana, Sadriler, Türkanlara Kül olur, kul olur; yâr olmazdı. Dünya, o zamandan beri acımasızdı… Erkekler, Türkanları görünce Adam oldum sanırdı Ama adamlar, Tutuşup yanardı… Belki de gelmiş geçmiş En güzel adamdı. Ne güzel adamdı; Türkan’ı, sultanlar gibi seven, Gözlerine bakınca bebeklerinde eriyen, Kirpiklerinde kendine eziyet eden… Buharlaşırdı Sadri’nin ...

Devamını Oku »

Denizin Çağrısı: Aganta Burina Burinata! | Neslihan DEMİRHAN

“Ben söylerim, sen dinlersin Birden filizlenir düşünceler Silinir dünya, açılır kapılar sonsuzluğa Aganta Burina Burinata”* Yaşar Kemal’in “Bizden Nobel’e aday düşününce aklıma ilk o geliyor.” dediği, Nazım Hikmet’in “Cevat Şakir hepimizden büyük şair.” diyerek bahsettiği Halikarnas Balıkçısı’nın 1946 yılında yazmış olduğu ilk romandan bahsedeceğim bu yazıda. Aganta Burina Burinata, gemi derin sulara yelken açmadan hemen önce verilen son komut. Bir ...

Devamını Oku »

ÇİLE | Seda BAŞTAŞ

geçmişimin söküklerinden bir çile yapıp hayata verdim, ömrümü yeniden örsün diye kaç çile ederdi bir ters bir düz hatıralarım bunu hiç hesaplayamadım bir kaçışın ardından gelin bohçamda öksüz kalan porselen tabak gibiydim durdukça eskiyordu ruhum kırkbeşlik plaktan Zeki Müren dinlerken modası geçmeyen sevgiler düşledim “ah bu şarkıların gözü kör olsun” diyordu tam o sırada karanlık bir şiir, şaşı bir ezgiyle ...

Devamını Oku »

Yokluğunun Gölgesinde | Yusuf GÜLER

Yokluğunda demlenmeyi öğreniyorum, Acemi gelin çayı gibi, Her seferinde ağır gelerek. Gölgesine sığındığım, Zamanın ardında ilerledikçe Tavşan kanı kesiliyorum. Acemi cesareti sarıyor beni, Sonumun ne olacağını unutuyorum. Kendimi kanıtlamaya kalkışarak bir çilingir sofrasına kuruluyorum. Kötü anıların tebessümü, Güzel anıların özlemine karışıp beyazlaşan rakı ardından yudumlanıyorum. Ama istek ve cesaret anlaşmaz oluyor. Birini hep bir adım önde, Diğerini hep bir adım ...

Devamını Oku »

Saye-i Güzeşte (Geçmişin Gölgesinde) | Fırat ÇİÇEK

Ağır bir ağrı gibi mevsim. Sen ey karanlık! Son yaprağı ölümse papatyanın, Biraz sarısını konuşalım. Sarısını ömrümüzün, Hem de ta orta yerinden. Rengini gökyüzünün griliğine, Denizin kor mavisine yaklaştırıp Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr, Işıksız ruhumu sallar da durur.* Tıpkı yüreğimin zihnime kaptırdığı pembe hisler gibi. Gövdemden halince derimi atan, Döşümü kanatan bir kalbim var. Şimdi ise göğsümde bir güvercin ...

Devamını Oku »

GÜNCE | Ersin KURT

Karanlık geceme süzülen Bembeyaz bir ışık hüzmesi gözlerin, Kara sularıma sızıyorsun topluma inat. Kabuğunu kıramazsın ama Bir gelsen göreceksin. Buralarda kıymetim bilinmiyor, Çalışıyorum ve şiir yazıyorum yalnızca; Hepsi bu! Evin ortanca çocuğu, Son sürat mayısı kovalama telaşında. Oralarda da muzur mu nisan? İnsan aklına geldikçe özlemiyor. Sevmeye görsün, Aklından hiç çıkmıyor bir güzel bakış… Buralarda hepimiz yazı karşılama telaşına düştük. ...

