Anasayfa » DENEME » Wilde World | Mehmet Ali ÇEVİK

Wilde World | Mehmet Ali ÇEVİK

 “Demokrasi halkın, halk tarafından, halk için sopalanmasıdır.”

                                                                                  Oscar Wilde

Demokrasi Antik Yunan’da ortaya çıkan ve bizler tarafından yüceltilen yönetim şekillerindendir. Temelde insanın özgür iradesiyle yönetimi değiştirebileceğine inandıran bir icat da diyebiliriz demokrasi için. Atina’da ilk defa yapılan seçimlerde seçmenler, belli bir yaşı geçmiş, halkın elit tabakasında yaşayan erkeklerdi. Antik dönem demokrasisi işte. Gerçi modern diyebileceğimiz dünya düzeninde de demokrasinin işleyişi pek de iyi sayılmaz. Antikite ve modernite aslında birbirinden sandığımızdan pek de uzak iki kelime değil.

Demokrasi gücünü halktan alan bir yönetim şekli diye bize anlatılmıştır. Fakat bu efsanevi anlatımda şöyle eksik bir taraf var, doğru bir şekilde eğitilmiş bir toplumda demokrasi gücünü halktaki belli kitlelerden alır. Şu ya da bu şekilde demokrasiyle yönetildiği bilinen çoğu devlet bu yüzden demokrasiyi efektif bir biçimde uygulamıyor. Özünde demokrasilerde halk kendi istediği kişilerin kendilerini yönettiğini varsayar, pek çok modern çağ güzellemesi gibi bu böyle değildir. Çünkü halk kendine farklı bir yönetici sınıf oluşturur farkında olmadan, bunları da yeni bir iş koluymuş gibi adlandırır: politikacılar. Politikacılar, halka zamanın ruhuna ne uygunsa veya medya propagandaları ona neyi dayatıyorsa onu düşündürmeye çalışır. Muhafazakâr, konservatif, sosyalist, faşist. Halk o an hangi nasıl bir paradigmanın etkisindeyse, ailesi kime oy veriyorsa ya da kanaat önderi kime “oy at” diyorsa ona oy atar. İşte demokrasinin doğru işlememe sebebi tam da budur. Halkın hatası hayatlarının belki de önemli hususlarından birinde bile özgür bir karar vermekten korkmalarıdır.

Halklar tarih boyunca her zaman algı yönetimlerine maruz kalmışlardır, eğer ki halkın kendi fikirlerinin oluşmasına dahi izin veremiyorsak demokrasilerin güvenilirliğinden bahsedebilir miyiz? Bu sorunun cevabı ne yazık ki hayır. Bireyler oy verecekleri insana özgür iradeleriyle oy verdiklerini düşünürler, fakat hiçbir birey tam anlamıyla özgür sayılmaz. Bireylerin tam anlamıyla özgür olabilmesi için toplumların ve halkların özgür olması gerekmektedir. Özgürlük bireyin fikirlerinin topluma karşı bağımsızlığıdır. Birey seçimini yaparken ya toplumdan ya bir kişiden ya da algı manipülasyonunda bulunan medyadan etkilenir. Bu etkinin sıfıra inmesi neredeyse imkansızdır, çünkü hiçbir insan izole bir hayatta yaşayamaz. Peki insan demokrasiyi nasıl kullanmalıdır? Öncelikle demokrasinin mitolojik bir şekilde berraklaştırma yalanlarına inanmamakla işe başlamalıdır. Bireye demokrasilerde hiç kimse yüzde yüz doğruyu vermez. Eğer birey doğruyu ararsa kendini uçsuz bucaksız bir karanlık içinde bulur. Halklar, ahlaki ve beşerî açıdan iyiyi seçmeye çalışmalıdır, eğer bunu yapmazsa tarih boyunca karşımızda olan eziyet, işkence, soykırım, vahşet olayları sürmeye devam eder. Ve bunu siz bilmeseniz bile sizin yaptığınız söylenir. Çünkü o insanları desteklediğiniz an, tarih karşısında siz de onlar kadar suçlusunuzdur. Asıl suçlular cezalarını çekmezler, çünkü kalabalıklarla beraber işlenen bir suç suç olmaktan çıkar. Halk kasten olmasa da acı çekmeye can atar bir vaziyette celladının yanında ona hayran bir biçimde bakarak gezer. Bu gezintinin varacağı yer her zaman baştaki vadedilen topraklardan daha çoraktır.

Mehmet Ali ÇEVİK

mehmet2ali@outlook.com

Bir yorum

  1. Anlatımına sağlık güzel yalın bir açıklama olmuş metnin. Kalemine sağlık 👏👏👏

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Scroll UpScroll Up