Devamını Oku »

Karanlığın Getirdiği Korku: REC | Utku KADIZ

Filmimiz “REC”, İspanya’da bir televizyon programı muhabiri Angela Vidal’in kameraman arkadaşı ile itfaiye merkezine konuk olması ve orada bir geceyi kayda almasıyla başlar. Muhabirimiz ve kameraman arkadaşımız bu süreç içerisinde itfaiyeciler ile röportaj yapar, binadaki bazı yerleri tanıtır ve çalışan kişilerin eğlencelerine dahil olur. Gecenin devamında ise merkeze bir ihbar gelir ve hep beraber ihbarın verildiği apartmana doğru giderler. Apartmanda ...

Devamını Oku »

Bugün ve Yarın: Uyku Hali | Ufuk KADIZ

10 Ekim 2016. İlk yazım. Kafamdan öyle düşünceler geçiyor ki… Söylemek isteyip de yutkunduğum, yazarak rahatlayacağıma inandığım sonsuz kelime küme halinde dönüyor etrafımda. Ne yazarsam mutlu ederim sizi? Ne yazarsam güzel vedalaşırız? Ne yazarsam içiniz rahat, kafanızda soru kalmadan geçip gidersiniz sayfamdan? Bu cümleleri karanlık saatlerde döküyorum, yazmaya en elverişli olanlarından. Gündüzleri gezer, tozar, günlük işlerimizi halleder; geceleri düşünülmeye fırsat ...

Devamını Oku »

Engelliler Haftası Özel: Emrah Elban Röportajı | Aycan SERCAN

“ENGEL, İNSANIN İÇ DÜNYASINDADIR.” Emrah Elban, sanattan spora, iş dünyasından aile yaşamına kadar pek çok alanda yer alan engelli bir birey. Bağcılar Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na antrenörlük yapan Emrah Elban ile toplumsal yaşamda engelli bir birey olmak üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Hadi gelin, “Engel insansın iç dünyasındadır. O engeli aştıktan sonra kişi istediği her şeyi başarabilir.” diyen Emrah Elban’ın ...

Devamını Oku »

Göçebe Mutluluk | Çiğdem SUDE

Emir, gözlerini açınca tavanda asılı duran lambayı gördü. Birkaç dakika ona bakarak ayılmaya çalıştıktan sonra yataktan kalktı. Günlük rutinini yerine getirmek için mutfağa gitti. Mutfakta kendisine bir tost yaptıktan sonra alelacele evden çıktı. Emirle birlikte gitmek zorunda olan biri vardı. Çünkü o emire sadıktı. Ama onu gören yoktu. Yolda tostunu yedi. Arabanın camından şehrin her yerini istila eden o gökdelenleri ...

Devamını Oku »

Caz Müzisyeni Kağan Yıldız’la Çok Özel Röportaj | Aycan SERCAN

“Caz, bizim kültürümüze yabancı bir müzik olmasına rağmen bazı özellikleri ile müziğimize oldukça yakındır.”  Dünyaca ünlü caz festivallerinde sahne almış olan caz müzisyeni Kağan Yıldız ile caza dair merak edilenler üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Merhaba, ilk olarak klasik sorumla başlamak istiyorum. Kağan Yıldız yaşamında nasıl bir yol almış? İlkokuldan sonra konservatuvara girmem yolun başlangıcıydı diyebiliriz ve bu başlangıç, müzik ...

Devamını Oku »

ÇOCUK | Taner ARSLAN

Çocuktun, büyüdün. Hiç büyümedi içindeki çocuk… Herkesi, her şeyi; dağları, taşları, yıldızları sığdırdın içine. Sevmeleri, Özlemleri, hasreti, acıyı sevdin. Bir kendi içine sığmadın, bir ruhuna… Kendine yetemedin çocuk. Hayata sorular sorup cevap bekleyensin hâlâ. Tutuşturmuş geceleri gidensin hâlâ. Özleyensin, Bekleyensin, Koşansın hâlâ… Dağları, dağları sevensin hala! Sen hiç büyüme çocuk! Sen, hayallerini ve dizlerindeki yaralarını sevensin. Sevgiden başka neyin var ...

Devamını Oku »

SEL | Rênas ROZ

“Sen; kötü biten kısa bir öyküsün..” Bütün öyküler ağır… Hatta yalan, yalan kadar ağır… Oysa daha karanlıktaydı, gece gibi… Yeni yeni aydınlığı tanımaya başlamıştı gözleri. Beklediği gün ne zaman gelecek diye sorardı güneşe. Karanlığın içinde, nasıl da konuşabiliyordu sıcak sarı, bu çelişkiye kendisi bile şaşıyordu. Ama güneşte çelişkiyi seviyordu onun gibi işte. Yüzünü bir yere dönmeye korkuyordu hep. Çünkü yüzünü ...

Devamını Oku »

Sıradan Bir Gün – Kısa Film

Sıradan bir gün… Bir babanın Covid-19 salgınında yaşadığı bir günden birkaç dakikalık kesit izleyeceksiniz. Bir yandan yerine getirilmesi gereken sorumlulukların varlığı, bir yandan sosyal alanın kısıtlılığı seyirciyle ortaklık yaratacak bir paydada buluşuyor. Sinopsis: Bir baba, camdan dışarı bakar ve sonra ev için yapması gereken bir görevi olduğunu hatırlar. Bozuk paralarını sayıp ellerini yıkar, maskesini takar. Dışarıya çıkmaya hazırdır.  Sırada bir ...

Devamını Oku »

Geç Kalınmışlık Vesvesesi | Bengisu ÖZKES

göğümde kuş uçmaz, uçtuğunda yoktum gönlümdeki garabet gözlerime mani oldu halbuki esti geçti devran boyu, dediler epey de süzüldü sendeki gafil heyecanla gündüzün telaşı, gecenin vurdumduymazlığıyla göğümde kuş uçmuş, sesini bile duymadım düşünceler derya derinlerime duvarlar ördü halbuki kayıtsız bekleyenin vardı, dediler kalabalık seni yuttu, cıvıltıyı sağır duydu malum heves de uykusunda kedere boğuldu göğümde kuş uçarsa tüyü havada salınsın ...

Devamını Oku »

Mnemosyne Affetsin | Derya BOZ

Durup durup konuşuyorum kapı koluyla. Kapı kolu kör, ben dilsiz. Açmazlar… Kilitler bilincini kaybetmiş. Anlayacağın sonsuz bir boşluk, Anlayacağın yersiz yurtsuz, Anlayacağın o ki sevgilim, Cesaret kan yoluyla bulaşmıyordu. Ve biz toplumda bir belirsizliğe baş koymuş deliler olarak fişleneli çok olmuştu. Şimdi bu söylediklerimi unut. Belki uyanınca tanımazsın beni. Bütün o masallarda, hikâyelerde, şiirlerde gözle görülmeyen birileri var. Yazdığın tüm ...

Devamını Oku »

Ağaç Kokusunda Uğultu | Ayşe TÜRK

Bahçeler kurusa da kurutulsa da çimenlikler, Son kuruluktan çiçeklenecek çimenler. Biliyorum mesafelerin uzaması, Çimenliklerin kurumuş haline benzeyecek. Her adımda, her bakışta Görmediğim yüzünün can kaymasına neden olan dokunuşunu kovalıyorum. Görebilecek bir sihir var aramızda. Durmadan düş ile kovalamam bundan. Çünkü son kuruluk her daim özlemin son damlasına benzer. Bitmiştir o kuruluk canı. Düşleri açar, düşler içinde yüzünü kovalarım. Nefes nefese ...

Devamını Oku »

Korona Günlerinde Veba’yı Yeniden Düşünmek | Serap TUNÇ

Veba, bilinmeyen bir zamanda -çünkü anlatılan olay net bir tarih olmamakla beraber 194…’lı yıllarda- Cezayir’de Oran kentinde gerçekleşen bir salgını, vebayı anlatır. Ancak şurası çok önemli bir noktadır: Bu kitap her ne kadar bir şehrin başına gelen ölümcül veba felaketini anlatsa da aslında buradaki önemli konu, insan varoluşunun sınırlarını anlamak ve kabul etmektir. İşte bu bize özellikle ölümle karşı karşıya ...

Devamını Oku »

Uçur Ruhunu Maviye | Barış YILMAZ

Çek ellerini gözlerinden. İnanmak zorundasın artık Başka bir dünya yok. Çık kabuğundan. Alışmayı çoktan geçtin. Sessizleşince uçmaktan vazgeçiyor mu kuşlar? Sönüyor mu yanan ateş? Susuyor mu kafandaki sergüzeşt? Baksana usanmıyor doğmaktan Güneş, Vazgeçmiyor gelmekten Ay, Papatya bile direniyor, tek tek canından verdiği halde yapraklarını. Ocak ayı gözlüyor yolunu aralığın, Aralık ise kasımın, Yoldaş yolunun, Hasret gözlerinin. Gölgen hep elinden tutmuş ...

Devamını Oku »

Kızıl Gece | Fırat ÇİÇEK

Ji bo bîranîna Hêlîn Bolek (Helin Bölek anısına) Aynı daldaydık, gayrı düştük. Hiç ayrı düşmedik Ama beni de unutmasınlar. Aramızda yüzyıllık, köhne bir şehir. İnsan kurtçukları ise kaygısızca gülüyor. Alacakaranlıksa yüz milyon yıldır uzakta şimdi… Sol kasığımdan vurdular. Bırak gülsünler, kendilerine boyun eğemediklerim. Bin kıvılcım düşer önce, Büyür yavaş yavaş. Olmasın hiç, Baş koyup da kendilerine baş verdiklerin. Son istasyonun ...

Devamını Oku »

Göçemem Kuşları | Kerim KARAYEL

göçemem kuşu ihtiyarlar ailemizin ki bu dubasıdır rıhtımda geminin koşarak gelmek için uçarak varılan o uzak asya’da, at sürerek mezarlık çiçekleri koparmaya gelmek gelmez sanırdım aklın ucuna göçemem kuşu, vakit tamam demiş bu ben bir soyum devamıyım demek veya soyum devam demek çocuklara ölmek, kalanlar içinmiş başucuna bir ağaç diktim hatırlar göçebe kuşlar Kerim KARAYEL kerim.karayel@gmail.com

Devamını Oku »

Modern Dünyanın Kent Ozanı: Canozan – Röportaj | Sevginur DİKİN

Canozan: “Müziğimi bir kategoriye sokamıyorum, istesem de bu olmuyor” “Ah sor bana nerdeyim, olmayan bi yerdeyim, üstüme gelmeyin, şu an delirmek üzereyim” sözleri ile yaşadığımız dünya düzenine atıfta bulunan ve kendisini 90’larda post-modernizme tepki olarak doğan bir birey olarak tanımlayan, modern dünyanın kent ozanı Canozan’ın yeni tekli çalışması “Paranoyak”a ait.  “Sar Bu Şehri”, “Mutlu Olmak Zordur Derler”, “Toprak Yağmura”, “Öyle ...

Devamını Oku »

Kürt Müziğine Yeni Görünüm: Diljen Ronî Röportajı | Aycan SERCAN

”Doyamadığımız her şey kişiliğimizin ve işimizin bir parçası haline gelir.” Diljen Ronî, Kürt müziğine modern görünüm getiren müzisyenlerden biri. Albümlerinde farklı tarzlara yer veren sanatçı ile müzik tarzları üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.   Bir söyleşinizde, “İnsana dair her şey Diljen Ronî’nin yansımasıdır.” diyorsunuz, Diljen Ronî yaşamında ve müziğinde nasıl bir yol almış? Diljen Ronî, Kürt coğrafyasında dayatılan yaşamın içinde ...

Devamını Oku »

GÜMÜŞSERVİ | Yusuf GÜLER

Seni sevmeyi yokluğunda buldum, Tüm gerçekliğini, dizelerime yansıtırken. Çünkü dizelerim gözlerimin içidir, Ayın su üstüne vurması gibi. Ve sen, Dizelerimin gümüşservisi! Her dizelerime yansıyışında… Gözlerin diyorum, Elmacık kemikleri içinde Aktif yanardağları andırıyor. O gözlere dalanı, Dumanı ile zehirlemeye başlıyor, Geri çekilmek için geç oluyor artık. Püsküren lavlara doğru yavaşça çekiliyorsun. Kalp ise, kurtulma çabası içinde Hızlı hızlı çarpıyor. Kaşların diyorum ...

Devamını Oku »

Tiyatro İzlenimleri: Yangınlar | Tibet TEBÜKTEKİN

Batılı olmayan ülkelerin tiyatro oyunlarını hiç izlemişliğim yok sanırım. Edinburg Festivali’ne gitmek lazım aslında. Orası pek cümbüşlüymüş. Ama satın alma gücü paritem yetmez, 1 queen kim bilir kaç lira, İBB sen çok yaşa. Neyse. Yangınlar bir Lübnan oyunu ve dozajı yüksek arabesk içeriyor. Normalde Araplar Türkler kadar arabesk değillerdir diye düşünürdüm ama öyle değilmiş. Oyun boyunca sergilenen vıcık vıcık drama, ...

Devamını Oku »

Yarın Yokmuş Gibi: Batu Akdeniz ile Röportaj | Sevginur DİKİN

Batu Akdeniz: “Her dönem kendi trend müziğini yaratır.”  “Herhangi bir listeyle, trenddeki müziklerle ilgilenmiyorum. Her dönem kendi trend müziğini yaratır. 5 yıl sonra rock’n roll tekrar liste başı da olabilir. Ben bununla gerçekten ilgilenmiyorum çünkü yaparken kendimi ait hissettiğim, bulduğum müzik bu ve bu değişmeyecek.” cümlesi 3 Nisan tarihinde Akustik EP çalışması Yarın Yokmuş Gibi’yi dinleyicileri ile paylaşan Batu Akdeniz’e ...

Devamını Oku »

Gezgin-Yazar Armağan Portakal ile Röportaj | Aycan SERCAN

Ne kadar çalışırsanız çalışın günün sonunda yaptığınız iş, bir firmanın klasöründe rafa kalkar. Armağan Portakal, topraktan beslenen bir çiftçi. Yol arkadaşı Banu Özkan Tuzluyurt ile Anadolu’yu karış karış gezen bir gezgin. Aynı zamanda Pencere ve Tesadüf kitaplarının yazarı. Son kitabı “Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık” ise naif bir protestonun çığlığı niteliğinde… Şimdi Armağan Portakal’ı biraz daha yakından tanıyalım.   1- ...

Devamını Oku »

İnsanlık Yolu | Barış YILMAZ

Yolunun başındayım insanlığın. Yürümeye başladım, Yamacımda melekler… Gözlerimin çölü kupkuru, Dimdik yürüyorum yaşam umarcasına. Yolunun ortasındayım insanlığın. Karnımda hafif kelebekler uçuşuyor, Kötü huylu bir sancı gibi… Uzaklarda yerde yatan kalpler var üstelik. Yolunun ortasını geçtim insanlığın. Melekler uzaklaşıyor benden… Hafif bir yorgunluk hayal kırıklıklarından, Gözlerimin çölü yeşillenmeye başladı. Yolunun sonuna doğru insanlığın. Yürümeye devam ediyorum, Yamacımda siyah maskeli, taştan kalpli ...

Devamını Oku »

Tiyatro İzlenimleri: Amanvermez Avni | Tibet TEBÜKTEKİN

Rus oyunları, Shakespeare trajedileri, güncel sorunlara dair mizansenler, komediler ya da deneysel oyunlar… Peki hiç Türk polisiye piyesi izlediniz mi? Ebusüreyya Sami’nin 1913-1914’te yazdığı 10 hikayelik polisiye dizisinden birini sahnelemişler. Osmanlı’nın Sherlock Holmes’u diye bellenmiş Amanvermez Avni. Yardımcısı Arif Efendi ise Watson misali. Avni’nin müstakbel muadillerinden farkı kılıktan kılığa girebilmesi, tuzağa düşürülebilmesi ve başına kazalar gelebilmesi. Konu: Konakta yaşayan zengin ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up